Reklam
Reklam
YESIL 6
Mustafa Akgün Avatarı
Mustafa Akgün tarafından
23 Aralık, 2025 11:11 tarihinde yayınlandı
0

KAPGEM “Yatay Mimari Politika Raporu”nu Kamuoyuna Sundu

Karabük Üniversitesi KAPGEM’in yayımladığı 9. Politika Raporu’nda, yatay mimariyle hem Türkiye’nin konut ihtiyacının ülke yüzölçümünün yaklaşık yüzde 1’lik bir alanında karşılanabileceği hem de depreme dayanıklı ve insani kentler inşa edilebileceği ortaya konuldu.

Karabük Üniversitesi Kamu Politikaları Araştırma ve Geliştirme Merkezi (KAPGEM) tarafından hazırlanan 9. politika raporu, Safranbolu Kampüsü Taş Bina’da düzenlenen toplantıyla kamuoyuna tanıtıldı. “Yatay Mimari Politika Raporu” başlıklı raporun temel bulguları ve kentleşmeye ilişkin değerlendirmeler paylaşıldı. 

Toplantıya Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık, Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Elif Çepni, Prof. Dr. Hasan Solmaz ve Prof. Dr. İsmail Karaş ile akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı.

KBÜ’DE POLİTİKA VE SOSYAL İNOVASYON EKOSİSTEMİ GENİŞLİYOR

Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, üniversite bünyesinde politika üretimi ve sosyal inovasyonu bir araya getiren bütüncül bir yapı inşa ettiklerini belirtti.

Kırışık, “Bir ekosistem kurmaya çalışıyoruz. Ekosistemimizin birinci ana parçası Sosyalfest idi. İkinci ana parçası KAPGEM idi. Şimdi üçüncü parçasını kuruyoruz. O da Sosyal İnovasyon Merkezi.” dedi.

Sosyal İnovasyon Merkezinin kuruluş kararının alındığını ifade eden Kırışık, bu yapıyla üniversitedeki projelerin ve KAPGEM bünyesinde geliştirilen politika raporlarının sahaya yansıtmayı hedeflediklerini söyledi.

YATAY MİMARİ SAYILARLA ORTAYA KONULDU

Yatay mimari tartışmalarına rakamsal bir perspektif sunduklarını vurgulayan Kırışık, Türkiye’nin konut ihtiyacına ilişkin dikkat çekici bir hesaplama yaptıklarını belirtti.

Kırışık, “Her üç kişiye 300 metrekarelik bir alan versek, yani 200 metrekare bahçe ve 100 metrekare konut olacak şekilde düşündüğümüzde, Türkiye’nin tamamına yaydığımızda bu yerleşimin Muş ili kadar bir alan kapladığını hesapladık. Bu da Türkiye yüzölçümünün yaklaşık yüzde 1,1’i.” ifadelerini kullandı.

DİKEY YAPILAŞMANIN SOSYAL ETKİLERİ

Dikey yapılaşmanın özellikle çocuklar üzerindeki etkilerine dikkat çeken Kırışık, apartman yaşamının sosyal sorunları artırdığına işaret etti.

Rektör Kırışık, “Şu anda çocuklarımız apartmanda; ‘kızım, oğlum yapma, hoplama, zıplama’ denilerek büyüyor. Enerjisini atamıyor, koşamıyor, temiz havayla buluşamıyor.” diyerek yatay mimarinin daha sağlıklı bir yaşam ortamı sunduğunu vurguladı.

YATAY MİMARİ DÜNYADA BİR GELİŞMİŞLİK GÖSTERGESİ

Yatay mimarinin dünyada bir gelişmişlik göstergesi olarak ele alındığını ifade eden Kırışık, bu yaklaşımın mahalle kültürünü güçlendiren ve üretkenliği artıran bir yaşam modeli sunduğunu dile getirdi.

Kırışık, “İnsanımızı insanca yaşayabileceği, çevresiyle sağlıklı ilişkiler kurabileceği bir mimariye kavuşturmak arzusundayız.” dedi.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN YATAY MİMARİ ÇAĞRISINA KAPGEM’DEN KATKI

Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık konuşmasının sonunda, yatay mimari yaklaşımının devlet politikalarıyla örtüştüğüne dikkat çekerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu yöndeki talimatlarını hatırlattı ve KAPGEM tarafından hazırlanan raporun bu sürece katkı sunmayı amaçladığını ifade etti.

RAPORUN AKADEMİK ÇERÇEVESİ

KAPGEM Kentleşme Politikaları Masası Başkanı Prof. Dr. Hatice Selma Çelikyay ise raporun geniş bir veri seti ve analizle hazırlandığını belirterek, sunumunda temel bulguları özetledi.

Çelikyay, Türkiye’de büyükşehirler başta olmak üzere kentsel alanlarda yaşam alanlarının giderek daraldığını, nüfusun belirli bölgelerde yoğunlaşmasının kentsel yoğunlaşmayı artırdığını ifade etti.

NÜFUSUN BÜYÜK BÖLÜMÜ SINIRLI ALANLARDA YAŞIYOR

Çelikyay, TÜİK verilerine göre Türkiye nüfusunun yüzde 67,9’unun “yoğun kent” olarak tanımlanan yerleşimlerde yaşadığını belirterek, bu alanların ülke yüzölçümünün yalnızca yüzde 1,6’sını oluşturduğunu kaydetti.

2022 yılı itibarıyla bu alanlarda yaklaşık 58 milyon kişinin ikamet ettiğini söyleyen Çelikyay, söz konusu durumun dengeli kentleşme ihtiyacını ortaya koyduğunu ifade etti.

OECD ÜLKELERİNDE YATAY MİMARİ EĞİLİMİ ARTIYOR

Sunumda, dünyada yatay mimariye yönelik eğilimin arttığına da dikkat çekildi. OECD verilerine göre, müstakil bahçeli konut oranlarının Yeni Zelanda’da yüzde 83, Avustralya’da yüzde 70, Japonya’da yüzde 60, ABD’de yüzde 54 ve Kanada’da yüzde 52 seviyelerinde olduğu aktarıldı.

YATAY MİMARİYLE DEPREME DAYANIKLI VE DİRENÇLİ KENTLER

Çelikyay, yatay mimarinin yalnızca bir konut tercihi değil, aynı zamanda depreme dayanıklı, güvenli ve dirençli kentlerin oluşturulması açısından da stratejik bir kent politikası hedefi olduğunu vurguladı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
tokatta asiri yagis kirazi vurdu NZpP27LT
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Haziran, 2026 00:15 tarihinde yayınlandı
0 0

Tokat’ta aşırı yağış kirazı vurdu

Tokat’ta son günlerde etkili olan yağışlar tarım arazilerinde büyük zarara yol açtı. Sular altında kalan bahçelerde özellikle erkenci kiraz çeşitlerinde çatlama ve dökülmeler yaşandı.

Tokat Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Emin Yılar, bazı bölgelerde kirazda hasarın yüzde 100’e ulaştığını belirtti.

Geçtiğimiz yıl yaşanan don felaketinin etkilerinin henüz atlatılamadığını belirten Yılar, “Geçen yıl devletimiz çiftçiye dönüm başına destek vererek önemli bir katkı sağladı. Bu destek üreticiyi ayakta tuttu. Ancak bu yıl da özellikle Tokat’ta kiraz üreticileri çok ciddi bir afetle karşı karşıya kaldı. Bazı bölgelerde erkenci ve orta sezon çeşitlerde hasar yüzde 80 ila yüzde 100 arasında değişiyor. Ürünler tamamen çatladı ve pazarlanamaz hale geldi” dedi.

İhracata yönelik geç sezon kiraz çeşitlerinde ise umutların sürdüğünü ifade eden Yılar, yağışların sona ermesi halinde kalan ürünlerin ayıklanarak ihracata gönderilebileceğini belirtti. Ege Bölgesi’nde kiraz ihracatının başladığını hatırlatan Yılar, ürünlerin kilogram fiyatının 180-200 lira seviyelerinde olduğunu söyledi.

Kiraz üretimindeki kaybın binlerce tonu bulduğunu belirten Yılar, “Erkenci ve orta sezon çeşitlerde yaklaşık 2 bin tonluk zarar olduğunu düşünüyoruz. Eğer yağışlar durursa geç sezon ihracatlık çeşitlerden 3-4 bin ton ürün alınabilir. Ancak genel toplamda bu yıl Tokat’ta kirazda 8 ila 10 bin ton arasında ürün kaybı bekliyoruz” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin