İstanbul’da yaşayan Kastamonulu gençler, düzenlenen düzenlenen turizm gezisiyle memleketlerinin tarihi ve turistik mekanlarını gezerek kamp yaptı.
Kastamonu Şenpazar Sosyal Yardımlaşma, Kültür ve Spor Derneği Gençlik Kolları tarafından, İstanbul’da yaşayan Kastamonulu gençlere yönelik turizm gezisi düzenlendi. Bu yıl 11’incisi düzenlenen gezi çerçevesinde Şenpazar, Taşköprü, Azdavay ve Karabük’ün Safranbolu ilçelerinde bulunan tarihi ve turistik yerler gezildi. Şenpazar Derneği Gençlik Kolları tarafından İstanbul’da yaşayan ve memleketlerini görme imkanı bulamayan gençlere yönelik düzenlenen gezide gençler dıyasıya eğlenme fırsatı buldu.
Düzenlenen gezi programı çerçevesinde ilk olarak Taşköprü ilçesi ziyaret edildi. Ziyarette, gençleri Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan karşıladı. Başkan Arslan, gençlerle bir süre sohbet etti. Gençler, Taşköprü’nün tarihi ve turistik yerlerini gezdikten sonra Pompeipolis Antik Kentini de ziyaret etti. Pompeipolis Antik Kentinde 2 bin yıl öncesine ait yollarda yürüme imkanı bulan ziyaretçiler, ilçeyi gezerek ilçeye adını veren Taş Köprüde hatıra fotoğrafı çektirdi.
Daha sonra Azdavay ilçesine geçen ziyaretçiler, Azdavay At Çiftliğinde ata binme fırsatı buldu. Buradaki gezinin ardından Safranbolu ilçesini gezen gençler, evlerinin mimarisiyle ünlü Safranbolu caddelerinde yürüdü. Gençler, son olarak Şenpazar ilçesini ziyaret etti. Şenpazar’da bulunan Kızılcasu Kamp Alanında yakılan ateş ve yapılan etkinliklerle güzel vakit geçiren gençler, doğanın güzellikleri içerisinde bulunan bungalov evlerde konakladı.
Ziyarete katılan gençlerden Batuhan Açıkgöz, “Şenpazar ilçemize bağlı Kısılcasu kamp alanında kamp ateşimizi yaktık. Kamp ateşi etrafında müzik ve danslar ederek, eğlenceli bir şekilde gece geçirdik. Doğal güzellikleriyle anılan Şenpazar ilçemizde herkesi bekliyoruz” dedi.
Efekan Sarı ise, “Gençlik Kampımız çerçevesinde ilk ziyaret ettiğimiz nokta şehrimizin önde gelen ilçesi olan Taşköprü oldu. 2 bin yıllık bir tarihe sahip olan Pompeipolis Antik Kentinde yürüyüş platformlarını gezdik. Bu yoldan yürüme imkanı bulduk. Tarihi antik kenti gezerek, tiyatro alanını ziyaret etme imkanı bulduk” diye konuştu.


İlk kez memleketlerini ziyaret edip doyasıya eğlendiler
Kastamonu’da “Şeyh Şab’an-ı Veli Sempozyumu” başladı
Kastamonu Üniversitesi’nde “Tasavuuf Ahlak ve Toplum Tarihi ve Güncel Yaklaşımlar” temalı 9. Şeyh Şab’an-ı Veli Sempozyumu başladı.
Kastamonu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından düzenlenen IX. Uluslararası Şeyh Şab’an-ı Veli Sempozyumu, “Tasavvuf, Ahlak ve Toplum: Tarihi ve Güncel Yaklaşımlar” temasıyla gerçekleştiriliyor. Tasavvuf ve ahlak alanında akademik çalışmaları teşvik etmek ve kamuoyunda farkındalık oluşturmayı amaçlayan sempozyumun açılış programı, Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’nda yapıldı. Sempozyum, Nasrullah Kadı Camii Başimamı Hafız Kahraman Şekercioğlu tarafından Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı.
Sempozyumun açılışında konuşan Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, tasavvufun, İslam’ın zahir ve batın yönünü birlikte ele alan; bilgi ile ahlakı, teori ile pratiği bütüncül şekilde değerlendiren bir düşünce sistemi olduğunu ifade etti. Tasavvuf adı altında ortaya çıkan ölçüsüz yorumlar, bilgisizlikler ve istismarların bu geleneğin yanlış anlaşılmasına sebep olduğunu belirten Rektör Topal, tasavvufun özünde peygamber Efendimiz’in ahlakını örnek alma çabası bulunduğunu dile getirdi.
Rektör Topal, “Tasavvuf, bizler için üsve-i hasene, yani en güzel örnek olan Yeygamber Efendimiz’i yakından tanıyabilme, O’nun şahsiyet ve ahlakını örnek alarak dini özüne ve ruhuna uygun bir şekilde yaşayabilme gayretidir” diye konuştu.
Sempozyum Başkanı Doç. Dr. Eyyup Akdağ ise sempozyuma bu yıl yaklaşık 100 bildirinin kabul edildiğini belirterek, organizasyona olan ilginin her geçen yıl arttığını ifade etti. Tasavvufun güzel ahlak, takva, nefis terbiyesi ve kalbin arındırılması gibi kavramlarla tanımlandığını belirten Doç. Dr. Akdağ, bu anlayışın özünde insanın Allah’a yakınlaşma gayreti ve kulluk bilincinin bulunduğunu söyledi.
Doç. Dr. Akdağ, “Tasavvuf yolu; gösterişten uzak, ihlas ve takva üzerine kurulu bir eğitim anlayışıdır. İnsanın nefsini terbiye etmesini, dilini, gözünü, elini ve bütün davranışlarını kötülükten korumasını esas alır. Güzel ahlakı ve sevgiyi merkeze alan bu anlayış, bireyin hem kendisiyle hem toplumla hem de Rabbiyle sağlıklı bir ilişki kurmasını hedeflemektedir” ifadelerini kullandı.
Modern dünyanın sunduğu maddi imkanlara rağmen insanlığın ciddi manevi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Akdağ, “Hız, tüketim ve yalnızlık ekseninde şekillenen modern hayat, insanın iç huzurunu tam anlamıyla karşılayamamaktadır. Bu noktada tasavvufun nefis muhasebesi, sevgi, merhamet, paylaşma ve hizmet anlayışıyla günümüz insanına önemli bir bakış açısı sunduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.
Sempozyumun açılış konferansı ise Prof. Dr. Kadir Özköse tarafından gerçekleştirildi. Konuşmasında tasavvufun sanat, medeniyet, kültür, ahlak ve irfanla iç içe geçmiş bir hakikat arayışı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özköse, tasavvufun İslam bilimleri içerisinde kimi çevrelerce benimsenen, kimi çevrelerce ise eleştirilen bir alan olduğunu ifade etti. Tasavvufun yalnızca teorik bilgiyi değil, ilham, keşif ve irfan yoluyla tevhidi anlamayı hedefleyen bir disiplin olduğunu söyleyen Özköse, tasavvufun sadece dünyadan uzaklaşma anlamına gelmediğini dile getirerek, kişinin iç dünyasında bulduğu huzuru dış dünyaya taşıyarak toplumsal barış ve selamete katkı sunmasının esas olduğunu söyledi.
Konuşmaların ardından Rektör Topal, Özköse’ye plaket takdim etti. Programa, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Atalan, Kastamonu İl Müftüsü Bekir Derin’in yanı sıra kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı.

