Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
23 Şubat, 2018 14:04 tarihinde yayınlandı
0

Karabük’te FETÖ Davaları Sürüyor

FETÖ’nün talimatıyla başka bankadan kredi çekip Bank Asya’ya yatırmışlar

Karabük’te, FETÖ/PDY ilişkin, aralarında KHK ile kapatılan Karabük Safranbolu İş Adamları Derneği (KASİAD) yöneticileri ve eski Bank Asya çalışanlarının da bulunduğu 9’u tutuklu 19 şüphelinin yargılanmasına devam edildi.
Karabük Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada, tutuklu sanıklar Adem Okcu, Beytullah Çağlıyan, Bilal Gürsoy, Eyüp Keser, Mehmet Körpen, Murat Tüfekçi, Murat Yetişir ve Sadık Benlioğlu ile tutuksuz sanıklar Aynur ve Mustafa Gencay, Mustafa Duman, Mustafa Korkut, Mustafa Tulumoğlu, Ramazan Taşkıran ve Tamer Akbaş, sanık yakınları ve avukatları hazır bulundu.
Tutuklu sanık Ahmet Ramazanoğlu, Burhaniye T Tipi, tutuksuz sanıklardan Nurten Çeşmeci, Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesi, Nurettin Çeşmeci Konya 7. Ağır Ceza Mahkemesi ve Muhammed Abdulcebbar Ezgin ise İstanbul Büyükçekmece 1. Asliye Mahkemesi’nden SEGBİS ile duruşmaya bağlandı.
Sanık Ramazan Taşkıran, mahkeme heyetinin sorusu üzerine çeşitli illerde Zaman gazetesi bölge ve il müdürlükleri yaptığını, Cihan Haber Ajansı’na ise zaman zaman haberler gönderdiğini ifade etti.
Mahkeme Başkanı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü lideri Fetullah Gülen’i daha önce emniyet ve savcılıkta verdiği ifadede “vaiz” olarak nitelendiren sanığa, “22 Şubat 2018 tarihinde hala bu adama vaiz diyen kaç kişi var?” diye tepki gösterdi.
Duruşmaya tanık olarak katılan eski Bank Asya çalışanı Murat E. ise banka üst düzey yöneticilerinin görevleri dışında kendilerine kurban bağışı gibi başka hedefler de verdiklerini ve bunu yapmak zorunda kaldıkların ifade ederek, “Kurban bağışı için bir müşterime ricada bulundum ve bin lira kadar para aldım. Başka kimseye de söyleyemediğimden hedef olarak belirtilen kurban parasını tamamlamak için yaklaşık bin 500-2 bin lira gibi bir parayı cebimden ayırdım. Diğer paralarla birlikte şube müdürümüze elden verdim. Bu paralarla alınan kurbanların nereye gittiği ile ilgili bilgiye sahip değilim. Bir öğrenci yurdunda kesildiğini duydum. Bu durumdan şube müdürümüz ve personel olarak rahatsızdık. Cemaatin işlerini takip etmek için isimlerini hatırlayamadığım bazı kişiler bankaya sık sık gelirdi. Şube müdürümüz Zaman gazetesine aboneliğini kestiği için üstlerinden baskı gördü ve tekrar abone olmak zorunda kaldı. Buna şahit oldum” dedi.
“AK Partiye oy vermeyin talimatı”
30 Mart 2014 yılı yerel seçimleri öncesinde banka şube müdürünün personeli odasına topladığını ve genel müdürlükten gelen bir talimatı ilettiğini de kaydeden Murat E., şunları söyledi:
“Şube müdürümüz, yapılacak olan seçimlerde, AK Partili adayın kazanmaması, rakip olan en güçlü şahsa ve partiye oy vermesinin sağlanması için, bankada çalışan her bir kişinin AK Partili olan en az 10 şahsın oylarını diğer partilere vermeleri yönünde çalışması yapılması konusunda genel müdürlükten talimat geldiğini bize bildirdi. Müdürümüz, bunu istemediğini, son derece çirkin bulduğunu ancak üstlerinden geldiği için iletmek zorunda kaldığını, bu işi yapmamamız gerektiğini de bize bildirdi. Hatta bu toplantıda çoğu arkadaşımız ağladı. Bizler bu çalışma içine girmedik. 2014 yılı Mayıs ayı gibi bankadan ayrıldım”.
Eski Bank Asya üst düzey çalışanı ve duruşmaya tanık olarak katılan Ahmet A. da Genel Müdürlükten 17-25 Aralıktan sonra kendilerine talimat geldiğini dile getirerek, “Başka bankalardan kredi çekip Bank Asya’ya yatırmak zorunda kalanlar da oldu. Kimlerin ne için kredi çekmesi gerektiği konusunda genel müdürlükten bizlere mail bile geldi. Şube müdürlüğü yaptığım dönemde bana da geldi, ben de arkadaşlara aktardım. Ben yapmadım. Bankaya işe girdiğinizde gazete ve dergilerine mecburen abone olursunuz, sizi yaparlar zaten. O ilde dernekleri varsa üye olursunuz, sizi bir şekilde üye yaparlar. İşinizi kaybetmek istemediğinizi bildikleri için baskı uygulanıyordu. Buna maruz kalmamak için yaparsınız.” ifadelerinde bulundu.
Mahkeme heyeti, verilen aranın ardından tutuklu sanıklardan Bilal Gürsoy’un adli kontrol ve yurt dışına çıkma yasağı şartıyla tahliye edilmesine, diğer tutuklu sanıkların bu hallerinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
iranin trabzon baskonsolosu mohebati dunya iranlilarin dimdik dayanmasina cok sasirdi RFF6bp13
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
06 Mayıs, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
0
0

İran’ın Trabzon Başkonsolosu Mohebati: “Dünya, İranlıların dimdik dayanmasına çok şaşırdı”

İran İslam Cumhuriyeti’nin Trabzon Başkonsolosu Naser Mohebati, dünyanın İranlıların saldırılara dimdik dayanmasına çok şaşırdığını belirterek, “Ülkemiz bir iki günlük kültüre sahip değil. Tarih boyu kültürümüz ve medeniyetimiz var. Bu kolaylıkla yıkılmaz, yakılmaz” dedi.

İran İslam Cumhuriyeti’nin Trabzon Başkonsolosu Naser Mohebati, Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nde bölgedeki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. İran’ın kültürel yapısına vurgu yapan Mohebati, savaş ve müzakere süreçlerine dair mesajlar verdi. İran’ın tarih boyu kültürü ve medeniyeti olduğunu kaydeden Mohebati, “Bizim rehberimiz şehit oldu. Kendisi de bunu istiyordu. Liderimiz bununla çok iftihar ediyordu. Şehit olmayı arzu ettiğini çok tekrar etmişti. Çok insanlar vardı hak yolunda çalışanlar, gazilerimiz. Tarih boyunca kültürümüzde olanlar şehadeti arzu etmişlerdi, şehit oldular. Çocuklarımızın şehit olmasına çok üzüldük. Dünya, İranlıların dimdik dayanmasına çok şaşırdı. Nasıl olur da bir ülkeyi bombalarsın da memleketin lideri, insanları şehit olur ama o ülke dağılmaz ve yıkılmaz? Bizim kültürümüzde bu var. Ülkemiz bir iki günlük kültüre sahip değil. Tarih boyu kültürümüz ve medeniyetimiz var. Bu kolaylıkla yıkılmaz, yakılmaz. Ekonomimizin, insanlarımızın, binalarımızın yıkılması mümkün müydü? Ülke dimdik dayandı, istikrarını kaybetmedi. İran bunu gösterdi. İran’ın halkı önemliydi” diye konuştu.

“Müzakere olurken yeni savaş başlattılar”

Müzakere sürecine de değinen Mohebati, “Geçen sene savaştan 12 gün önce İran, ABD ve Avrupa ülkeleriyle konuşurken onlar bize saldırı yaptılar. Son savaştan 1 gün önce İran müzakeredeydi, karar verilmişti. Müzakere olurken yeni savaş başlattılar. Bu gösterir ki; onların hedefleri hiçbir zaman müzakere değildi. Müzakereden zaman kazanırlar, silahlanırlar ve büyük bir savaşa yeniden başlarlar. İran şimdi diyor ki, ‘savaşları bitirin, müzakere yapalım, konuşalım’. Bu mühim bir mesajdı” şeklinde konuştu.

“Türkiye’nin tüm telaşı bu savaşı bitirmekti”

Türkiye ile İran’ın ilişkilerine de değinen Mohebati, “İran dedi ki, ‘Ben Türkiye toprağına hiçbir zaman füze göndermedim’ ve göndermez. Türkiye ile İran’ın kardeşliği çok istikrarlıdır. Tarih boyu böyledir ve çok önemlidir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan iyi mesajlar gönderdi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan çok iyi mesajlar verdiler. Bu konuda Türkiye’yi kendimize kardeş biliriz. Türkiye’nin tüm telaşı bu savaşı bitirmekti” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin