Reklam
Reklam
hava sicakliklari 10 derece birden dustu aktarlarda zencefil yok satiyor nHvE7HLS
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
11 Aralık, 2025 16:15 tarihinde yayınlandı
0

Hava sıcaklıkları 10 derece birden düştü, aktarlarda zencefil yok satıyor

Bolu’da havaların soğumasıyla birlikte hasta olmamak için vatandaşların yoğunluk oluşturduğu aktarlarda, üst solunum yolu enfeksiyonu ve gribal hastalıklara karşı etkisiyle bilinen yaş zencefil yok satıyor.

Kentte kış mevsiminin etkisini göstermesi üzerine, Tarihi Yukarı Çarşı’daki işletmelerde hareketlilik yaşanıyor. Soğuk havadan korunmak isteyenler, özellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarına karşı bitkisel ürünleri tercih ediyor.

“Satışlarımızda artış oldu”

Tarihi çarşıda aktarlık yapan Fatih Sarıtaş, havaların soğumasıyla işlerinde yoğunluk yaşandığını söyledi. Özellikle yaş zencefile ilginin arttığını belirten Sarıtaş, “Özellikle yaş zencefil satışlarımızda bir artış oldu. Bunun toz ve kuru versiyonları da var. Ayrıca, çörek otu yağı gibi birtakım takviye edici ürünlere karşı da talep artıyor” dedi.

“Hastalığa yakalandıktan sonra alınan tedbirler biraz daha zor oluyor”

Sarıtaş, vatandaşlara aldıkları ürünleri bilinçli tüketmeleri uyarısında bulunarak, şunları kaydetti:

“İçerisinde şeker oranları yüksek olan ürünler var. Biz bunları müşterilerimize direkt ’Bol miktarda tüketin’ şeklinde önermiyoruz. Bunların içinde öksürüğe iyi geleni ve enerji verici birtakım karışımları olanlar var. Bunları çok fazla olmamak kaydıyla, kendi sağlıklarını da bilerek tüketmelerini öneriyoruz. Belli bir yaşın üzerindekiler daha çok etkilenebiliyor. Bağışıklığı güçlendirici gıdalar noktasında halkımız bizlere güveniyor. Bağışıklık artırıcı besinler onların hastalığa yakalanmamasını sağlıyor. Yani hastalığa yakalandıktan sonra alınan tedbirler biraz daha zor oluyor.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin