Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
25 Temmuz, 2023 10:19 tarihinde yayınlandı
0

Her gün 200 kilometre yol kat edip sarımsak tarlasında çalışıyorlar

Sinop’un Boyabat ilçesinde ikamet eden öğrenciler, yaşıtları tatil yaparken, her gün 200 kilometrelik yolu kat ederek geldikleri Kastamonu‘nun Taşköprü ilçesinde sarımsak tarlalarında çalışıyor.
Üreticisinin “beyaz altın” olarak adlandırdığı ve dünyanın en kaliteli sarımsağı olarak gösterilen Taşköprü sarımsağının hasadı devam ediyor. Avrupa Birliği (AB) ile Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescil edilen dünyaca ünlü Taşköprü sarımsağının hasadında büyükler kadar öğrenciler de çalışıyor. Sinop’un Boyabat ilçesinde ikamet eden öğrenciler, her gün yaklaşık 200 kilometrelik yolu kat ederek geldikleri Kastamonu‘nun Taşköprü ilçesindeki sarımsak tarlalarında çalışıyor. Okul harçlığı biriktirmek ve aile bütçesine destek olmak için sarımsak tarlalarında çalışan öğrenciler, 3 saat süren yolculuğun ardından sarımsak tarlalarına ulaşıyor.

“Yaşıtlarımız tatil yaparken bizler sarımsak tarlasında çalışıyoruz”
11. sınıf öğrencisi Büşra Kahraman, “Yaz tatili başladı, tatilde evde oturmak yerine tarlaya çalışmaya geldim. Burada para kazanıyorum. Buradan kazandığım para ile okul ihtiyaçlarımı karşılamayı düşünüyorum, aile bütçesine destek olurum. Ben polis olmak istiyorum. İnşallah olurum. Severek çalışıyorum. Benim yaşıtlarım belki şu anda geziyorlardır, tatil yapıyorlardır. Ben tarlada çalışıyorum, bundan da mutluyum. Aileme destek oluyorum, okul ihtiyaçlarımı karşılarım” dedi.

“En büyük hayalim fotoğrafçı olmak, kamera almak istiyorum”
Sinop’un Boyabat ilçesinden Kastamonu‘nun Taşköprü ilçesine sarımsak sökümü için gelen lise öğrencisi Rabia Nur Kahraman ise, “Taşköprü’ye sarımsak toplamaya geldik. Aslında buraya okul harçlığımı çıkartmak için geldim. Aileme destek olmak için geliyorum. Burada sarımsakları topraktan çıkartıp topluyoruz. Hem harçlığımı çıkartacağım hem de aileme destek olmak için çalışıyorum. En büyük hayalim fotoğrafçı olmak, kamera almak istiyorum. Sosyal medya sayfam var, sayfamı büyütmeye çalışıyorum” diye konuştu.
Traktör ile topraktan çıkartılan sarımsakları topladıklarını söyleyen Kahraman, “Bu topladığımız sarımsakların uçlarını temizleyip bir bağ haline getiriyoruz ve bağladıktan sonra tarlaya tekrar bırakıyoruz. Zor değil ama sıcak olduğu için biraz zorluyor” şeklinde konuştu.
Taşköprü Meslek Yüksek Okulu öğrencisi Oğuzhan Ertaş da, “Taşköprü’den sarımsak tarlasına okul harçlığımı çıkartmak için geliyorum. Traktör söktükten sonra sarımsakların bağlamasını yapıyoruz” ifadelerini kullandı.
9 yaşından beri Taşköprü’de sarımsak tarlasında çalıştığını söyleyen Şehriye Ersoy, “Sarımsağımızın her yeri ilaçtır, antibiyotiktir. Antibiyotik özellik içerdiği için evimizin gözbebeğidir. Bizim sarımsağımız ünlü bir sarımsaktır, Kastamonu‘nun sarımsağıdır. Taşköprü sarımsağının festivalleri de yapılır. Bize misafir gelen konuklarımıza sarımsağımızı anlatırız. Bizlerin bütün emekleri ve kazançları sarımsaktan geliyor” diye konuştu. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin