Reklam
Reklam
ran
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
28 Şubat, 2025 12:36 tarihinde yayınlandı
0

Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan

On bir ayın sultanı Ramazan ayı, 2025 yılında 1 Mart tarihinde başlayacak. Müslümanlar, Ramazan’ın manevi atmosferine 28 Şubat Cuma günü kılınacak ilk Teravih Namazı ile girecekler. Aynı gece sahura kalkılarak oruç ibadeti eda edilmeye başlanacak.

On bir ayın sultanı Ramazan’ın ilk Teravih Namazı 28 Şubat Cuma günü kılınacak, 28 Şubat’ı 1 Mart’a bağlayan gece sahura kalkılacak.

KARABÜK’TE İLK İFTAR 1 MART’TA

Karabük’te Ramazan ayının ilk iftarı, 1 Mart 2025 tarihinde, akşam ezanı ile birlikte saat 18:47’de gerçekleştirilecek. Ramazan ayı boyunca önceki yıllarda olduğu gibi sabah ezanları imsak vaktiyle birlikte okunacak.  Oruç, sabah ezanının okunmaya başlamasıyla başlayacak ve iftar vaktine kadar devam edecek.

RAMAZAN AYI BOYUNCA CAMİLERDE ÖZEL PROGRAMLAR

Ramazan boyunca tüm camilerde mukabele okunacak, vaaz ve irşat programları düzenlenecek. İbadet hayatının daha yoğun şekilde yaşandığı bu mübarek ayda teravih namazı, mukabele, fıtır sadakası ve itikaf gibi ibadetler yerine getirilecek.

KADİR GECESİ 26 MART’TA

Bu mübarek ayın en önemli gecelerinden biri olan Kadir Gecesi, 26 Mart’ta idrak edilecek. Kur’an-ı Kerim’de “bin aydan daha hayırlı” olduğu bildirilen bu gece, ibadetlerle ihya edilecek. Duaların kabul olduğu, manevi hazzın doruğa ulaştığı bu mübarek gecede Müslümanlar, af ve mağfiret dilekleriyle Allah’a yönelerek ibadetlerini sürdürecekler.

Ramazan Bayramı ise 30 Mart 2025 tarihinde başlayacak. Üç gün sürecek bayram boyunca Müslümanlar, sevdikleriyle bayramlaşacak, ihtiyaç sahiplerine yardım eli uzatarak Ramazan’ın bereketini paylaşacaklar.

2025 YILI FİTRE BEDELİ 180 TL OLARAK BELİRLENDİ

Diyanet İşleri Başkanlığı, 2025 yılı için fitre bedelini 180 Türk Lirası olarak belirledi. Ramazan boyunca verilecek fitreler, ihtiyaç sahiplerine ulaştırılarak toplumsal yardımlaşma ve dayanışmaya katkı sağlayacak. Oruç tutamayacak durumda olanlar için fidye miktarı da belirlenen kriterler doğrultusunda verilecek. 

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr gurdal yilmaz hanta virusu yeni bir salgin degil K5v6eWSQ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Haziran, 2026 16:37 tarihinde yayınlandı
0 0

Prof. Dr. Gürdal Yılmaz: “Hanta virüsü yeni bir salgın değil”

Dünyada yeniden gündeme gelen hanta virüsü vakaları endişe oluştururken, uzmanlar hastalığın yeni bir salgın olmadığını ve uzun yıllardır görüldüğünü belirtiyor.

Özellikle bir gemide ortaya çıkan toplu vakaların dikkat çekmesiyle yeniden konuşulan hanta virüsünün farklı türlerinin bulunduğunu belirten uzmanlar, Türkiye’deki vakaların gemide görülen türle aynı olmadığını vurguluyor.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr Gürdal Yılmaz, gemide görülen vakaların kısa sürede ortaya çıkması dikkat çekse de hanta virüsü dünyanın birçok bölgesinde uzun zamandır bilinen bir enfeksiyon hastalığı olduğunu hatırlattı.

Türkiye’de daha çok böbrek tutulumuyla seyreden ve böbrek yetmezliğine neden olabilen formların görüldüğünü kaydeden Yılmaz, bu türlerin tedaviye yanıt verme ihtimalinin daha yüksek olduğunu gemide görülen vakaların ise daha çok akciğerleri etkileyerek solunum sıkıntısına yol açan ve ölüm oranı daha yüksek türler olduğunu belirtti.

Hanta virüsünün de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi viral bir enfeksiyon olduğunu kaydeden Yılmaz, özellikle İskandinav ülkeleri, Almanya, Kuzey Avrupa ve Amerika’da görülen tiplerin daha fazla öne çıktığını, Türkiye’de görülen formların ise Balkanlar ve Karadeniz bölgesinde rastlanan, daha hafif seyirli tipler olduğunu ifade etti.

“Hanta virüsü salgını aslında daha önceden bu yana görülen bir salgın”

Dünyada bildirilen hanta virüsü salgınının daha önceden bu yana görülen bir salgın olduğunu belirten Yılmaz, “Yani yeni bir salgın değil. Geminin içinde olmasıyla birlikte etkilenen kişiler bir anda ortaya çıktı. Ancak hanta virüsü her yerde görülebiliyor. Bizde de eskiden beri hanta virüsü vardı ve tanı koyuyorduk. Ancak bizde görülen hanta virüsü, o gemide görülen türle aynı değil. Bizde daha çok böbrek tutulumuyla seyreden, böbrek yetmezliğine yol açabilen ancak tedavi edilme ihtimali daha yüksek olan formlar görülüyor. Oradaki vakalar ise daha çok akciğeri tutup solunum sıkıntısıyla ilerleyen ve daha öldürücü tiplerdi. O da bir virüstür. KKKA nasıl bir virüsse, hanta virüs enfeksiyonları da viral bir enfeksiyondur. Dünyayı tehdit eden noktasında, İskandinav ülkelerinde, Almanya’da, Kuzey Avrupa’da ve Amerika’da görülebilen tipleri öne çıkıyor. Bizdeki form ise Balkanlar ve Karadeniz’de görülen, daha hafif seyreden formlardır” dedi.

“Viral enfeksiyonlar her zaman birer tehdit”

Viral enfeksiyonların her zaman bir tehdit olduğunu belirten Yılmaz, ancak büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık olmadığını kaydederek, “Viral enfeksiyonlar her zaman bir tehdittir. Ancak böyle büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık değildir. Ebola virüsü de var. Ebola, Afrika kökenli bir hastalıktır ve daha tehlikelidir. Çünkü yakalandığında yüzde 90’lara varan ölüm oranları vardır. Özellikle oralara seyahat eden kişiler açısından önem arz eder. Dünya artık küçük, herkes her yere gidebiliyor. Oradan kişiler buraya gelebilir” diye konuştu.

Enfeksiyon hastalıklarından korunmanın yolları

Enfeksiyon hastalıkları, virüsler ve bakterilerden korunmanın yolları ile ilgili olarak ise Yılmaz “Kalabalık yerlerde maske kullanımı ve el yıkama çok önemlidir. Toplu bir yere girerken ’bana bir şey bulaşır mı’ sorusunu kendimize sormamız bile önlem almak açısından yeterlidir. Bu virüsler ülkemize her an gelebilir. Örneğin Batı Nil ensefaliti daha önce ülkemizde yoktu, sonradan görülmeye başlandı. Özellikle Batı Anadolu ve Marmara bölgelerinde görülüyor. Batı Nil ensefaliti de bir virüstür ve artık ülkemizde de görülmeye başladı” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin