Kastamonu’da yürütülen “İklimin Geleceği: Geleceğin İklimi” projesinde yer alan katılımcılar, iklim değişikliğine farkındalık oluşturmak amacı ile topladıkları yaprak ya da çiçek gibi bitkilerle kumaşlara baskı yaptı.
Avrupa Birliği Başkanlığı ve Türkiye Ulusal Ajansı tarafından desteklenen Polonya ve Kuzey Makedonya’nın ortak olduğu “ECOPRINT in Nature” projesinin de yürütücüsü olan Kastamonu Üniversitesi, petrol ürünlerinden ziyade doğada bulunan yaprak ya da çiçeklerin kullanılarak kumaşa yapılan baskıda da öncü olmaya devam ediyor. Birçok yabancı ülke ile ortak çalışmalar yürüterek iklim değişikliği ve geri dönüşüm konularında proje üreten Kastamonu Üniversitesi, “İklimin Geleceği: Geleceğin İklimi 2” projesi çerçevesinde doğal baskı etkinliği düzenledi. TÜBİTAK 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Destekleme Programı kapsamında desteklenen proje çerçevesinde düzenlenen etkinlikte katılımcılar, doğadan topladıkları, çiçek ya da yapraklarla, herhangi bir kimyasal madde kullanmadan kumaşa desen ve renk aktarımı yaptı.
“Doğanın sunmuş olduğu hediyelerden bir sanat ortaya çıkartmak istedik”
Projenin yürütücüsü Kastamonu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Berkan Güngör, “İklimin Geleceği: Geleceğin İklimi projesi çerçevesinde ’ecoprint’ etkinliği yapıyoruz. Ecoprint aslında ekolojik baskı diye de geçiyor. Bu etkinlikte doğanın bizlere sunmuş olduğu hediyelerden öğrencilerimizle birlikte bir sanat ortaya çıkartmak istedik. Doğanın kendi ve öz güzelliğini, saf güzelliğini, insan eliyle sanat eserine dönüştürebileceğimiz bir etkinlik yapmak istedik ve ekolojik baskı etkinliğimizi projemize katılanlarla buluşturduk” dedi.
“Bitkinin yumuş dallarını, çiçeklerini, tohumlarını ya da yapraklarını kullanabiliyoruz”
Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Önder Tor ise, “Bitkilerin farklı bölümlerini kullanarak kumaşa ekolojik baskı yapılıyor. Ekolojik baskı, aslında farklı kumaşlara da yapılabilir. İpeğe, yüzde 100 pamuk olan kumaşa, kot pantolonlarına ya da daha farklı kumaşlara bu baskı yapılabilir. Bazen deriye dahi yapılıyor. Doğanın bizlere vermiş olduğu bitkinin bölümlerini bizler kumaşa farklı yöntemlerle aktarabiliyoruz. Özellikle bitkinin yumuşak dalları var ise bunları kullanabiliyoruz, yapraklarını, çiçeklerini, tohumlarını kullanabiliyoruz. En güzeli ekolojik baskıda hangi bitkinin hangi bölümünün hangi kumaş üzerinde nasıl desen veya renk verdiğini gözlemleyebiliyoruz. Bir yaprak deseni kumaşın üzerinde sizlere bambaşka bir renk ile baskı verebiliyor. Yeşil bir yaprak bakıyorsunuz kumaşın üzerinde farklı yöntemler kullanılarak mor, pembe ya da daha farklı renk verebiliyor” diye konuştu
“Öğrendiğim bilgileri hayatımda da tecrübe etmek istiyorum”
Kastamonu Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve İşletmecilik Yüksek Lisans öğrencisi Sevilay Güleroğlu da, “Günümüzde iklim değişikliğinin eksilerini kendi yaşantımda görüyorum. Benim ailem tarımla ilgileniyor. Onların da yaşadıkları sorunlar sebebiyle benim hep dikkatimi çekiyordu. Berkan hocamızın da şu anda günümüzün sorunu ile ilgili projesinin olduğunu duyduğumda hemen başvurmak istedim. Burada öğrendiğim bilgileri gerek ileriki yıllarda yapacağım akademik çalışmalarımda kullanacağım ya da kendi günlük yaşantımda da öğrendiğim bilgileri tecrübe etmek istiyorum. Proje çerçevesinde olayların yaşandığı yerlere gidiyoruz. Taşköprü’de yanan ormanlık alanları ziyaret etti. Bozkurt’ta yaşanan sel felaketini yerinde görüp inceledik. Buraları ziyaret ettiğimde daha gerçekçi bir göz ile görüyorum. Teorik bilgilerden ziyade gördüklerimi somut bir şekilde kavramlaştırıyorum. Daha sonra akademik olarak bu yönetişim şeklini, iklimin yine kendi çerçevesinde tanımı ve alt kavramlarını öğrendim. Daha somut çalışmalar içerisinde yer almak istiyorum ileriki zamanlarda da” şeklinde konuştu.
“Burada öğrendiklerimi meslek hayatımda da umarım kullanabilirim”
Projeye katılan Kastamonu Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı yüksek lisans öğrencisi Ayşenur Kaya ise, “Ankara’dan katılıyorum. Projeye katılmamdaki amaçlarımdan bir tanesi kendi mesleğimi iklim adına nasıl geliştirebilirim düşüncesiydi. Kastamonu’ya geldikten sonra çok güzel deneyimler yaşadım. Proje tamamlanana kadar birçok bilgiye sahip olacağız. Olası işbirlikleri olsun, iklimin geleceği konusunda kendimi nasıl sağlam adımlarla ilerleyebileceğim konusunda birçok önemli bulgular elde ettim. Umarım bunu da meslek hayatımda kullanabilirim” ifadelerini kullandı.
“Proje sayesinde her şeyin sebebini daha çok hakimim ve neden sonuç ilişkisini kurabiliyorum”
İstanbul’dan projeye katılmak için Kastamonu’ya gelen Kayra Küçük, “Şu anda iklim ile ilgili problemler var. Daha yeni İstanbul’da su sıkıntısı ya da aktif olarak yanmaya devam eden ormanlarımız gündeme geliyor. Bunlar ülkemiz için çok büyük sıkıntılar oluyor. Bunların sebebi ne, bunlara karşı nasıl önlem alabileceğimizi öğrenmek için bu projeye katıldım. Taşköprü’de yanan ormanı, sel felaketi yaşanan Bozkurt’u ziyaret ettik. Burada her şeyi yerinde görmemizi sağladı. Bunların da olumlu yansımaları oldu. Çünkü artık her şeyin sebebine daha çok hakimim. Neden sonuç ilişkisini daha güzel kurabiliyorum” dedi.


İklim değişikliğine dikkat çekmek için kumaşlara ekolojik baskı yaptılar
Hemşirelik Haftası Sempozyumu gerçekleştirildi
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinde (BEUN) sağlık alanının en kutsal mesleklerinden biri olan hemşireliğin önemine dikkat çekmek amacıyla düzenlenen “Hemşirelik Haftası Sempozyumu” başladı.
Sezai Karakoç Kültür Merkezinde gerçekleştirilen sempozyumun açılış programına; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bekir Hakan Bakkal, Genel Sekreter Prof. Dr. Zehra Safi Öz, Türk Hemşireler Derneği Zonguldak Şube Başkanı Arife Ayaz, akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrenci katıldı.
Program, aziz şehitlerin anısına gerçekleştirilen saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Açılış töreni daha sonra protokol konuşmalarıyla devam etti.
Meltem Kürtüncü: “Hemşirelik; sabrın, fedakârlığın ve insan sevgisinin en güzel temsilidir”
Programın açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen BEUN Hemşirelik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Meltem Kürtüncü, hemşirelik mesleğinin vicdan, merhamet ve insan sevgisiyle icra edilen kutsal bir meslek olduğunu ifade ederek şu sözleri ifade etti:
“İnsan hayatının en zor anlarında umut olan hemşirelik; sabrın, fedakârlığın ve insan sevgisinin en güzel temsilidir. Sağlık hizmetlerinin ayrılmaz bir parçası olan hemşirelerimiz, gece gündüz demeden büyük bir özveriyle görev yapmaktadır. Üniversitemizde hemşirelik eğitiminin daha güçlü bir noktaya taşınması adına sunduğu kıymetli desteklerden dolayı Sayın Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e teşekkürlerimi sunuyor, tüm sağlık camiasının Hemşirelik Haftası’nı tebrik ediyorum.”
Arife Ayaz: “Hemşirelik; vicdanla yürütülen büyük bir insanlık görevidir”
Prof. Dr. Kürtüncü’nün ardından kürsüye gelen Türk Hemşireler Derneği Zonguldak Şube Başkanı Arife Ayaz ise hemşirelik mesleğinin toplum sağlığı açısından taşıdığı hayati öneme dikkat çekerek şu sözleri ifade etti:
“Hemşirelik; vicdanla yürütülen büyük bir insanlık görevidir. Bir hastanın acısını paylaşabilmek, en zor anında yanında olabilmek ve ona umut verebilmek büyük bir adanmışlık gerektirir. Sağlık sistemimizin kahramanlarından hemşirelerimiz, insan hayatına dokunan önemli bir sorumluluğu yerine getirmektedir. Bu vesileyle böylesine anlamlı bir programı düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”
Prof. Dr. Sibel Koçak’tan Rektör Özölçer’e teşekkür
Türk Hemşireler Derneği Zonguldak Şube Başkanı Arife Ayaz’ın ardından konuşmalarını yapmak üzere kürsüye gelen BEUN Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sibel Koçak ise hemşirelik eğitiminin toplum sağlığı açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu belirterek konuşmasında şu sözleri dile getirdi:
“Sağlık alanında nitelikli insan kaynağı yetiştirmek, güçlü bir akademik vizyon ile mümkündür. Üniversitemiz Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Hemşirelik Bölümümüz son yıllarda akademik ve fiziki alanlarda, sosyal ve toplumsal farkındalığı ele alan çalışmalarda önemli gelişimler göstermektedir. Üniversitemizde hemşirelik mesleğine ve sağlık eğitimine verdiği kıymetli destekler ile Üniversitemizin sağlık alanında her geçen gün daha güçlü bir noktaya ulaşmasına sunduğu katkılardan dolayı Sayın Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e teşekkürlerimi arz ediyorum.”
Rektör Özölçer: “Sabrın, emeğin ve insan sevgisinin yaşayan temsilcileri”
Prof. Dr. Koçak’ın ardından kürsüye gelen BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer ise Hemşirelik Haftası’nın anlam ve önemine dair yaptığı konuşmada sağlık çalışanlarının toplum için taşıdığı değere vurgu yaparak şu ifadeleri dile getirdi:
“Hemşirelik Haftası vesilesiyle başta Üniversitemiz Hastanesinde görev yapan kıymetli hemşirelerimiz olmak üzere, ülkemizin dört bir yanında ve dünyanın neresinde olursa olsun insan sağlığı için gece gündüz demeden fedakârca çalışan tüm hemşirelerimize gönülden şükranlarımı sunuyorum. İnsanlığa şifa olmak için çıktıkları bu kutlu yolda; merhameti bilgiyle, sabrı vicdanla ve emeği insan sevgisiyle birleştiren sağlık çalışanlarımızın Hemşirelik Haftası’nı en içten dileklerimle kutluyorum.
Geçtiğimiz ay Hemşirelik Bölümümüzde öğrenim gören 180 öğrencimize üniformalarını giydirdik. O gün öğrencilerimizin meslek hayatına hazırlandıkları ilk adımlarına hep birlikte şahitlik ettik. Hz. Mevlânâ’nın ifade ettiği gibi: ‘Sevgiden acılar tatlılaşır, sevgiden bakırlar altın olur, sevgiden dertler şifa bulur.’
Şüphesiz sağlık hizmetlerinin temelinde sevgi, merhamet ve insanı yaşatma iradesi vardır. Nitekim bizler de bu inancın ışığında yarın Üniversite Hastanemizde uzmanlık eğitimlerini başarıyla tamamlayan hemşirelerimize teşekkür belgelerini takdim edeceğiz. Aynı zamanda yirmi yıl boyunca büyük bir fedakârlıkla görev yapan kıymetli hemşirelerimize plaketlerini sunacağız. Şimdiden kendilerini yürekten tebrik ediyor; meslek hayatlarında sağlık, huzur ve kolaylıklar diliyorum. Hemşirelerimizin her biri; sabrın, emeğin ve insan sevgisinin yaşayan temsilcileridir. Onların üstün gayreti insanlığa adanmış büyük bir hizmettir. İşte bu hizmet onuruna düzenlenen sempozyum vesilesiyle bugün burada alanında deneyimli akademisyenlerimiz, ilmi edinmenin heyecanı taşıyan öğrencilerimiz ve sağlık alanına gönül vermiş kıymetli çalışma arkadaşlarımızla birlikte yeni ufuklara kapı aralamak için bir araya geldik. Sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçen, programa ülkemizin farklı kuruluşlarından katılım sağlayarak bu bilimsel zemini zenginleştiren tüm ilim insanlarına, değerli araştırmacılara ve kıymetli misafirlerimize yürekten teşekkür ediyor; sempozyumun hayırlı olmasını temenni ediyorum.”
Konuşmacılara teşekkür belgesi takdim edildi
Yapılan konuşmaların ardından sempozyumun açılış töreni; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer tarafından sempozyumda konuşmacı olarak yer alan akademisyenlere teşekkür belgesi ve çiçek takdim edilmesiyle devam etti.
Program, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi. Hemşirelik Haftası etkinlikleri hafta boyunca çeşitli programlarla devam edecek.

