Karabüklü Öğrencilerin Büyük Başarısı - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
17 Ocak, 2023 14:30 tarihinde yayınlandı
0
0

Karabüklü Öğrencilerin Büyük Başarısı

Karabük BİLSEM öğrencileri, NASA’nın yürüttüğü projeye Türkiye’den katılan ilk ekip oldu. NASA’nın 2022-2023 eğitim öğretim yılı Vatandaş Bilim projelerinden “Growing Beyond Earth” (GBE-Dünya Ötesinde Büyüme) Projesi’ne, Karabük Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) öğrencilerinin yaptığı başvuru kabul edildi.
Karabük İl Milli Eğitim Müdürlüğünden yapılan açıklamada, NASA’nın 7 yıldır yürüttüğü programa Türkiye’den ilk katılan ekibin Karabük BİLSEM öğrencileri olduğu belirtildi. BİLSEM öğrencilerinin uzayda gıda mahsulleri yetiştirmek için yapılan deneylere katılacağı aktarılan açıklamada, “Şu anda ABD’de 300’den fazla ortaokul ve lisede devam eden deneylerle, uzun süreli görevlerde uzayda gıda mahsulleri yetiştirmek için teknolojiler geliştiren NASA bilim insanlarına sürekli veri akışı sağlıyor. 7. yılında olan proje çalışmalarıyla, ABD çapında 40 binden fazla ortaokul ve lise öğrencisi ile öğretmenleri yüz binlerce veri noktasına katkıda bulundu, NASA için 180 çeşit yenilebilir bitkiyi test etti. Growing Beyond Earth Programının bir parçası olarak öğrenciler, canlı, sanal Öğrenci Araştırmaları Sempozyumu sırasında bulgularını NASA Araştırmacılarına ve Yöneticilerine sunma fırsatına sahip oluyor” denildi.
VERİLER KENNEDY UZAY MERKEZİ’NDE TEST EDİLECEK
Karabük BİLSEM’de fen bilimleri öğretmeni Hanife Kılıç’ın danışmanlık yaptığı 7 öğrencinin, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda bitki yetiştirmek için materyallerini aldığı, bundan sonraki aşamada öğrencilerin deney yaparak, farklı mahsul türleri ve yetiştirme teknikleri hakkında toplayacakları verileri, çevrimiçi ortamda raporlayacakları kaydedildi. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Derlenen veriler NASA’da çalışan bilim insanlarınca Kennedy Uzay Merkezi’nde test edilecek. Bu sayede öğrenciler, NASA’nın Kennedy Uzay Merkezi’ndeki bitki bilimcileriyle doğrudan çalışarak uzayda bitki yetiştirmeye ilişkin deneyler yürütecekler. Öğrenciler, Sanal Öğrenci Araştırma Sempozyumu sırasında verileri analiz ederek sonuçlarını NASA bilim insanları, araştırmacılar ve yöneticilerle paylaşacaklar.”
“SORUNLARI HİÇ ŞÜPHESİZ BİLİM VE TEKNOLOJİYLE ÇÖZECEĞİZ”
Bilimsel çalışmalarından dolayı fen bilimleri öğretmeni Hanife Kılıç’ı ve öğrencileri tebrik eden İl Milli Eğitim Müdürü Nevzat Akbaş, geleceğin teknoloji yıldızlarını yetiştirme noktasında Karabük olarak üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirmek adına çalışmaları sürdüreceklerini belirtti. Akbaş, “Genç öğrencilerimizle gelecekte çok daha iyilerini sadece ülkemiz için değil, dünya için, insanlık için üretmek ve bilime, gelişmeye katkıda bulunmak istiyoruz. En önemli ihtiyaç olan insan kaynağımızı daha nitelikli hale getirmek gerektiğinin bilinciyle hareket ediyoruz. Şu an karşılaştığımız sorunları ve gelecekte karşılaşacağımız sorunları hiç şüphesiz bilim ve teknolojiyle çözeceğiz. Bizlere düşen sürekli olarak çalışmak, üretmek ve çağın ötesini yakalamaktır. Ülkemiz artık teknolojiyi dışarıdan alıp kullanan değil ülkemizin her köşesindeki büyük atılımlarla teknolojiyi üreten, tasarlayan bunu da bilim temelli yapma yetkinliğe sahiptir. Biz de çocuklarımızla geleceğimizi birlikte şekillendiriyoruz. BİLSEM’de devletimizin sağlamış olduğu büyük imkanlarla öğrencilerimizi bilimle buluşturmanın mutluluğunu yaşamaktayız” diye konuştu. (Nurettin Acar)

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay