Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
27 Aralık, 2023 17:58 tarihinde yayınlandı
0

Karabük’te yüksek binalar için yangın ve tahliye tatbikatı

Karabük’te yüksek binalardaki yangın ve tahliye eğitimi amacıyla 16 katlı sitede tatbikat gerçekleştirildi.
Karabük Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekipleri Ergenekon Mahallesi’ndeki bulunan 16 katlı binalardan oluşan Kule Park’ta yapılan tatbikatta, itfaiye ekipleri yangında mahsur kalma ihbarı üzerine harekete geçti.
Senaryo gereği sitenin 5. katında bir dairede bulunan ve yangında mahsur kalmış bir vatandaşı kurtarmak için operasyon başlatan ekipler, itfaiye merdiveni yardımıyla balkona çıkan bir kişiyi tahliye etti.
Tahliye tatbikatının ardından bina girişinde toplanan site görevlilerine ve anaokulu öğrencilerine Karabük Belediyesi İtfaiye Müdürü Koray Korkut tarafından bilgi aktarıldı.
Yangın söndürme tatbikatı ise site bahçesinde çıkan yangının söndürülmesi ve alevlere ilk müdahalenin uygulamalı olarak gösterilmesi ile gerçekleşti.
Karabük Belediyesi İtfaiye Müdürü Koray Korkut, her türlü yangında ilk müdahalenin en önemli şey olduğunu belirterek, “Bu sitenin yangın söndürme sistemindeki suyu kontrol ettik. Sitenin personellerini olabilecek bir yangına ilk müdahaleyi nasıl yapacaklarına dair bilgilendirdik. Bizim için ilk müdahaleyi yapabilmek çok önemli. Bütün yangınlar ilk başladığında küçük bir kıvılcımdır. Bu kıvılcıma erken müdahale edilmezse çok büyük felaketlere dönüşebiliyor” ifadelerini kullandı.
Site yöneticisi Cüneyt Arslan da site personeline bilinçlendirme yaptıkları için itfaiye ekiplerine teşekkürlerini iletti. (İHA)

 

AW107609 01 jpg

AW107609 04 scaled

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin