Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
07 Aralık, 2022 11:37 tarihinde yayınlandı
0

İl Tanıtım ve Geliştirme Kurulu Toplantısı Yapıldı

Kültür ve Turizm Bakanlığı Pazarlama ve İletişim Başkanlığınca başlatılan il bazında markalaşma ve tanıtım çalışmaları kapsamında Karabük’te  oluşturulan İl Tanıtım ve Geliştirme Kurulunun iki ayda bir gerçekleştirdiği toplantısı Vali Fuat Gürel başkanlığında yapıldı.

100. Yıl Kültür Merkezinde gerçekleştirilen toplantıya; Vali Fuat Gürel, ilçe kaymakamları, belediye başkanları, ilgili kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile STK Temsilcileri katıldı.

Toplantı, İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Şahin tarafından yapılan “İlimiz ve Turizm Değerleri” sunumu ile başladı.

2019 yılı verilerine göre 319 Bin konaklamalı misafirin  Karabük’e geldiğini ifade eden Vali Fuat Gürel, “85 Bin civarında yabancı misafirlerimiz vardı, maalesef pandemiden kaynaklı bu rakamlarda bir düşüş oldu, bugünlerde bu rakamlara ulaşamadık ama çalışmalarımızla bu rakamlara tekrar çıkacağız. Turizm meşakkatli bir iş, ülkemizin en önemli turizm noktalarından olan Safranbolu yıllardır devam eden bir alt yapısı ile bölgemizin de en önemli destinasyonlarından birisi. Değerlendirme yaptığımızda Safranbolu turizminde de bir kısım ilave alanlar ve faaliyetler devreye sokmamız gerekmektedir. Hala eski gücümüzde değiliz. Tüm değerlerin tanıtılması çok önemli, 2023 yılına çok hazırlıklı girmemiz lazım, mevcut değerlerimizin kullanılması, kullanma, koruma dengesinin kurulması ve ayrıca tanıtılması için çalışmamız gerekiyor.

Malumunuz Karaelmas Ekspresi yakın bir tarihte devreye alınacağını umut ediyoruz. Karabük ve Safranbolu olarak bu operasyonun peşinde olmamız gerekir ama hazırlık içinde olmayız. Ankara’dan gelen misafirlerin nerede nasıl ağırlanacağı, nereleri ziyaret edeceği noktasında çok ciddi hazırlık yapmamız gerekiyor. Bununla birlikte doğal güzelliklerimiz var, en geniş ormanlık alana sahip il konumundayız, %72 ormanlık alana sahibiz böyle bir bölgede bunun değerlendirilmesi gerekir. Bu noktada Yenice Şeker Kanyonu ve Ihlamur Teras bizim artılarımız, diğer ilçelerimizdeki değerlerimizi de ön plana çıkarmamız gerekiyor.

4 Bin 250 yatak kapasitemiz mevcut, bu yatak kapasitesinin büyük bir kısmı Safranbolu’da, doğaseverlerin gelip konaklayacağı noktalar konusunda hazırlık yapmamız gerekir. Safranbolu turizminin üstene bir şeyler koymamız gerekir, Safranbolu da konaklama süresini artırmamız lazım, bunun için çalışmalar yapılması gerekiyor. Keltepe’de bir kayak merkezimiz var, turizmi planlarken Keltepe ile Safranbolu’yu bir arada planlamamız gerekiyor.

Safranbolu’ya yeni planlamalar yaparken müze sayısını artırmak için uğraşıyoruz, Göztepe Tümülüsü Frig dönemine ait bir Tümülüs, orada Frig dönemini anlatan bir müze yapılması için projeler hazırlanıyor. Mevcut kent tarihi müzemiz arkeoloji müzesi olacak, Müze Müdürlüğü kuruldu, 2023 yılı içerisinde dönüşümü sağlanarak faaliyete açmayı planlıyoruz. Kalealtı İlkokulunun çalışması tamamlandı, orayı, Milli Egemenlik Evi  ve Hacı Hüseyinler Konağını müze yapmak istiyoruz. Tüm bu uygulamalar Safranbolu turizminin çeşitlendirilmesi adına oldukça önemli, ayrıca Kent Merkezinde planlanan Millet Bahçesinde Kardemir’in bir Demir Çelik müzesi yapımı ile ilgili hazırlıkları var.

Mayıs ayının sonlarında Türk Mutfağı etkinlikleri düzenledik çok da güzel oldu, bunu geleneksel hale getirebilirsek bir artı değer daha yaratmış oluyoruz. Kendi mutfağımızın gelen misafirlere sunulması oldukça önemli, en büyük eskiliklerimizden birisi de bizim yerel lezzetlerin yapıldığı herhangi bir tesisin yok denecek kadar az olması, gelen misafirin aklında “Karabük’e, Safranbolu’ya gittiğimde şu yemeği mutlaka yemeliyim” dedirtmemiz lazım. Gastronomi günlerinin her sene belli tarihlerde yapılması ve üzerinde düşünülmesi gerektiğine inanıyorum.

Hadrianaoupolis antik kenti geldiğimizden bu güne üstüne titreğimiz bir turizm değerimiz, bizim amaçlarımızdan bir tanesi de üç yapının üstünün kapatılması, gelen misafirlerin ziyaretine açılması ve ören yeri olarak ilan edilip kullanılması, ayrıca karşılama merkezinin yapılması. Gelinen süreçte bir yapının üstü kapandı, bitirmek üzereyiz, diğer yapı ile ilgili kaynak temin ettik yakın bir zamanda ihalesini yapacağız, karşılama merkezinin de ödeneği gönderildi onun da yakın bir tarihte ihalesini yapmış olacağız. 2023 yılında Hadrianoupolis Antik Kentini turizme kazandırmak istiyoruz, çok artısı olan bir yer, bahsettiğim Karaelmas Ekspresinin güzergâhında olan bir noktada.

2023 yılına çok daha hazırlıklı, çok daha planlı girmemiz lazım, fuarlarda yer almamız lazım, her türlü fuara hazırlıklı bir şekilde gidip orada bölgemizi tanıtmamız lazım. Toplantının hayırlı ve başarılı olmasını diliyorum.” diye konuştu.

Toplantı Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı yetkilileri ve Eskipazar Hadrianaoupolis Antik Kenti Kazı Başkanı Ersin Çelikbaş tarafından yapılan sunumlar ve karşılıklı fikir alışverişinde bulunulması ile sona erdi. (Nurettin Acar)

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin