Reklam
Reklam
islenmis domates prostat kanserinden koruyor sK93dgjW jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
12 Mayıs, 2024 12:00 tarihinde yayınlandı
0

İşlenmiş domates prostat kanserinden koruyor

İşlenmiş domatesin prostat kanserinden koruduğu belirtildi.

Özel İmperial Hastanesi Üroloji ve Fitoterapi Uzmanı Op. Dr. Ömer Fatih Çelik, domateste yapılan çalışmalarda içerisinde olan etken maddelerinin prostat kanserine koruyuculuğu tespit edildiğini belirterek yüzde 35 civarlarında bir koruyuculuğu olduğunu söyledi.

Çelik, domatesin çiğ değil de pişmiş yenmesi daha iyi olduğunu ifade ederek, “Bunun için salça, ketçap ya da yemeklerden menemen gibi pişmiş domates yemeklerini daha çok tüketilebilir” dedi.

Mandıra ürünlerinden özellikle ağır tipte peynirlerin prostat kanserine yatkınlığı biraz daha artırdığına dikkat çeken Çelik, “Prostat kanserinin başlangıç halinde hiçbir belirtisi olmayabilir. Hastaların işeme şikâyetleriyle doktora gitmeleri prostat kanseriyle özdeşleştirilemez. Çünkü prostatın diğer hastalıklarında ve iyi huylu prostat büyümesinde de benzer şikâyetler olur. Yani idrar şikâyetlerinin prostat kanseriyle direk bir bağlantısı yoktur. Eğer prostat kanseri başlangıç halinde ise spesifik (özel) belirtiler genellikle olmaz. Ancak kemiğe yayılmışsa kemik ağrıları gibi şikâyetlerle hastalar gelebilir. Prostat kanserinin spesifik kendine has bir belirtisi genelde olmaz. Onun için biz 40-45 yaşından sonra gelen erkek hastaların büyük çoğunluğunda PSA dediğimiz prostat spesifik antijeni kanda tararız. Eğer yüksekliği söz konusu ise prostat kanserinden şüphe ederiz. Biyopsiye kadar giden bir dizi tetkikler yaparız. Bunların sonucunda prostat kanseri var mı, yok mu diye hastalara bilgi veririz. Ancak hastalar şöyle bir yanılgı içerisine girerler, benim bir şeyim yok şikâyetim yok, rahat işiyorum, gece kalkmalarım yok, yanmam yok, sızım yok Öyleyse prostat kanseri nereden çıktı? Aslında prostat kanserinin kendisi prostatın çeperinde genellikle olduğu için şikâyet vermeyebilir. Bu yanılgıdan hastaların uzak durması gerekir. Aslında 45 yaşından sonra her erkeğin kendine baktırması lazım. Bazı hasta grupları var ki; bunlar, babasında, kardeşinde, dedesinde prostat kanseri olanlar ki; genetik yatkınlığı söz konusu olan grup. Bu grupların biraz daha dikkatli olması gerekir. Kırklı yaşlarda üroloğa gidip ’Benim ailemde böyle bir yatkınlık var, bende de söz konusu olabilir mi?’ diye daha dikkatli olmaları gerekir” diye konuştu.

“Bölgemizde prostat kanseri biraz yüksek”

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde prostat kanseri oranının biraz yüksek olduğunu kaydeden Çelik, “Bölgemizde prostat kanseri biraz yüksek. Neden? Çünkü beslenme şekillerimiz biraz agresif. Mesela, hayvansal ürünleri çok tüketiyoruz. Fazla et yemek, mandıra ürünleri tercih etmek prostat kanserine yatkınlığı artırabilir. Mandıra ürünlerinden özellikle ağır tipte peynirler prostat kanserine yatkınlığı biraz daha artırıyorlar. Bunun yanında sigara vs. gibi şeyler. Ama her hastada her mandıra ürünü yiyen hastada böyle prostat kanseri olacak gibi algılanmamalı. Ama yine de eğer ailede yatkınlık söz konusu ise biraz daha temkinli olmak lazım. Eğer ailede böyle bir yatkınlık varsa ilk tercih edeceğimiz şeylerden bir tanesi likopen içeren domates. Çünkü domateste yapılan çalışmalarda içerisinde olan etken maddelerinin prostat kanserine koruyuculuğu tespit edilmiş. Yüzde 35 civarlarında bir koruyuculuğu var. Dikkat edilecek husus domatesin işlenmiş olması gerekir yani etken maddeler domates hücrelerinin içerisinde olduğu için domatesin pişerek hücrelerin parçalanması ve etken maddelerin dışarı salınması gerekir. Yani çiğ değil de pişmiş yenmesi daha iyi. Bunun için salça, ketçap ya da yemeklerden menemen gibi pişmiş domates yemeklerini daha çok tüketilebilir. Öyle bir yatkınlığı varsa hastaların domatesi öncelikli olarak kullanması gerekiyor. Bunun yanında bitkisel kökenli Saw Palmetto kabak çekirdeği, Afrika eriği ağaç kabuğu, kırmızı biber olabilir. Küçük çiçekli yakı otunun koruyucu etkinlikleri de olabilir” ifadelerini kullandı.

Fazla çay içmek idrarı artırır mı?

Fazla çay içmenin idrarı artırıp artırmayacağı konusunda ise Çelik, “Normalde su içtiğiniz zaman idrara çıkarsınız bu klasik bir şey fazla su içerseniz fazla çay içerseniz idrara çıkarsınız. Ama çayda teofilin, kafein, tein ksantin grubu maddeler var bu madde diürez yapıyor. Yani daha fazla böbrekleri çalıştırıyor ve suyun atımını artırıyor. Bunun dışında mesanesi hassas kişilerin nörojenik kompenenti dediğimiz sinirsel durumları da söz konusu ise hastanın çay, kahve gibi bu maddeleri içeren içecekleri tüketmesi sonucu, kişilerin mesaneleri daha aktif çalışabilir. Hasta şunu söyleyebiliyor su içiyorum hemen idrarım geliyor bu hastalar genellikle su çay kısıtlamasına giderlerr. Buna neden olanlardan bir tanesi de yaş. Nasıl cildimiz yaşlanıyorsa mesanemiz de yaşlanıyor mesanemiz yaşlanınca çok iyi genişleyemiyor, genişlenemeyen mesanenin depo kapasitesi düşük oluyor. Bu durumlarda içilen çaydaki etken maddeler aslında mesaneyi aktif hale getiriyor” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
IMG 5234
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
29 Mayıs, 2026 17:31 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

CHP’de MUTLU SON, AKAY’ı da HARCADILAR

Bayram denildiğinde ilk akla; birlik, beraberlik gelir.

Ama görünen o ki Karabük’teki CHP bayramlaşmasında ne bayram vardı ne de birlik-beraberlik havası…

CHP’de Bayramlaşma değil, Hesaplaşma vardı…

Günlerdir parti içinde kaynayan kazan, bayramın ikinci günü iyice taşmış oldu. Herkesin gözü bir kişiye çevrildi;

Karabük Milletvekili Cevdet Akay’a…

İşin garibi şu…
Ankara’da çıkıp ekonomi konuşurken, bütçe açığını anlatırken, hükümete yüklenirken alkışlanan Akay, iş parti içi meseleye gelince bir anda hedef tahtasına kondu. Dün omuz omuza yürüyenler bugün dönüp oklarını Akay’a çevirdi.

Karabük siyasetini bilen bilir…
Bu şehirde adamı önce sırtına vurup överler, sonra sessiz sessiz ayağının altındaki taşı çekiverirler…

Bayramlaşma programında yaşanan görüntü de tam olarak buydu.

Sanki önceden hazırlanmış bir senaryo vardı.
Bir taraf vitrine çıkarıldı, bir taraf ise eleştiri oklarının hedefinde kaldı.

Özgür Özel’in övgüler dizdiği Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse’nin ön plana çıkarılması tesadüf değildi. Verilen fotoğraf da verilen mesaj da çok açıktı. Parti içinde yeni bir denge kuruluyor, eski hesaplar yeniden açılıyor.

Hali hazırda; birkaç gün önce eski il başkanlarından Erdoğan Dinçel’in çıkıp milletvekilini hedef alan sözleri boşuna değildi. O açıklamalar bugün yaşananların adeta fragmanıymış.

Aslında Karabük CHP’de biz bu senaryoyu 2023 seçimleri öncesinde de seyrettik.

2023 seçimleri öncesinde kimlerin kimlere çelme taktığını, kimlerin birbirinin kuyusunu kazdığını herkes gördü. Şimdi aynı filmin yeni sahnesi oynanıyor.

Ama burada sorulması gereken esas soru şu:

Parti gerçekten iktidarla mı mücadele ediyor, yoksa kendi içinde birbirini mi yiyor?

Çünkü vatandaş pazardaki yangını konuşuyor, emekli geçim derdini konuşuyor, genç işsizliği konuşuyor…

CHP’de ise hâlâ koltuk hesabı, ekip kavgası, adam harcama operasyonu konuşuluyor.

CHP genel merkezinde bugün yaşanan Kılıçdaroğlu – Özel koltuk savaşının yansımasını Karabük CHP fırsat bildi, Cevdet AKAY’ın yukarıdan dayatma ile gönderildiği iddia edenler ve Milletvekilliğini hazmedemeyenler adam yeme operasyonuna başladı.

Başardı mı?

Kesinlikle başardı…

Bugün AKAY’ı HARCADILAR, şimdi sıradaki KİM?