Karabük'te FETÖ/PDY davaları sürüyor - Karabük Haber Postası
Reklam Alanı — Gövde Üst Bu alana reklam ver
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
12 Ağustos, 2017 14:16 tarihinde yayınlandı
0
0

Karabük’te FETÖ/PDY davaları sürüyor

Karabük’te 7 sanığın yargılandığı FETÖ/PDY davasında ara karar verildi.
Karabük Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, KHK ile kapatılan eğitim kurumlarında görev yapan ve “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçundan yargılanan tutuklu sanıklar İdris Kayabaşı ve Taner Gürbüz ile tutuksuz sanıklar G.S, M.K, O.Y. T.C. ve S.D ile avukatları hazır bulundu.
Savunmalarını yapan tutuklu sanıklar ve avukatları kaçma ve delilleri karartma şüphesi olmadığını savunarak tahliyesini, tutuksuz sanıklar ise beraatlerini talep etti.
Mahkeme heyeti, “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdığı sanıklar Kayabaşı ve Gürbüz’ü, tutuklu bulunduğu süre ve ceza miktarını göz önünde bulundurarak, adli kontrol şartı ve yurt dışına çıkış yasağıyla tahliye etti.
Tutuksuz sanıklardan S.D. ve G.S. hakkında beraat kararı veren heyet, diğer sanıkların dosyasının ise tefrik edildiğini belirtti.
Duruşma, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi ve müzekkere cevaplarının beklenmesi için ileri bir tarihe ertelendi.

6 YIL 3 AY HAPİS CEZASINA ÇARPTIRILAN SANIK TAHLİYE EDİLDİ
Karabük’te, FETÖ/PDY davasında yargılanan ve 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahkum edilen sanık, adli kontrol şartıyla tahliye edildi.
Karabük Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada tutuklu sanık M.H.H., savunmasında, hakkındaki suçlamaların doğru olmadığını öne sürerek, kaçma ve delilleri karartma şüphesi olmadığını savunarak, tahliyesini talep etti.
Mahkeme heyeti, “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdığı sanığı, tutuklu bulunduğu süre ve ceza miktarını göz önünde bulundurarak, adli kontrol şartıyla tahliye etti. Adli kontrol hükümleri kapsamında sanığa yurt dışına çıkış yasağı da konuldu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
fevzi aydin 2
Fevzi Aydın Avatarı
Fevzi Aydın
28 Nisan, 2026 13:02 tarihinde yayınlandı
0
0

TÜKETİCİYİ KİM KORUYACAK…

DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ

Fevzi Aydın

Ekonomik kriz ve bölgedeki savaş ortamı nedeniyle gerilen Türkiye’nin sosyo-ekonomik yapısı, halk ve tüketiciler aleyhine büyük kırılganlık ve dengesizlik göstermekte…

Enflasyon, büyüme, istihdam, çalışan ve emekli maaşları, üretim, tüketim, fiyat artışları gibi açıklanan rakamsal değerler, ülkenin sosyo-ekonomik yapısını göstermeli…

Ancak gerçek sosyo-ekonomik yapı ile açıklanan rakamsal değerleri gösteren sosyo-ekonomik yapı arasındaki uçurum oldukça büyük…

Sanayi kesimi, hükümetin finansal desteğinden memnun olmazken, düşük artışlarla desteklenen çalışan ve emekli kesimi ise siyasetten ümidin kesmiş durumda…

ABD-İsrail’in İran’a saldırısıyla başlayan savaş, dünya ekonomisinde büyük kayıplara yol açarken, ekonomi yönetimi, akaryakıt fiyatlarındaki astronomik artışları eşel-mobil sistemi ile dengelemeye çalıştı…

Akaryakıt zamlarının eşel-mobil sistemi ile dengelenmesine son verilirken, belki de tarihin en büyük akaryakıt zamları ile karşılaştı Türk halkı…

Doların artışını durdurmak için merkez bankası milyarlarca dolar harcarken, çalışan ve emeklilerin de gelir dağılımındaki adaletsizlikten kurtarılması için merkez bankası eşel-mobil sisteme finansal destek vermeli…

Çalışma hayatı ile ilgili artışların düşük kalması durumunda da eşel-mobil sistemi ile desteklenerek çalışan ve emeklilerin de ekonomik kriz ortamından daha az etkilenmeleri sağlanmalı…

Sanayi kesimine yapılan vergi indirimleri ve vergilerin silinmesiyle destek çıkılan sektörlere, artışları enflasyonla engellenen çalışma hayatı ve emekliler de eklenmeli…

Ekonomi yönetimi, çalışan ve emekli kesimlere yapılacak artışların ekonomik programı ve enflasyonu etkileyeceğini ifade ederek karşı çıkmakta…

Siyasi iktidar çalışan ve emekli kesime arkasını dönmemeli…

Seçim dönemlerinde çalışan ve emekli kesime art arda yapılan zamlar dikkate alınmalı ve kesimlerin mağduriyeti giderilmeli…

Sektörler ve bazı kesimler finansal desteklerden yararlanırken, çalışma hayatı ve emekli kesimleri de maaşlarına artış yapılmak suretiyle desteklenmeli…

Desteklenen kuruluşlarda çalışanlar da ülkenin ekonomik koşulları altında sıkıntı çekmekte.

Kısaca patronlar desteklenirken çalışanlar ve emekliler de desteklenmeli ki, gelir kazanımında ve üretiminde de adaletli dağılım olsun…

Çalışma hayatı ve emekli kesimde, ücret artışında mevcut sistemin korunmasının doğru olacağını belirten sanayici örgütleri, mevcut sürecin muhafaza edilmesinin makul olacağını ifade etmekte…

Yani sanayiciler ihracat-ithalat ve kur politikalarında güncelleme, finansal destek talep ederken, siyaset de kendi istikbali için patronları desteklemekte…

Toplumun, üretim-tüketim, sosyal dengelerin ve uluslararası ve stratejik ilişkilerin korunması için siyasi istikbal düşünmeden karar vermeli ekonomi yönetimi…

Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…