Kadın ve Demokrasi Derneğinin (KADEM) 100. Yıl Kültür Merkezi’nde düzenlediği, Turizm Eski Bakanı Güldal Akşit tarafından verilen Liderlik ve Etkin Yönetim Konferansı yoğun katılımla gerçekleşti.
KADEM Liderlik ve Etkin Yönetim Konferansına, Karabük Emniyet Müdürü Serhat Tezsever, Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy, İl Özel İdare Genel Sekreteri Mehmet Uzun, İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Şahin, KADEM İl Başkanı Hatice Bilici, KADEM Üyeleri ve çok sayıda bayan katıldı.
KADEM İl Başkanı Hatice Bilici tarafından yapılan açılış konuşmasında Kadın ve Demokrasi Derneği olarak misyonlarının,kadının sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasal alanda bilinçlendirmek ayrıca kadını kadının aile içi ve sosyal yönlerinin belirlenmesi adına kadın hakları ve fırsat eşitliği alanında toplumda ortak bir bilinç oluşmasını sağlamak olduğunu dile getirdi.
Turizm Eski Bakanı Güldal Akşit, ‘Liderlik ve Etkin Yöneticilik’ seminerinde yaptığı konuşmada, bir kadın olarak siyasete nasıl atıldığını yaşadığı bazı olayları örnekler vererek katılımcılara bilgiler verirken bakan olma sürecini ve AK Parti’nin ilk kadın bakanlığı dönemine, kadının iş dünyasındaki yerine, sorunlarına ve başarılarına, alımlarda kadın ayrımcılığı konusunda yaptıkları çalışmalara değindi ve kadına uygulanan şiddete dikkati çekti.
Akşit, “Şiddet, sadece fiziksel değildir. Vurmak, kırmak dövmek değildir. Psikolojik, ekonomik şiddet. Bütün bunlar şiddetin türlerini oluşturuyor ve işin en kötü yanı şiddet öğrenilen bir şey oldu. Şiddet gösteren, yaşanan bir ailede yetişen çocuk da iki gün sonra şiddet gösteren bir ferde dönüşebiliyor. Bugün sadece Türkiye’nin değil dünyanın birçok ülkesinin halen çözemediği, aşamadığı bir sorun olmaya devam ediyor. Basın, şiddet olaylarını çok seviyor. Kim kimi dövmüş, kim kimin kafasını kırmış. Bir görüntü veriyor, kadını yerde sürüklüyor, ‘az sonra.’ Bende oturup bekliyorum’ ne gösterecek diye. ‘Bir yumruk atıyor gözü morarıyor, ‘az sonra.’ Özendirici olmamalı. Bundan haz duyanlar var. ‘Ya bak adam karısını kafasına vurdu televizyona da çıktı’ diyor. ‘Demek ki ben yaparsam bende çıkarım’ diyor. Bizde olayı bu tür anlayan bir kitle de var. Bunlar tabii normal insanlar değiller. Hasta ruhlu insanlar. Basının bu derece değer vermesi haber olarak, özendirici oluyor. Bunlara dikkat etmemiz gerekiyor.” dedi.
Karabük Emniyet Müdürü Serhat Tezsever, İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Şahin, Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy, KADEM Karabük Temsilcisi Hatice Bilici Turizm Eski Bakanı Güldal Akşit’e, günün anısına plaket ve eli işi hediyeler takdim etti.


Kadem Liderlik ve Etkin Yönetim Konferansı Düzenlendi
Geleceğin mimarisi OMÜ’de masaya yatırıldı
Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde (OMÜ) öğrencilerle buluşan Yüksek Mimar Deniz Aslan, mimarlığın geleceğin ihtiyaçları doğrultusunda yeniden şekillendiğini belirterek, ilerleyen süreçte her yapının tükettiği enerjinin önemli bir kısmını kendi üretmesinin bekleneceğini söyledi.
Bienal, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Mimarlık Fakültesi yerleşkesinde başladı. Mayıs Tasarım Samsun 2026 Tasarım Bienali üçüncü kez kapılarını açtı. Bu yıl “Yoldayız, ilerliyoruz, Samsun’dayız” mottosuyla 6-12 Mayıs tarihleri arasında üç farklı mekânda düzenlenen bienal, Samsun’un dört önemli kurumunun ortaklığıyla hayata geçiyor. SAMÜ Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, TMMOB Mimarlar Odası Samsun Şubesi ve Samsun Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle gerçekleşen tasarım bienalinin bu yıl 48 atölye, söyleşiler, paneller, sergiler ve gezilerden oluşan kapsamlı bir programı var. Yaklaşık 100 kişinin emeği ve katkısıyla şekillenen bu tasarım şenliği, tasarımı bir düşünme ve üretme pratiği olarak ele alıyor. Bugün ise OMÜ Güzel Sanatlar Yerleşkesi’nde öğrencilerle buluşan Deniz Aslan, “Mimari ve Peyzaj Arasında” başlıklı söyleşisinde öğrencilere bilgilendirmede bulundu.
“Her yapı kendi tükettiği enerjinin yüzde 60’ını üretsin denecek”
Zamanla fiziki yapılardan kendi elektriğini üretmesinin isteneceğini ifade eden Deniz Aslan, “Şu anda dünya, kompozitler dünyası. Bugün ahşabı, ahşap olarak kullanmanın pek bir anlamı yok. O kaynak da gittikçe yok oluyor. Ancak ahşabı ince bir malzeme olarak verebilirsin. Önüne enerjiyle ilgili bir modül ekleyebilirsin. Bu, güneş enerjisini değerlendiren cephe malzemesi olabilir. Bitki de bunun bir parçası olabilir. Orada ürettiğin bitkiden yapı malzemeleri üretebilirsiniz. Yosundan yapı malzemeleri üreten firmalar var. Biyolojik kökenli yeni tür malzemeler çok önemli. Bunların hepsi kompozit. Enerji üretmek başlı başına bir konu. Her yapının belli bir yüzdede enerji üretmesi gibi durumlar söz konusu olacak. Her yapı kendi tükettiği enerjinin yüzde 60’ını üretsin denecek. Bunlara da hazır olmak lazım. Yapının enerji ürettiği gibi ısı kaybetmemesi de önemli. Sürekli haldır haldır ısıtılan yapılara artık muhtemelen izin verilmeyecek. Böyle bir kaynak yok çünkü” dedi.
“İnsanlar ağır binalar yüzünden ölüyor, farklı yapı malzemelerine ihtiyaç var”
Deprem ve yapı konusunun da mimari ile iç içe olduğunu belirten Aslan, “Yeniden mimarinin ikili hali yakalaması gerekiyor. Pasif iklimlendirmeyi bilmemek artık mümkün değil. Yeni dünyada herkes bunu bilmeli. Mimaride de yapı denen şeyin dört duvar içerisinde döşemeden ibaret olmaması lazım. Deprem en önemli konulardan biri. Neden ağır binalar yaparız ki? İnsanlar ağır binalar yüzünden ölüyor. Bu da başlı başına bir konu. Böyle yapılar için müthiş yapı malzemeleri var. Mimarlık, iç mimarlık, şehircilik, peyzaj mimarlığı; hangi alanla birleştirirsek birleştirelim bu anlamda yeni kompozitlere ihtiyaç var” diye konuştu.
Programa ayrıca OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, öğrenciler, öğretim görevlileri, mimarlar ve davetliler katıldı.


