Karabük’te 2 Bin Dekar Alanda Ayçiçek Ekimi Yapılacak - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
17 Mart, 2022 13:13 tarihinde yayınlandı
0
0

Karabük’te 2 Bin Dekar Alanda Ayçiçek Ekimi Yapılacak

(İHA) – Türkiye Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeli kapsamında teşvik edilecek yağlık ayçiçeğinin Karabük’te 2 bin dekarlık alanda ekimi yapılacak.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararıyla desteklenecek ürünler listesine alınan yağlık ayçiçeği ekimi, Karabük’ün Eskipazar ilçesinde de yapılacak. Geçtiğimiz yıllarda Tarım ve Orman Bakanlığınca yürütülen Milli Tarım Projesi kapsamında atıl durumdaki 350 dekar alanda yüzde 75 hibe tohum desteğiyle toprakla buluşturulan ayçiçek tohumları bu yıl 2 bin dekarlık alanda ekilecek. Kararın resmi gazetede yayınlanmasının ardından çalışmalara başlayan Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekipleri, üretim yapacak çiftçileri konuyla ilgili bilgilendirdi.
AW571147 03Konuyla ilgili İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine konuşan Tarım ve Orman İl Müdürü Çetin Ayvalık, “Bakanlığımız 2017 yılında Türkiye Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeline geçti. Bu kapsamda 81 il ve 922 ilçenin hepsini birer havza ilan etti. Burada yetişecek olan ürün desenlerini belirledi. Bunlar, bizim sahada yapmış olduğumuz çalışmalar, TÜİK verileri, üreticilerimizin ürün desenleri tercihleri dikkate alınarak belirlendi. Bu havza modelinde amaç, her ürün grubunu yetiştirdiği havzada desteklemek ve yeni planlar, programlar yapmaktadır. Karabük il ve ilçelerinde ana ürün olarak yetiştirilen, buğday, arpa, yem bitkileri, nohut, mısır ile merkez ilçe için çeltik destekleme havza modeli kapsamına alındı. Bunun haricinde diğer ürün grupları ilimizin havza desteklemesinde yoktu” dedi.

“Ayçiçek üretimi tarımsal destekleme alanı içerisine alındı”
Geçen yıl itibariyle Eskipazar ilçesinde deneme amaçlı 350 dekar alanda ayçiçeği projesi yaptıklarını belirten Ayvalık, “Üreticilerimiz bu üretime devam edeceklerini ifade edince konuyu bakanlığımıza ilettik. Cumhurbaşkanımızın imzası ile yayınlanan kararname ile Eskipazar ilçemizde ayçiçek üretimi tarımsal destekleme alanı içerisine alındı” ifadelerini kullandı.
AW571147 04
“İki bin dekar alanda ayçiçek ekeceğiz”
“Tebliğin yayınlaması ile arkadaşlarımız sahada çalışma yapıyor” diyen Ayvalık, “Şu an 2022 yılı için 2 bin dekar alanda ayçiçek ekmeyi hedefliyoruz. Üreticilerimizin ilk etapta olan tohum tedariki ile ilgili çalışmalarımızı başlattık. Hangi çeşit ekeceğimizi belirleyerek bağlantıları yaptık. Yakın zamanda tohumu getirip, yüzde 75 maliyeti karşılayacağız. Yüzde 25’ini üreticimizden almak koşulu ile destekleme modelini uygulayacağız. Üreticilerimizin Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS)’ye kayıtlı olan arazileri için mazot gübre ve fark ödemelerini alabilecekler” şeklinde konuştu.
Çetin, bu seneki 2 bin dekar alanda gerçekleştirilecek ekimin, gelecek yıllarda piyasa şartlarına göre artış gösterebileceğini, önemli olanın bu rakamlarla da olsa sürdürülebilir ve devamlı olması gerektiğini söyledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
dwdwdw 2
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
25 Mart, 2026 14:41 tarihinde yayınlandı
0
0

Tarihi Evlerde “Yangın Odaları” geleneği yaşıyor

Karabük’ün Safranbolu ilçesine bağlı Kıranköy Mahallesi’nde, Gayrimüslimlere ait bazı tarihi evlerde bulunan “yangın odaları”, 19. yüzyılda yaşanan büyük felaketlerin ardından geliştirilen mimari önlemleri gözler önüne seriyor.

