Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Şubat, 2024 16:36 tarihinde yayınlandı
0

İyidere Lojistik Merkezi dolgusunda sona yaklaşıldı

Doğu Karadeniz bölgesinin Rusya, Orta Asya’ya ve Kafkasya ile bağlantısını sağlayacak olan İyidere Lojistik Merkezi’nin dolgusunda yüzde 72’lik seviyelere ulaşıldı.

Uluslararası ticaretin önemli merkezlerinden biri olacak olan İyidere Lojistik Merkezi, Doğu Karadeniz bölgesinin Rusya, Orta Asya’ya ve Kafkasya ile bağlantısını sağlayacak. Lojistik Merkezin hayata geçmesinin ardından Rize-Artvin Havalimanı ve Rize’nin doğu ve Güneydoğu’ya açılan kapısı olan Ovit Tüneli ile entegre olması da hedefleniyor. 20 milyon ton dolgu ile yapılması planlanan Lojistik Merkezi dolgusunda 12 milyon ton dolgu ile yüzde 72’lik bir tamamlanma sağlandı.

100 bin araç kapasiteli Ro-Ro rıhtımı yapılıyor

2 bin 700 metre ana mendireğe sahip olacak olan lojistik merkezin tali mendireği ise 470 metre olacak şekilde planlandı. 15 metre su derinliği ile bin 210 metre rıhtım uzunluğunun yanı sıra 12 metre su derinlikli birde 270 metrelik Ro-Ro- rıhtımı olacak. Rıhtım 100 bin araç kapasiteli olacak. 20 milyon taş dolgu ile yapılacak olan İyidere Lojistik Limanı’nda toplamda 13 bin ton betonarme çeliği, 630 bin metre küp beton ile 18 bin 900 ton çelik kazık kullanılacak. İyidere Lojistik Limanı hizmete girdiğinde ise 3 milyon ton genel kargo, 8 milyon ton dökme yük, 100 bin konteyner ve 100 bin araç Ro-Ro kapasitesine sahip devasa bir yatırım olacak.

Yöre halkı Lojistik Merkezi’nin bitmesini dört gözle bekliyor

İyidere sakinleri de yapılan lojistik merkez yatırımından duydukları memnuniyetini dile getirdi. İlçe sakinlerinden Ramazan Duman, gençlerin merkez sayesinde iş imkanı bulacaklarını söyledi. Duman “Ben projeyi güzel buluyorum. Buradaki gençlere de iş olanağı sağlayacak. Şuan da gençler işsiz ama orası büyük bir katkı sağlayabilir diye düşünüyorum. Ekonomi açısından katkı sağlayacağını düşünüyorum” derken, Ali Özer isimli vatandaş ise “İnsanlar için büyük bir fayda. Hele de Rize için büyük katkı olacak. Sokakta işsizler var. Onlarda bir iş sahibi olabilir. Onlara da bir katkıda bulunabilir. Gençler de boşlar şu anda. Şimdi onlarda burası sayesinde işe girdiği zaman ailelerine de rahatlık olacak. Ticaret anlamında iyi olacak. Karadeniz’e de gelmeye başlayabilirler. İstanbul’a değil de buralara gelebilirler” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
pandemi sonrasi gozden kacan hastalik uzun sureli kovid KcCApqHH
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
02 Haziran, 2026 12:45 tarihinde yayınlandı
0 0

Pandemi sonrası gözden kaçan hastalık: Uzun süreli kovid

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, kovid-19 geçiren her 6 kişiden yaklaşık birinde görülen “uzun süreli kovid” tablosunun gözden kaçabildiğini belirterek, Türkiye’de yaklaşık 3 milyon kişinin bu durumdan etkilenmiş olabileceğini söyledi.

Uzun süreli kovidin mevcut tahminlerin çok daha fazla insanı etkilediğini ifade eden Prof. Dr. Özkaya, uzun süren halsizlik, yorgunluk, eklem ağrıları, gün içerisinde ani duygu durum değişiklikleri ve sık hastalanma gibi şikayetlerin özellikle pandemi sonrasında arttığına dikkat çekti. Geçen hafta yayımlanan bir araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Özkaya, “COVID-19 ile enfekte olan her 6 kişiden yaklaşık biri uzun süreli COVID geliştiriyor ve bu kişilerin neredeyse yüzde 90’ı kronik sağlık sorunları yaşamaya devam ediyor. Araştırmacılar, enfeksiyon sonrasında ortaya çıkan ve önceden var olan rahatsızlıklarla açıklanamayan semptomları inceleyerek uzun süreli COVID vakalarını belirledi” dedi.

“Yaklaşık 3 milyon kişi etkilenmiş olabilir”**

Türkiye’de 17 milyondan fazla kişinin kovid 19 enfeksiyonu geçirdiğinin düşünüldüğünü belirten Prof. Dr. Özkaya, “Bu rakamlar göz önüne alındığında yaklaşık 3 milyon insanımızın uzun süreli COVID şikayetleriyle yaşamını sürdürdüğünü tahmin ediyoruz. Pandemi sona ermiş olsa da COVID-19 halen görülmeye devam ediyor ve buna bağlı uzun süreli kovid yükü de artıyor” diye konuştu.

Çalışmada uzun süreli COVID tanısı alan hastaların yaklaşık yüzde 90’ında sürekli klinik takip ve tedavi gerektiren en az bir kronik hastalık geliştiğinin ortaya konulduğunu ifade eden Özkaya, hastalarda solunum, sindirim sistemi ve sistemik belirtilerin yaygın olarak görüldüğünü kaydetti.

Tiroid ve metabolik sorunlar dikkat çekiyor

Araştırmanın, uzun süreli COVID’in belirtilerinin bölgelere göre farklılık gösterebildiğini de ortaya koyduğunu belirten Özkaya, bazı bölgelerde tiroid hastalıklarının daha sık görülürken, bazı bölgelerde ise prediyabet ve hiperglisemi gibi metabolik bozuklukların ön plana çıktığını söyledi. Uzun süreli COVID vakalarının tanı konulmasında güçlük yaşandığını vurgulayan Özkaya, “Bu hastalar daha iyi gözetim ve kişiye özel tedaviler gerektiriyor. Ancak ’Long COVID’ için özel bir tanı kodunun bulunmaması nedeniyle birçok hasta farklı branşlara başvurmasına rağmen gözden kaçabiliyor” şeklinde konuştu.

“Doktorlar uzun süreli kovid ihtimalini göz önünde bulundurmalı”

Kardiyologların otonom sinir sistemi bozuklukları, endokrinologların metabolik hastalıklar, nörologların açıklanamayan bilişsel sorunlar, göğüs hastalıkları uzmanlarının nefes darlığı ve derin nefes alma isteği, psikiyatristlerin duygu durum bozuklukları, aile hekimlerinin ise sık hastalanma şikayetleriyle gelen hastalarda uzun süreli kovid ihtimalini değerlendirmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Özkaya, “Bu hastalar, COVID-19 enfeksiyonu ile ilişkilendirilemeyen ancak aslında uzun süreli COVID tablosunun bir parçası olan vakalar olabilir” ifadelerini kullandı.

Uzun süreli kovid 19’un giderek daha önemli bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini vurgulayan Özkaya şunları söyledi: “Bu durum daha iyi gözetim, koordineli bakım ve yeni tedavi yaklaşımlarını gerekli kılıyor. Ayrıca farklı kişilerin farklı semptomlar yaşadığı unutulmamalı, tedavi süreçleri kişiye özel planlanmalıdır.”

Bizi sosyal medyadan takip edin