İçişleri Bakanı Soylu canlı yayında Cumhurbaşkanlığı yarışında son durumu paylaştı - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
15 Nisan, 2023 13:32 tarihinde yayınlandı
0
0

İçişleri Bakanı Soylu canlı yayında Cumhurbaşkanlığı yarışında son durumu paylaştı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, TGRT Haber canlı yayınında gündemdeki konularla ilgili Ankara Temsilcisi Ercan Gürses’in sorularını cevapladı. Kanala TOGG ile gelen Soylu, ”Çok esnek bir araba. Bindiğinizde diğer arabalar ötekileşiyor” dedi. Seçimlere ilişkin son durumu paylaşan Bakan Soylu, ”İlk turda Cumhurbaşkanı Erdoğan olacak. AK Parti Yüzde 50’nin üzerinde alıyoruz” ifadelerini kullandı.

14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimleri’nde geri sayım başladı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu TGRT Haber canlı yayınında TGRT Ankara Temsilcisi Ercan Gürses’in sorularını cevapladı. Deprem bölgesindeki çalışmalarla ilgili bilgiler veren Bakan Soylu, ”7 fay kırığıyla ilgili ilk kez karşılaşıyoruz. Depremle küçük kıyameti yaşamış olduk” dedi. Cumhurbaşkanlığı yarışında AK Parti’nin önde olduğunu söyleyen Soylu Muharrem İnce’nin adaylığı konusunda ”bizi etkilemez” yorumunda bulundu. Soylu muhalefetin eleştirdiği başkanlık sistemiyle ilgili de ”siyasi istikrarı yakaladık. Parlementer Sistem olsaydı pandemide hükümet düşerdi” diye konuştu.

Bakan Soylu’nun açıklamalarından satır başları:

“Araba sürmek güzel bir şey, Togg’u sürmek daha güzel bir şey. Çok esnek bir araba. Sempatik, sürüş sempatisi olan bir araba. Tasarımından tutun sürüş keyfine kadar her şey, güvenliğine kadar her şey en ince noktasına kadar iyi tasarlanmış, iyi realize edilmiş, bunun dışında da seri bir araba. Sessiz bir araba ve en önemlisi, otururken başka araçlara, böyle bir duygunuz var mı bilmiyorum ama ‘öteki’ gibisiniz. Fakat Togg bizim olduğu için öteki gibi değilsiniz.”,

”Yerli ve milli, TÜBİTAK tarafından üretilen ve artık görüntü aktarımı konusunda da gerek afet yönetimi olsun, gerek savunmada olsun… Bütün bunlarda kapasitemizi daha fazla genişletecek ve bizim olan bitr İMECE uydusuyla güne başladık. Bu konseptimiz, stratejimiz çok başarılı bir şekilde devam ediyor.”

DEPREM’DE SON DURUM

”Geçiçi barınmayı devam ettirmeyi çalışıyoruz. Vatandaşımız 1 sene sonra evine geçecek. Evet depremin bir yıkıcı etkisi oluyor, büyük maliyetleri oluyor. İnsanımızı, canımızı kaybediyoruz ama bu başka bir şey. Biz 3 fay kırığına kadar çalıştık doğru, ama 7 fay kırığıyla ilk kez karşı karşıya kalıyoruz. 11 vilayetin tamamını etkileyen, vatandaşımızın deyimiyle ‘küçük kıyamet’i yaşamış olduk. 26 bin sadece arama-kurtarma yapılan enkaz var, bu az bir rakam değil. Biz acil yıkılacak-yıkılmış binaların enkazlarını taşıyoruz.”

“ENKAZ YÜZDE 90 KALDIRILDI”

”Bölgede büyük enkaz var, kaldırılıyor. Bu enkazın kaldırılması iki aşamada gerçekleşiyor. Deprem zamanında yıkılmış kaldırılması gereken ikincisi aciliyeti olan konutların yıkılması, kaldırılması. Hepsi teker teker planlandı. Hesaplar uymazsa canlı olarak orda müdahale edip düzeltebiliyorsunuz. Hatay’da yüzde 75 enkaz kaldırıldı. Diğer illerde yüzde 90’ı aştı.”

