Karabük Üniversitesi öğrencileri, yaralı sokak kedilerinin tedavileri için kampüste yuva kurdu. Öğrenciler ayrıca ‘Kediversite’ adını verdikleri yuvadaki kedilerin yiyecek ihtiyaçlarını da kendileri karşılıyor.
Karabük Üniversitesi Hayvan Hakları Kulübü üyeleri, Rektörlüğün de desteği ile yaralı sokak kedilerinin tedavileri için etrafını tel örgülerle çevirdikleri Demir Çelik kampüsündeki. 300 metre karelik bir alana yuva kurdu. Doğal ve ev ortamındaki yuvaya ‘Kediversite’ adını veren öğrencilere üniversite yönetimi de büyük destek veriyor. Kedilerin yiyecek ihtiyaçlarının giderini öğrenciler harçlıklarından karşılarken, sağlık giderlerini ise Safranbolu Belediyesi karşılıyor.
Karabük Üniversitesi İşletme Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Sırma Oya Tekvar, hayvan bakım evlerinde daha çok sokak köpeklerinin olduğunu ve bunların bakımlarının yapıldığını ve kediler için bunun pek mümkün olmadığını söyledi.
Çevrede çok fazla sayıda kedi olduğunu belirten Tekvar, “Geçici heveslerle alınan kediler sokağa terk ediliyor. Bir parça da olsun bunun önüne geçebilmek için daha çok araçların çarpması sonucu sakatlanan ve hastalanan kedilerin tedavilerini, bakımlarını sağlayabilmek bu vesile ile de hem öğrenciler hem de vatandaşlara bilgi aktarabilmek, onları bilinçlendirebilmek farkındalık oluşturabilmek adına böyle bir proje başladı. Yaralı kedileri önce Safranbolu Hayvan Barınağına götürüyoruz. Burada görevli veterinerlerin kontrollerinden sonra aldığımız kedileri burada geçici bakımlarını sağlıyoruz. Kedileri daha sonra sahiplendiriyoruz. Kedilerin mama ve suları öğrencilerim tarafından her gün veriliyor. Yiyecek ihtiyaçlarını kendi cebimizden karşılıyoruz. Geçici hevesle alınan hayvanlar bakamıyoruz diye sokağa atılıyor veya Belediye Hayvan barınağına veriliyor. Şimdi burası duyulmaya başladı. Biz bu kediye bakamıyoruz gelin siz bakın demenin sonu yok. Ne bizim ne de öğrencilerimin ekonomisi buna yeterli değil. Öğrencilerim ödev, ders, vize, sınav demeden buraya gelerek hayvanların bakımını yapıyor. Bu çok büyük bir sorumluluk, yükümlülüğü çok fazla. Dolayısıyla insanların geçici hevesle alıp biz buna bakamıyormuşuz meğer deyip buraya sağlıklı hayvan bırakmasın” dedi.
Karabük Üniversitesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Öğrencisi 4’üncü sınıf öğrencisi Atiye Nur Ataç ise sakat kedilere umut olmak, hayatlarına katkıda bulunmak için ‘Kediversite’yi kurduklarını ve bununda Üniversite’nin içinde kurulmuş Türkiye’de ilk olduğunu söyledi.


Hayvansever Öğrencilerden Anlamlı Proje
İran’ın Trabzon Başkonsolosu Mohebati: “Dünya, İranlıların dimdik dayanmasına çok şaşırdı”
İran İslam Cumhuriyeti’nin Trabzon Başkonsolosu Naser Mohebati, dünyanın İranlıların saldırılara dimdik dayanmasına çok şaşırdığını belirterek, “Ülkemiz bir iki günlük kültüre sahip değil. Tarih boyu kültürümüz ve medeniyetimiz var. Bu kolaylıkla yıkılmaz, yakılmaz” dedi.
İran İslam Cumhuriyeti’nin Trabzon Başkonsolosu Naser Mohebati, Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nde bölgedeki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. İran’ın kültürel yapısına vurgu yapan Mohebati, savaş ve müzakere süreçlerine dair mesajlar verdi. İran’ın tarih boyu kültürü ve medeniyeti olduğunu kaydeden Mohebati, “Bizim rehberimiz şehit oldu. Kendisi de bunu istiyordu. Liderimiz bununla çok iftihar ediyordu. Şehit olmayı arzu ettiğini çok tekrar etmişti. Çok insanlar vardı hak yolunda çalışanlar, gazilerimiz. Tarih boyunca kültürümüzde olanlar şehadeti arzu etmişlerdi, şehit oldular. Çocuklarımızın şehit olmasına çok üzüldük. Dünya, İranlıların dimdik dayanmasına çok şaşırdı. Nasıl olur da bir ülkeyi bombalarsın da memleketin lideri, insanları şehit olur ama o ülke dağılmaz ve yıkılmaz? Bizim kültürümüzde bu var. Ülkemiz bir iki günlük kültüre sahip değil. Tarih boyu kültürümüz ve medeniyetimiz var. Bu kolaylıkla yıkılmaz, yakılmaz. Ekonomimizin, insanlarımızın, binalarımızın yıkılması mümkün müydü? Ülke dimdik dayandı, istikrarını kaybetmedi. İran bunu gösterdi. İran’ın halkı önemliydi” diye konuştu.
“Müzakere olurken yeni savaş başlattılar”
Müzakere sürecine de değinen Mohebati, “Geçen sene savaştan 12 gün önce İran, ABD ve Avrupa ülkeleriyle konuşurken onlar bize saldırı yaptılar. Son savaştan 1 gün önce İran müzakeredeydi, karar verilmişti. Müzakere olurken yeni savaş başlattılar. Bu gösterir ki; onların hedefleri hiçbir zaman müzakere değildi. Müzakereden zaman kazanırlar, silahlanırlar ve büyük bir savaşa yeniden başlarlar. İran şimdi diyor ki, ‘savaşları bitirin, müzakere yapalım, konuşalım’. Bu mühim bir mesajdı” şeklinde konuştu.
“Türkiye’nin tüm telaşı bu savaşı bitirmekti”
Türkiye ile İran’ın ilişkilerine de değinen Mohebati, “İran dedi ki, ‘Ben Türkiye toprağına hiçbir zaman füze göndermedim’ ve göndermez. Türkiye ile İran’ın kardeşliği çok istikrarlıdır. Tarih boyu böyledir ve çok önemlidir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan iyi mesajlar gönderdi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan çok iyi mesajlar verdiler. Bu konuda Türkiye’yi kendimize kardeş biliriz. Türkiye’nin tüm telaşı bu savaşı bitirmekti” ifadelerini kullandı.


