Reklam Alanı — Yan Sol Reklam Bu alana reklam ver
Reklam Alanı — Yan Sağ Reklam Bu alana reklam ver
hayvansal urun ihracatindan milyonlarca doviz geliri 8ZVVE9jZ jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
27 Temmuz, 2024 12:30 tarihinde yayınlandı
0

Hayvansal ürün ihracatından milyonlarca döviz geliri

Samsun’dan yapılan hayvansal ürün ihracatından toplamda 62 milyon 434 bin 426 dolar, 18 milyon 6 bin 888 euro, 53 bin 530 sterlin döviz ve 6 milyon 234 bin 309 TL gelir elde edildi.

Samsun’da hayvansal ürün ihracat işlemlerine bakıldığında 108 ton balık unundan 313 bin 282 dolar gelir, 6 bin 23 ton balık yağından 37 milyon 158 bin 867 dolar ile 568 euro gelir, balık çeşitlerinin ihracatından 13 milyon 354 bin 267 dolar ile 16 milyon 622 bin 23 euro döviz getirisi ile 6 milyon 234 bin 309 Türk Lirası, tıbbi sülük ihracatından 38 bin 500 dolar, 16 bin 500 euro ile 53 bin 530 sterlin gelir, 340 ton deniz salyangozu etinden 4 milyon 195 bin 304 dolar, 16 ton deniz salyangozu kapağından 232 bin 736 dolar, 405 ton baldan, 356 bin 957 dolar ile 1 milyon 170 bin 905 euro, 3 bin 553 ton kanatlı ürünlerden (piliç eti, yumurta) 6 milyon 435 bin 175 dolar ile, 24 bin 896 euro gelir, 31 ton hayvansal yan üründen 334 bin 456 dolar ile 65 bin 716 euro gelir, bitkisel ve hayvansal menşeli sıvı gübreden 14 bin 880 dolar ile 106 bin 280 euro gelir sağlandı. Toplamda 62 milyon 434 bin 426 dolar, 18 milyon 6 bin 888 euro, 53 bin 530 sterlin döviz geliri ile 6 milyon 234 bin 309 TL gelir elde edildi.

Su ürünleri yetiştiricilik tesislerinin kapasiteleri

Samsun’da su ürünlerinin yetiştiricilik kapasitelerine bakıldığında denizin kapasitesi 8 bin 506 ton gökkuşağı alabalığı, 5 bin 540 ton levrek ve 148 ton çipura, Derbent ve Boyabat Baraj Göllerinin 6 bin 814 ton gökkuşağı alabalığı, diğer göllerde 30 ton gökkuşağı alabalığı ve 10 ton ise sazan, karadaki havuzların ise yıllık 60 ton sazan kapasitesi mevcut.

Samsun’da 462 bin gıda ve yem maddeleri ihracatı

Gıda ve yem maddeleri ihracatında ise 2023 yılında toplam bin 904 ihracatta 462 bin 516 ton ürün ihraç edildi. Yurt dışına en çok buğday unu 433 bin 833 ton ihraç edilirken, bunu mısır irmiği 12 bin 903 bin ton, fındık ve fındık ürünler 5 bin 628 bin ton, yaş meyve-sebze 4 bin 63 ton, mısır unu 3 bin 288 bin ton, şekerleme ürünleri 258 ton, kuruyemiş 137 ton ve filtre kağıdı 213 ton şeklinde takip etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ugur korkmaz bu hizla gidersek gelecek nesillere yasanabilir bir cevre birakamayacagiz gHcAksWm
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Mayıs, 2026 12:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Uğur Korkmaz: “Bu hızla gidersek gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakamayacağız”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Trabzon İl Müdürü Uğur Korkmaz, sınırlı kaynakların hızla tüketildiğini belirterek “Şu an geçmişe nazaran hava, su, doğamız ve çevremiz çok daha hızlı bir şekilde kirlenmektedir. Eğer bu hızla gidersek gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakamayacağız” dedi.

Sıfır Atık Vakfı tarafından 81 ilde “Yerelden Ulusala İsraf ve Atık” temalı “COP31 Sürecinde Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları” düzenleniyor. Bu kapsamda Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda Trabzon Valiliği himayesinde Trabzon Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Trabzon Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle “Trabzon Sıfır Atık” çalıştayı gerçekleştirildi.

KTÜ Sahil Tesisi’nde gerçekleştirilen çalıştayı Trabzon Vali Yardımcısı Ercan Öter, KTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Faruk Ursavaş, Trabzon Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Songül Bayrak, Tarım ve Orman İl Müdürü İsa Kaplan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Trabzon İl Müdürü Uğur Korkmaz, akademisyenler ve kurum amirleri katıldı.

Çalıştayın açılışında konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Trabzon İl Müdürü Uğur Korkmaz, sınırlı kaynağın hızla tüketildiğini belirterek “İktisat bilimini insanın sınırsız ihtiyaçlarını sınırlı kaynaklarla karşılamaya çalışan bilim dalı olarak tanımlarlar. Çevrede bu anlamda sınırlı bir kaynak ve bugün biz bu sınırlı kaynağı hızla tüketiyoruz. Geçmişe göre günümüzde insan nüfusu ve ihtiyaçları oldukça arttı. Bu nüfusu ve ihtiyaçları karşılayabilmek için doğal olarak sanayileşme ve üretim de arttı. Bunun sonucu olarak atık miktarı ve çeşitliliğinde de oldukça artış meydana gelmiştir. Şu an geçmişe nazaran hava, su, doğamız ve çevremiz çok daha hızlı bir şekilde kirlenmektedir. Eğer bu hızla gidersek gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakamayacağız. Bakanlığımız bu gidişatın önüne geçilmek amacıyla 2017 yılında sıfır atık projesi başlatıldı” ifadelerini kullandı.

Sıfır atık projesinde önemli mesafeler kaydedildiğini vurgulayan Korkmaz, “Ülkece sahiplenildi. Hatta sıfır atık projesi ülkemiz dışında da sahiplenildi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda alınan bir kararla 30 Mart tarihi sıfır atık günü olarak kutlanmaya başladı. Projenin başarısı istatistiklere de yansımış durumdadır. 2017 yılında geri dönüşüme gönderdiğimiz atık oranı yüzde 13 iken 2026 yılında bu oranı yüzde 40’a ulaştırmış durumundayız. 2035 yılına kadar da yüzde 60 seviyesine çıkmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

“Sıfır atık yaklaşımı sadece bir çevre politikası değil aynı zamanda bir yaşam kültürü olmalıdır”

Trabzon Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Songül Bayrak ise “Sıfır atık yaklaşımı sadece bir çevre politikası değil aynı zamanda bir yaşam kültürü olmalıdır. İsraf, atık ve çevre sorunları artık sadece yerelde değil küresel bir melese haline gelmiştir. Bu bağlamda hedefimiz kaynakları verimli kullanma, israfı önlemek ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmaktır. Çevreyi korumak tek bir bireyin değil veya tek bir kurumun yapabileceği bir şey değildir. Bu birlikte başarabileceğimiz bir sorumluluktur” şeklinde konuştu.

“Çok vahşi bir kullanımda suyun ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğunu görüyoruz”

Trabzon Vali Yardımcısı Ercan Öter ise yaptığı konuşmada, artık sıfır atık meselesini sadece çöp ayrıştırma meselesi olarak görmediklerini kaydederek “Havanın, suyun ve toprağın kalitesi ve kirlenmesine kadar bir çok boyutla ele almamız gerektiğini biliyoruz. Ülkemizin her zaman su zengini olan bir ülke olduğunu düşünüyorduk. Fakat özellikli geçen sene kuraklıkla karşı karşıya kaldığımızda bu gerçeği çok net bir şekilde görüyoruz. Çok vahşi bir kullanımda suyun ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğunu görüyoruz. Sıfır atık derken çöp ayrıştırma ve katı atık tesisleri olarak olaya bakarsak yanlış bakarız” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin