Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
18 Ekim, 2023 00:00 tarihinde yayınlandı
0

Kadın çiftçilere 2024’te yüzde 15’lik prim indirimi uygulanacak

Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, “Devlet Destekli Tarım Sigortaları Sistemi’nde tüm tarım sigortaları branşlarında devlet destekli tarım sigortası yaptıran kadın üretici ve yetiştiricilerimize poliçe primi üzerinden bugüne kadar uyguladığımız yüzde 5’lik indirimi bakanlığımız 2024’ten itibaren yüzde 10’a çıkaracak. Ayrıca 40 yaşın altındaki kadın çiftçilerimize yüzde 5’lik ilave bir indirim daha sağlayarak toplamda yüzde 15’lik bir prim indirimi uygulayacağız” dedi.

Kadınların öteden beri tarımsal alanda, kaynakların sürdürülebilir kullanımında, gıda üretimi ve güvenliğinde sahip oldukları önemli konumdan hareketle Dünya Çiftçi Kadınlar Günü olarak ilan edilen 15 Ekim, Türkiye’de de kutlanıyor. Konu hakkında açıklama yapan Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, üreten kadınların 15 Ekim Dünya Çiftçi Kadınlar Günü’nü tebrik ederek, “Gerek dünyada ve gerekse de Türkiye’de, tarımsal üretimin ve kırsal hayatın sürekliliğinin sağlanmasında en önemli rolü çiftçi kadınlarımız oynamaktadırlar. Tarımın her dalında çok önemli olan kadın, kırsal kalkınmanın da merkezindedir. Kurumumuz, kırsal alanda kadın gücünün tarımsal üretim açısından önemini ve kıymetini bilmekte ve bu doğrultuda çalışmalarına devam etmektedir. Bakanlığımız, özellikle de son yıllarda tarımsal alanda verilen ayni ve nakdi destekler konusunda kadın çiftçileri öncelemiş, sadece Genç Çiftçi Proje desteklerinin yüzde 70’i kadın üreticilere yönelik olarak gerçekleştirilmiştir. Yine son yıllarda ’Kadın Çiftçiler Yarışıyor’ gibi ailenin temeli kadını esas alan faaliyetler, geziler, kurslar, organizasyon ve örgütlenme imkânları da devreye sokularak kadın çiftçilerimize pozitif ayrım uygulanmıştır. 2023 üretim yılı için Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) 299 bin 79 kayıtlı kadın çiftçimiz bulunuyor. Kadın çiftçilerimizin toplam çiftçi sayımıza oranı ise yüzde 13,4 düzeyindedir. Kadın çiftçilerimizi tarımsal üretimimizin sigortası olarak görüyor, bu oranın daha da artması için çalışmalar yürütüyoruz” diye konuştu.

“Yüzde 15’lik prim indirimi”

Müdür Sağlam şunları söyledi:

“TARSİM tarafından uygulanan Devlet Destekli Tarım Sigortaları Sistemi’nde tüm tarım sigortaları branşlarında devlet destekli tarım sigortası yaptıran kadın üretici ve yetiştiricilerimize poliçe primi üzerinden bugüne kadar uyguladığımız yüzde 5’lik indirimi bakanlığımız 2024’ten itibaren yüzde 10’a çıkaracaktır. Ayrıca 40 yaşın altındaki kadın çiftçilerimize yüzde 5’lik ilave bir indirim daha sağlayarak toplamda yüzde 15’lik bir prim indirimi uygulayacağız. Hayvancılık projelerimizde kadın üreticilerimize öncelik tanıyarak hindi, kaz, ipekböceği yetiştiriciliği ve arıcılık projeleri ile düve alım desteğimiz kapsamında 18-40 yaş arası kadın çiftçilerimize 5-20 aralığında ilave puan uyguluyoruz. Balıkçılık sektöründe kadınların etkinliğinin artırılması amacıyla da bakanlığımızca projeler yürütülüyor. 2017 yılından bu yana devam eden Küçük Ölçekli Balıkçılığın Desteklenmesi programı kapsamında, 2023 yılı desteklemesinde gemi sahibi/ortağı kadın balıkçılarımıza destekleme tutarının yüzde 25 daha fazlasının ödendiğini vurguladı. Kadın üreticiler ile ilgili çalışmaları sadece destek ve hibelerle sınırlı değildir. Bakanlığa bağlı birçok birimin kırsaldaki kadınlara yönelik projeler var. Ayrıca eğitim çalışmaları da aksatılmıyor.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin