Reklam
Reklam
es2 1
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
25 Nisan, 2025 10:39 tarihinde yayınlandı
0

Kanun Dışı Girişimlere Karşı Eş Zamanlı Müdahale

Orman Genel Müdürlüğü’nün talimatları doğrultusunda, ormanların korunması, yasa dışı müdahalelerin önlenmesi ve doğal kaynakların gelecek nesillere sağlıklı şekilde aktarılması amacıyla  Amasya, Balıkesir, Elazığ, Isparta, Kastamonu, Mersin ve Zonguldak Orman Bölge Müdürlükleri sorumluluk alanlarında, sabit ve geçici Mobil Kontrol Noktalarında eş zamanlı olarak önleme aramaları yapıldı.

Zonguldak Orman Bölge Müdürlüğü’ne bağlı 14 İşletme Müdürlüğü tarafından Bartın, Karabük ve Zonguldak illerinde de orman suçlarıyla mücadele kapsamında yol kontrol uygulamaları gerçekleştirildi.

Bölge Müdürü Hasan Keskin’in Çaycuma ve Devrek’te bizzat katıldığı uygulamalarda, Bölge Müdür Yardımcısı Mehmet Ali Deniz ile Orman Zararları ile Mücadele Şube Müdürü Bekir Değirmenci nezaretinde; İşletme Müdürleri, Müdür Yardımcıları, İşletme Şefleri, Orman Muhafaza Memurları ile İl ve İlçe Jandarma Komutanlıkları ve Emniyet Müdürlükleri iş birliğinde 16 farklı kontrol noktasında denetimler yapıldı.

Yapılan yol kontrollerinde, orman depolarından çıkan ve orman-köy yollarından ana arterlere bağlanan güzergahlarda orman emvali taşıyan 126 aracın sevk pusulası, nakliye belgeleri, emval ve mesaha kontrolleri gerçekleştirildi. Ayrıca, şüpheli görülen diğer araçlarda da önleme aramaları yapılarak yasa dışı faaliyete geçit verilmedi. Orman Genel Müdürlüğü yetkilileri, bu tür eş zamanlı denetimlerin ormanların korunması ve orman suçlarıyla mücadelenin etkinliğini artırmak amacıyla düzenli aralıklarla devam edeceğini belirtti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin