Kamu Denetçiliği Kurumu Başdenetçisi Şeref Malkoç ve beraberindeki heyet Bartın Üniversitesi (BARÜ) Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun’u ziyaret ederek senato üyeleriyle bir araya geldi.
Kamu Denetçiliği Kurumu Başdenetçisi Şeref Malkoç, “Ombudsman Halkla Buluşuyor” temalı toplantıya katılmak ve bir dizi ziyaretlerde bulunmak üzere Bartın’a geldi. Kamu Denetçileri Sadettin Kalkan ve Celile Özlem Tunçak ile birlikte İl Kültür Merkezindeki toplantıya katılan Malkoç, ardından Bartın Üniversitesi (BARÜ) Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun’u ziyaret etti. Rektörlük makamında gerçekleştirilen ziyaretin ardından senato üyeleriyle bir araya gelen Kamu Başdenetçisi Malkoç ve beraberindeki heyet BARÜ’de eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme ve toplumsal fayda noktasında yapılan çalışmalar hakkında bilgi aldı. BARÜ’nün 15. yılında gösterdiği performansın yansıtıldığı “Gelişimin Öyküsü” adlı kısa filmin izlendiği toplantıda, üniversitede yapılan örnek uygulamalar üzerinden değerlendirmelerde de bulunuldu. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Rektör Uzun, “Üniversitemizin bölgesinden başlayarak ülkemizin kalkınmasına katkı sunmaya yönelik hedefleri bulunmaktadır. Bu doğrultuda ihtisaslaşma alanımıza yönelik çalışmalarımız başta olmak üzere Türkiye Yüzyılı’na değer katacak önemli işler yapıyoruz. Kalite ve sürdürülebilirlik ekseninde yaptığımız faaliyetlerle yarınlarımıza değer katmaya devam ediyoruz. Bu düşüncelerle yakın ilgileri ve bizleri motive eden yaklaşımları dolayısıyla Kamu Denetçiliği Kurumu Başdenetçimiz Sayın Şeref Malkoç’a ve çok değerli konuklarımıza teşekkür ediyorum” dedi. BARÜ’deki çalışmaları ilgiyle takip ettiklerini ifade eden Başdenetçi Malkoç, “Üniversiteler bir ülkenin geleceğidir. Henüz 15 yıllık bir geçmişe sahip olan Bartın Üniversitesinde aydınlık yarınlarımız için çok önemli çalışmalar yürütülmektedir. Bu doğrultuda Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Orhan Uzun başta olmak üzere üniversitenin tüm insan kaynağına teşekkür ediyorum” diye konuştu.


Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç’tan BARÜ’ye ziyaret
MİLLİ İRADE, SİYASETE UZAK…
DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ
Fevzi Aydın
Türk siyaseti son çeyrek yılda milli irade politikasına sahne oldu…
21. asırla birlikte başlayan milli iradenin siyaset üzerindeki etkisi, her geçen gün azalan bir seyir izledi…
Her alanda Milli İradeyi ağzından düşürmeyen iktidar, son dönemde, kendini iktidara getiren milli iradeyi de görmemeye başladı…
Sosyo-ekonominin tüm verilerini işleyen, değerlendiren ve yayımlayan İstatistik Kurumu’nun verileri, ulusal ve uluslararası sistem tarafından dünya sosyo-ekonomisine entegre edilmekte…
Bu verilerin güvenirliği konusunda, ulusal ve uluslararası sosyo-ekonomi çevresinde tam mutabakat konusunda farklı görüşler ortaya çıkmakta…
Türkiye ekonomisinin rakamsal olarak büyümesi sağlayan İstatistik Kurumunun bu rakamları, gerçekleşen ve çeşitli kuruluşlarca açıklanan ve halka yansıyan rakamsal değerler karşısında, üretici-tüketici ve toplum ekonomisini yansıtmaktan oldukça uzak…
Geçmişten günümüze, ülke siyasetinde her dönem ülkeye ve topluma farklı sistemler dayatılmış, siyasetin bu uygulama ve düzenlemeleri, halka yeterli fayda sağlayamamış…
Yine geçmişten günümüze, milli iradenin iktidara getirdiği siyasi sistemler, politikalarını ülkenin ve toplumun refah ve huzur içerisinden yaşamasını sağlamak yerine, önceliği siyasi hükümetlerinin icraatlarını, iktidar sürelerini uzatmak yönünde kullandıkları görülmekte…
Küresel sistemin, faize dayalı finansal sisteminden, Türkiye ekonomisin uzak tutmaya çalışan iktidar ve ekonomi yönetimi, uluslararası ekonomik ve finansal baskıyla, sosyo-ekonomik krizlerin çözümü olarak, uluslararası finansal sistemlerden destek almak zorunda kaldı…
Uluslararası ekonomik sistem ve faiz lobisi, finans sistemlerine ekonomiyi teslim eden iktidar ve ekonomi yönetimi, finansal sorunu çözerken, sistemin acı reçeteleri, iktidara nefes alma imkânı verdi…
Uluslararası finans sisteminin sağladığı finansın, ekonomiye entegresiyle piyasalar, enflasyon ve faiz sarmalıyla sınırları aşarak, üretici-tüketici ve toplumun gelir dağılımından aldığı pay küçülmeye başladı…
Seçim dönemlerinde, ekonomiyi çıkmaza sokacak kararlarla canı yanan toplumun, ekonomiden aldığı refah payı her geçen gün düşüş eğilimi izlemeye davam ediyor…
Cumhuriyet tarihinde, milli iradenin büyük teveccühüyle iktidara getirdiği siyaset ve politikalar, aynı teveccühle milli iradeye, halka, topluma ve ekonomiye, ülkeye maalesef hizmet olarak dönemedi…
Dünya’da, sınırlar ve komşu ülkelerde yaşanan savaşların, kırılgan ekonomiyle bu savaşlara karşı sınırları korumanın zorluğu ortada…
Halka yönelik politikalar yerine, uluslararası finans sistemlerine faiz desteğiyle katkıda bulunan iktidarlardan umudunu kesen milli irade, politika ve siyaseten her geçen gün uzaklaşmakta…
Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…


