Reklam
Reklam

Kar altında şap seferberliği

kar altinda sap seferberligi eHWpaKWq
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
27 Ocak, 2026 12:15 tarihinde yayınlandı
0

Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, Trabzon’un zorlu ve karlı coğrafyasında, adeta komando timlerini andıran bir mücadeleyle karla kaplı dağ yollarını aşarak hayvanları Şap hastalığına (SAT1 Serotipi) karşı koruma altına alıyor.

Türkiye’de 1965 yılından bu yana ilk kez yoğun olarak görülen Şap hastalığına karşı Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin mücadelesi aralıksız sürüyor. Karadeniz’in sert kış koşullarının etkili olduğu Trabzon’un yüksek kesimlerinde görev yapan ekipler, karla kaplı dağ yollarını aşarak hayvanları aşılayarak hastalığa karşı korumaya çalışıyor. Trabzon’da yer yer diz boyunu aşan kar, buz tutmuş yollar ve ulaşımı güçleştiren hava koşullarına rağmen veteriner hekimler ve teknik personel adeta komando timlerini aratmayan bir azimle sahada görev yapıyor. Ekipler, kimi zaman araçların ilerleyemediği noktalarda kilometrelerce yürüyerek, karların içinden geçip ahırlara ulaşıyor.

Şap hastalığının yayılımını önlemek amacıyla aşılama, kontrol ve bilgilendirme çalışmalarını sürdüren ekipler, hayvan sağlığının yanı sıra bölge hayvancılığının da korunmasını hedefliyor. Soğuk hava, tipi ve dik yamaçlara rağmen çalışmalarını aksatmayan görevliler, hastalığın kontrol altına alınması için gece gündüz demeden görev yapıyor. Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde yürütülen mücadelede, özellikle kırsal ve yüksek rakımlı mahallelerdeki hayvan varlığı tek tek kontrol edilirken, üreticilere de alınması gereken tedbirler anlatılıyor.

İsa Kaplan: “Şap hastalığıyla ilgili Trabzon’da sorun yaşamak istemiyoruz”

Şap hastalığına (SAT1 Serotipi) karşı yürütülen çalışmalarla ilgili bilgiler veren Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürü İsa Kaplan, zorlu kış şartlarına rağmen sahadaki çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü söyledi. Kaplan, “Bizim yol ve kış şartlarımız gerçekten çok zor. Arkadaşlarım özverili bir şekilde şu anda tüm mahallelerde şap aşısı ile ilgili çalışma yapıyor. 2025 yılında şap hastalığı SAT-1 1965 yılından sonra ilk defa yeniden kendini gösterdi. Doğu Karadeniz’in avantajı daha kapalı bir bölge ve hayvan hareketleri daha az olması sebebiyle ilimizde çok fazla bir sıkıntı yaşamadık. Bizlerde hastalık çıkışı oldu ama yoğun bir şekilde Sonbahar sezonunda aşılamamızı yapmıştık. Şimdi de ilkbahar sezonunun başlangıcını 2 Ocak’tan itibaren başlattık. İnşallah hızlı bir şekilde tamamlayıp şap hastalığıyla ilgili Trabzon’da sorun yaşamak istemiyoruz. Vatandaşlarımızın mutlaka gebe hayvanları bile olsa şap aşısının zararı yok mutlaka yaptırsınlar. Hayvanlarımızı koruma altına alalım” dedi.

“Arkadaşlarımız yılmadan üşenmeden bu işlerini gerçekleştiriyor”

Trabzon’da 120 bin büyükbaş hayvanın olduğunu kaydeden Kaplan, “İşletme numaralarımız hangi köyde nerede kimin kaç hayvanı olduğunu biliyoruz. Arkadaşlarımız tecrübeli köy köy evi ev kimde hayvan olduğunu bilir. Bize hiç müracaat edilmeden sırasıyla köylere program yapıyoruz. İlçe müdürlüklerimizdeki veteriner hekim ve sağlık teknisyeni arkadaşlarımızda şap aşılarını yapıyor. Tüm ülkemizde olduğu gibi bu bir rutindir. Bizler en uç sinir noktalarına kadar bile hareket eden bir bakanlığız. Bütün ilimize hakimiz. İlimizdeki bütün varlıkları da biliriz. Trabzon belki kilometrekare olarak küçük bir il ama karayolu ağı olarak en büyük illerden biri. Bu yol ağının büyük olması zorlaştırıyor. Bizde toplu hayvan sayısı yok küçük aile işletmeleri oluyor. Yani 3-5 hayvan bakıyorlar. Anadolu’nun diğer yerlerinde büyük işletmeler vardır. Günlük bir hekim bine yakın hayvan aşılarken bizimkiler ancak gün boyunca 25-30 hayvan aşılayabiliyor. Çünkü işletmeler birbirine uzak, her işletmede hayvan sayısı az, doğa ve yol şartları içerisinde aşı yapılıyor. İç Anadolu’da günde bin hayvan yapıldığını, bizde de 30 hayvan yapıldığı düşünürsek yaklaşık 30 katı bir zorluk yaşıyoruz. Arkadaşlarımız yılmadan üşenmeden bu işlerini gerçekleştiriyor. Her sezonda şap oranımızı, aşılama başarımızı çok şükür tutturuyoruz” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin

KARABÜK’ÜN GELECEĞİ GÖÇ EDİYOR!

1c293183 12a6 4838 b9d3 242a8d99f285
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
18 Haziran, 2026 20:30 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0 0

Gençler Gidiyor, Şehir Yaşlanıyor, Temsil Gücü Tartışılıyor

TÜİK verilerine göre Karabük’ün nüfusu son iki yılda 5 binden fazla azaldı. Gençler iş ve gelecek umuduyla büyük şehirlere yönelirken, vatandaşlar “Karabük gençlerini tutamıyor” diyerek duruma tepki gösteriyor. Nüfus kaybı, milletvekili sayısından ekonomik geleceğe kadar birçok başlığı yeniden gündeme taşıdı.

Karabük’te son yıllarda nüfusun düşmesi ve gençlerin büyük şehirlere yönelmesi yeniden gündeme geldi.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı veriler, kent nüfusunun son iki yılda 255 bin 242 kişiden 249 bin 614 kişiye gerilediğini ortaya koyarken, vatandaşlar da özellikle gençlerin iş ve gelecek kaygısıyla Karabük’ten ayrıldığını dile getiriyor.

Kentte yapılan değerlendirmelerde, Karabük’ün en önemli sorununun artık nüfus azalmasından çok genç nüfusun şehirde tutulamaması olduğu ifade ediliyor.

ÜNİVERSİTE VAR, GENÇLER VAR AMA KALAN YOK

Karabük Üniversitesi her yıl binlerce öğrenciyi mezun ediyor. Eğitim hayatını Karabük’te geçiren gençlerin önemli bir bölümü ise mezuniyet sonrasında kentten ayrılıyor.

Vatandaşlar, bunun temel nedeninin istihdam imkanlarının yetersizliği olduğunu düşünüyor.

Gazetemize konuşan bazı vatandaşlar, “Karabük’te üniversite okumak başka, burada hayat kurmak başka. Mezun olan gençler iş bulmak için Ankara, İstanbul, Bursa, Kocaeli ve İzmir gibi şehirlere gidiyor. Çünkü özel sektörde seçenekler sınırlı, kamuda ise kadrolar yetersiz” değerlendirmesinde bulundu.

Karabük’te yaşayan aileler de çocuklarının büyük şehirlerdeki eğitimlerini tamamladıktan sonra geri dönmek istemediğini belirterek, “Gençler burada kariyer planı yapamıyor. Karabük gençlere ne güven ne de gelecek sağlayabiliyor. Çalışabileceği alanlar dar olunca başka şehirleri tercih ediyorlar” ifadelerini kullandı.

SANAYİ KENTİ OLMASINA RAĞMEN NİTELİKLİ İSTİHDAM SORUNU

Karabük, Türkiye’nin önemli sanayi kentlerinden biri olarak bilinse de vatandaşlar özellikle beyaz yakalı ve yüksek eğitim gerektiren iş alanlarının yetersiz olduğunu dile getiriyor.

Ekonomistler de son yıllarda Anadolu şehirlerinde yaşanan göç hareketlerinin temel nedenleri arasında iş imkanlarının büyük şehirlerde yoğunlaşmasını gösteriyor.

Karabük’te mühendislik, yazılım, finans, teknoloji ve hizmet sektörlerinde yeterli sayıda istihdam alanı oluşturulamamasının gençlerin göç kararında etkili olduğu değerlendiriliyor.

Vatandaşlar, “Çocuklarımız üniversite bitiriyor ama kendi alanlarında iş bulamıyor. Mecburen başka şehirlerde hayat kuruyorlar. Bu da Karabük’ün yetiştirdiği insan kaynağını kaybetmesi anlamına geliyor” diyor.

NÜFUS AZALIYOR, ŞEHİR YAŞLANIYOR

Uzmanlara göre genç nüfusun göç etmesi sadece nüfus sayısında azalma anlamına gelmiyor.

Gençlerin ayrılmasıyla birlikte doğum oranları düşüyor, çalışma çağındaki nüfus azalıyor ve şehirlerin yaş ortalaması yükseliyor.

Karabük’te de benzer bir sürecin yaşandığı ifade ediliyor.

Vatandaşlar, mahallelerde ve köylerde genç nüfusun giderek azaldığını belirterek, “Eskiden her evde birkaç genç vardı. Şimdi çocuklar üniversiteyi bitirince geri dönmüyor. İlçelerde yaşlı nüfus arttı” görüşünü paylaşıyor.

MİLLETVEKİLİ SAYISI TARTIŞMASI YENİDEN GÜNDEMDE

Nüfus düşüşüyle birlikte kentin siyasi temsil gücü de tartışılmaya başlandı.

Karabük kamuoyunda sık sık dile getirilen görüşlerden biri, nüfusun gerilemeye devam etmesi halinde milletvekili sayısının etkilenebileceği yönünde.

Vatandaşlar, “Bir milletvekili eksilmesi sadece sayı meselesi değildir. Ankara’da Karabük’ün sesi daha az çıkar. Şehrin taleplerini savunacak güç azalır” değerlendirmesinde bulunuyor.

Bazı vatandaşlar ise nüfusun artırılmasına yönelik çalışmalar yapılması gerektiğini belirterek özellikle şehir dışında yaşayan Karabüklülerin ikametlerini memleketlerine aldırmalarının önemine dikkat çekiyor.

KARABÜK ÇÖZÜM BEKLİYOR

Kentte görüş bildiren vatandaşların ortak talebi ise gençlerin şehirde kalmasını sağlayacak adımların atılması.

Buna göre;

  • Yeni yatırım alanlarının oluşturulması,
  • Organize Sanayi Bölgelerinin genişletilmesi,
  • Karabük Üniversitesi mezunlarına yönelik istihdam projelerinin geliştirilmesi,
  • Genç girişimcilere teşvik sağlanması,
  • Özel sektör yatırımlarının artırılması,

gerektiği ifade ediliyor.

“MESELE SADECE NÜFUS DEĞİL, GELECEK MESELESİ”

Vatandaşlar, Karabük’ün sahip olduğu sanayi altyapısı, üniversitesi ve stratejik konumuyla hâlâ önemli bir potansiyele sahip olduğunu ancak bu potansiyelin gençleri şehirde tutacak şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor.

Gazetemize konuşan bir vatandaşın sözleri ise tartışmanın özeti niteliğinde:

“Mesele sadece nüfusun birkaç bin kişi azalması değil. Karabük gençlerini kaybediyor. Genç gidince üretim gidiyor, enerji gidiyor, gelecek gidiyor. Eğer çocuklarımız burada kalmak istemiyorsa bunun nedenlerini hep birlikte sorgulamamız gerekiyor.”

TÜİK verileri nüfustaki düşüşü rakamlarla ortaya koyarken, Karabük’te vatandaşların ortak görüşü ise net: Şehrin geleceği, gençlerin Karabük’te kalıp kalmayacağına bağlı.

Bizi sosyal medyadan takip edin