Dr. Öğr. Üyesi Durmuş Gür’ün “Safranbolulu Gayrimüslimlerin Mimari Eserlerine Ait Yeni Veriler” adlı makalesinde yer verdiği bilgilere göre, Kıranköy’de 1859 yılında meydana gelen büyük yangın, bölgedeki yapılaşma anlayışında önemli değişimlere yol açtı. Yangın sonrası inşa edilen veya onarılan evlerde, yangına karşı dayanıklı özel bölümler oluşturuldu.

Makaledeki bilgilere göre söz konusu yangın odaları genellikle kış aylarında aile bireyleri tarafından kullanılan ve çoğunlukla ara katlarda konumlandırılan mekanlar olarak dikkat çekiyor. Bu odalar tamamen kesme taş, moloz taş ve harç malzemeler kullanılarak inşa edildi. Ahşap mimarinin yaygın olduğu Safranbolu evlerinin aksine, yangın riskini azaltmak amacıyla taş malzeme tercih edildi.

Yangın odalarının kapıları da diğer odalardan farklı olarak tasarlandı. Metal kapılara sahip olan bu bölümler, çoğunlukla kare ya da dikdörtgen planlı olup üzerleri tonoz örtü sistemiyle kapatıldı. Bu özellikler, yangının yayılmasını önlemeye ve aile bireylerine güvenli bir alan sağlamaya yönelik bilinçli bir mimari çözüm olarak değerlendiriliyor.

Dr. Öğr. Üyesi Durmuş Gür, makalesinde 1859’daki büyük yangının, Kıranköy’de yaşayan Gayrimüslim toplumun konut mimarisinde güvenlik odaklı yeni uygulamalara yönelmesine neden olduğunu vurguluyor. Yangın odalarının hem barınma hem de afet anında korunma amacıyla tasarlandığına dikkat çekiliyor.

Yangın odalarının kapıları da diğer odalardan farklı tasarlandı. Metal kapılara sahip olan bu bölümler, çoğunlukla kare ya da dikdörtgen planlı olup üzerleri tonoz örtü sistemiyle kapatıldı. Bu özellikler, yangının yayılmasını önlemeye ve aile bireylerine güvenli bir alan sağlamaya yönelik bilinçli bir mimari çözüm olarak değerlendiriliyor.

Özgün Örnek: Saffronia 1900 Konak

Kıranköy’de bu geleneğin özgün örneklerinden biri de günümüzde butik otel olarak hizmet veren Saffronia 1900 Konak’ta görülüyor. Yapının içerisinde bulunan yangın odası, taş duvar örgüsü, tonoz örtüsü ve kapı detayıyla geleneksel mimari özellikleri yansıtıyor.

Bu tür yapılar, yalnızca estetik veya turistik değer taşımıyor; aynı zamanda geçmişte yaşanan büyük felaketlerin ardından geliştirilen korunma yöntemlerini somut biçimde günümüze aktarıyor. Gür de makalesinde, 1859’daki yangının Kıranköy’de yaşayan Gayrimüslim toplumun konut mimarisinde güvenlik odaklı yeni uygulamalara yönelmesine neden olduğunu vurguluyor. Mübadele öncesinde alınan önlemlerin ardından günümüzde yaşanan yangınların tamamen talihsizlik ve hatalı uygulamalar olduğuna değinen Araştırmacı, modern dönemde yapılan uygulamalarda tarihi yapılardaki düzenlemelere çok daha fazla dikkat edilmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Bugün ayakta kalmayı başaran tarihi evlerin ve içlerindeki özgün unsurların korunması, sadece mimari mirasın değil, toplumsal hafızanın da korunması anlamına geliyor. Yangın odaları, Safranbolu’nun afet tecrübesini ve bilinçli yapılaşma geleneğini temsil eden önemli unsurlar arasında yer alıyor.

Safranbolu’daki tarihi konakların aslına uygun şekilde restore edilmesi ve özgün detayların yaşatılması, geçmişten çıkarılan derslerin gelecek kuşaklara aktarılması açısından büyük önem taşıyor. Kıranköy’deki yangın odaları ise bu mirasın en çarpıcı örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin