Hitit Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Fakültesi’nde “100. Yılında Cumhuriyet Kazanımları ve Tarihin Tanıkları Gazilerimiz” başlıklı panel düzenlendi.
Abdülkadir Ozulu Konferans Salonu’nda düzenlenen panele Fen Edebiyat Fakültesi dekanı Prof. Dr. Özer Şenödeyici, öğretim üyeleri, öğrenciler ve çok sayıda Kıbrıs gazisi katıldı.
Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Demiryürek Moderatörlüğünde düzenlenen panelde Tarih Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Bakan, Türkiye Muharip Gaziler Derneği Çorum Şubesi Başkanı Gazi Muharrem Gül ve Tarih Bölümü Yüksek Lisans Öğrencisi Serhat Gençer’in konuşmalarıyla gerçekleştirildi. Panelde genellikle Kıbrıs’ın konuşulacağını ifade eden Prof. Dr. Mehmet Demiryürek, Kıbrıs’ın Türk Tarihi açısından önemine vurgulayarak mikrofonu ilk konuşmacı Serhat Gençer’e bıraktı.
“Kıbrıs Türklerinin Milli Mücadelesi ve Kayıp Türkler Meselesi” başlıklı konuşmasında Serhat Gençer, Kıbrıs’ın İngilizler tarafından ilhak edilmesi ve sonrasındaki İngiliz yönetiminden bahsedip, Ada’nın Yunanistan’a bağlanmasını arzulayan EOKA terör örgütünün kuruluşu ve Türklerin Ada’dan silinmesi için çabalarından söz ederek konuşmasına başladı. Gençer, 21 Aralık 1963’te başlayan ve Kanlı Noel olarak adlandırılan, sonraki günlerde Kıbrıs’ın genelinde Türklere yönelik gerçekleştirilen vahşi saldırılardan söz etti. Bu dönemde sayıları birkaç bine ulaşan Kıbrıslı Türkün çeşitli şekillerde kaçırılarak kaybedildiğine dair çeşitli örnekler verdi. Gençer kaçırılan Türklerin neredeyse tamamının öldürüldüğünü ve bunlara ait toplu mezarların sonraki yıllarda ortaya çıktığını ifade etti. Gençer, bir daha böyle katliamların yaşanmaması için bu olayların unutulmaması gerektiğini vurgulayarak konuşmasını sonlandırdı.
Paneldeki ikinci konuşmacı Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Bakan “Cumhuriyetin ilanı ve Cumhuriyet’in Kazanımlarından bahsederek, Türkiye Muharip Gaziler Derneği Çorum Şubesi Başkanı Gazi Muharrem Gül ile söyleşi şeklinde bir sunum yapacağını dile getirerek konuşmasına başladı. Mustafa Bakan, Cumhuriyetin kazanımları hususunda Milli Mücadele’nin ardından ülkemizde inşa edilen eğitim, kültür, sanayi ve iktisadi alanlarda faaliyet gösteren pek çok kurum ve fabrikanın faaliyetlerini anlattı.
Söz konusu kurumların Türkiye Cumhuriyeti’ni yücelten ve yükselten iktisadi teşebbüsler olduğunu vurgulayan Mustafa Bakan, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kıbrıs’taki soydaşlarımızın uğradığı katliamlar ve haksızlıklar karşısında Ada’daki Türklerin korunabilmesinin Cumhuriyetinin ülkemiz ve halkımıza kazandırdıkları sayesinde mümkün olabildiğini dile getirdi. Bu çerçevede sözü Kıbrıs Gazisi Muharrem Gül’e bırakan Mustafa Bakan, kendisinden Kıbrıs hatıralarını anlatmasını rica etti.
Türkiye Muharip Gaziler Derneği Çorum Şubesi Başkanı Muharrem Gül, Kıbrıs’a jandarma Komandosu olarak gittiğini ve Girne’ye paraşüt indirmesi yaptıklarını ifade ederek, Kıbrıs’taki Türk Mücahitlerin kendilerine çıkarma sırasında rehberlik ettiğini aktaran Muharrem Gül, Ada’daki pek çok Türkün katledilmiş olduğunu acı bir şekilde gözlemlemiş olduklarını dinleyicilerle paylaştı. Muharrem Gül’ün konuşmasının ardından panele katılan gaziler Kıbrıs’a dair çeşitli hatıralarını salonu dolduran dinleyicilerle paylaştı.
Türk gençlerine her zaman büyük görevler düştüğünü ve her daim çok çalışmaları gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Mehmet Demiryürek, bütün şehitlerimizi rahmetle anıp, gazilerimize teşekkür ederek paneli sonlandırdı.
Panel sonunda öğrenciler gaziler ile uzun süre sohbet edip hatıra fotoğrafı çektirdiler.


Hitit Üniversitesi’nde “100. Yılında Cumhuriyet Kazanımları ve Tarihin Tanıkları Gazilerimiz” konulu panel düzenlendi
Tokat’ta Yeşilırmak taştı, 8 asırlık taş köprünün üç gözü su altında kaldı
Tokat’ta Yeşilırmak’ın taşmasıyla tarım arazileri sular altında kalırken, 788 yıllık tarihi köprünün üç gözü de suya gömüldü.
Tokat’ta etkili olan sağanak yağış ve Almus Barajı’nın maksimum doluluk seviyesine ulaşmasının ardından dolusavaktan su tahliyesinin devam etmesi ile Yeşilırmak’ta taşkın meydana geldi. Irmak kenarındaki tarım arazileri ile Pazar ilçe girişindeki 1238 yapımı tarihi Selçuklu taş köprüsünün 4 gözünden 3’ü su içinde kaldı.
Yöre sakinlerinden Cemalettin Horosan, “1993 yılında yine ırmak gece gündüz aktı. O sene de yine aynı bu aylardaydı. Sonrasında ise arazimize giremedik. Araziye girdikten sonra da bir mahsul alamadık. Bu seneki ise daha da farklı yağdı. Biz daha bunu kaldıramayız. Allah’tan ümit kesilmez ama ümidimizi de yitirdik. Bu daha da akmaya devem ettiği için daha da bir faydası olmaz. Ekimini yaptığım 70 dönüm arazim su altında kaldı. Ekilen arazinin dekar başına 8 bin TL masrafı var. Bunun altından nasıl kalkacağız bilmiyorum. Bu kadar yükseldiğini bilmiyorum. Bu kadar su hiç yoktu. Bu tarih unutulmayacak bir tarih, Allah bir daha göstermesin inşallah” dedi.