”Deprem bölgesinde bir milletin asaletini gördük. Bizim medeniyetimizin neyi ifade ettiğini gördük. Bu topraklarda nasıl yaşadığımızı gördük. Yardımseverlik, kardeşlik duygusunu bunun nasıl gerçekleştirilebileceğini gördük. Belediyelerimizin, kamu kuruluşların, askerlerin, gönüllülerin, polislerin, sivil toplum kuruluşlarının her görevi nasıl yapabileceklerini gördük. Valilerimiz koordine etti herhangi bir kaos olmadan.”

“Şehirde kalan hayatın suyunu, elektriğini, doğal gazını hatta mazotunu, bütün bunlara kadar altyapısını yeniden işlevsel hale getirebilmek için büyük çaba sarf ettik” diyen Bakan Soylu, şunları söyledi:

“Çok ciddi seferberlik ortaya koyduk. 730 binin üzerinde çadır kurduk. Çadırların hepsini altyapıları hazırlanmış, yanında tuvaleti-banyosu olan, çamaşır-kurutma makinesi olan, standardı her gün yükselttiğimiz sürece çevirdik. Konteyner kent alanlarına konteyner kentler kurmaya başladık. 2 ay içerisinde 100 bin kuracağız, sonrasında 200 bin kuracağız. Yağmurlar altyapıda aksamalara neden oldu ancak gece-gündüz çalışarak devam ediyoruz. Sadece konteynerları getirip koyuyor değiliz, bir ilçenin altyapısı nasıl hazırlanıyorsa kanalizasyonu, yolu, eğitim tesisi, yönetim binası… Ona göre hazırlıyor devam ettiriyoruz.”

BAKANLARIN VEKİLLİK ADAYLIĞI

”Biz Türkiye’nin yüzyılında neler yapacağız? Cumhurbaşkanımız çalışmalar neticesinde bunları ortaya koydu. Parti karar verir, herkes formasını giyer, maçına çıkar. En önemlisi milletin önüne çıkabilmeye layık olmak.

”İstanbul 2. bölgeden milletvekili adayıyız. Büyük de bir heyecan yaşıyoruz. İnşallah hem partimizin güvenini mahcup etmeyecek hem de milletimizin güvenini mahcup etmeyecek bir kampanya olacak. Parlamenter hükümet sistemi olsaydı pandemide hükümet düşmüştü. Parlamenter hükümet sistemi olsaydı dolar, döviz krizinde ya da saldırısında hükümet tamamen yerle yeksan olmuştu çünkü onun için hazırlanıyor. Bir saldırı yapıp kriz oluşturayım ve siyasi istikrarı bir şekilde zedeleyeyim.. Ancak Cumhurbaşkanılığı Hükümet Sistemi tamamen krizlere panzehirdir ve bütün krizlerin nasıl yönetilebileceğine dair panzehir ortaya koymuştur.”

SEÇİM TAHMİNİ

Temel motivasyonumuz 20 yılda yapılamayacakları yaptık. Azerbaycan, Alevi, Ayasoyfa, Türkiye’de terör meselesi olmak üzere…

”AK Parti oldurmaz denilen her şeyi oldurdu. Türkiye Yüzyılı da temel motivasyon kaynağımızdır. Kendi enerjimizin kendimizin karşılaması, TOGG’a yeni markalar eklemek, savunma sanayiyi daha iyi seviyeye getirmek. İMECE’ye bir İMECE daha eklemektir. Bizim temel motivasyon kaynağımız dış ticaretimizi arttırmaktır. Motivasyonumuz kişi başı 20 bin dolar seviyesine gelmek.”

“50’NİN ÜZERİNDE SEÇİMİ ALIYORUZ”

”Toplumun önüne kimse ben seçim kaybedeceğim diye çıkmaz. Çıkmamalı! 35 yıldır aktif siyasetin içindeyim. Bir tecrübemiz var ve sahayı görüyorum. Vatandaşımızın neler söylediğini çok net duyuyorum. Siyaset rasyonel ve bilimsel bir meseledir. 1995 Gaziosmanpaşa ilçe başkanlığından beridir araştırmalar yapıldı. AK Parti’nin alacağı oy açık. Birinci turda Allah’ın izniyle alıyoruz. Yüzde 50’nin üzerinde 1, 1.5 puanla alıyoruz. Erdoğan ilk turda Cumhurbaşkanı.”

MUHARREM İNCE AÇIKLAMASI

”Muharrem İnce faktörünü nasıl görüyorsunuz?” sorusuna Bakan Soylu, ”Her seçimin kendine ait bir süreci vardır. Şöyle bir durum var. Birinci seçimde kazanacağız bizi çok etkileyecek bir faktör değil” şeklinde cevap verdi.

HDP’YE TEPKİ

”Yeşil Sol Parti aslında HDP’dir. CHP PKK’nın enkazı HDP’yi taşımıştır. PKK ve HDP Kılıçdaroğlu’nu desteklemekte. Kılıçdaroğlu PYD terör örgütü değildir dedi. CHP’den vaatleri doğrulama var. FETÖ’cüleri kamuya döndürecek olan CHP’dir. Dağlarda 88 terörist kaldı. Evlatlarımızı katlettiler. Belediyeleri PKK yönetiyordu. Sokağın tozunu emmiş adamım. 2014 yılında Ağrı’da yenilenen seçime gittim. 18 yaşındaki kız HDP’nin yöneticilerini parmağında oynatıyordu. PKK’ya paraları HDP yolluyordu. 6-8 Ekim’de evlatlarımızı kim öldürdü? PKK öğretmenlerin, doktorların gelmesine engeldir.”

SEZGİN TANRIKULU’YA CEVAP

CHP’li Sezgin Tanrıkulu’nun ‘PKK silah bırakma sürecine girecek’ açıklamasına Bakan Soylu, ”dayağı yiyip tepesine bindiğiniz anda silah bırakalım derleri. Sınırlarımızın ötesinde kahramanlık öyküleri yazılıyor” şeklinde cevap verdi.

SIĞINMACI KONUSU

Bakan Soylu sığınmacı konusuna ilişkin şunları söyledi:

”İstikametimizden rotamızdan sapmadık. Dünyanın en büyük sınaması göç sınamasıdır. Suriye’de gezen bir kardeşiniz olarak söylüyorum. 2 milyon Afgan’ın İran sınırında nasıl bekletildiğini bildiğim için söylüyorum. 3 milyon 420 bin Suriyeli var. 550 bin Suriyeli geri dönmüştür. Suriyeli 239 bin Suriyeli vatandaş olmuştur. Suriyeli Türkmenleri de artık vatandaş yapmaya başladık. 10 bini aşkın Uygur Türkünü, 114 bin Ahıska Türkünü vatandaş yaptık.”

JANDARMAYA PROMOSYON MÜJDESİ

Polis ve Jandarmalara müjde veren Bakan Soylu şunları söyledi:

”Yayınlanan genelgeye rağmen 12/36 mesai uygulaması İstanbul Ankara dahil pek çok ilde uygulanmıyor” söylentilerine Bakan Soylu, ”uygulanıyor. Ben polisimin ve jandarmamın dinlenmesini istiyorum. Polislere 10 bin kadro daha açılacak. Polislere doğudan sonra istediği yere gitmesini sağladık” dedi. Ayrıca Bakan Soylu, Uzman Çavuşlarla ilgili, ”Meclis’in elinde çalışma var. Önümüzdeki dönem yasalaşacak. Polis promosyonları yapıldı. 27 bin artı ek 2500 lira promosyon harcalamaları var” dedi (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay