Karabük
İmsak 05:35
Güneş 07:00
Öğle 13:04
İkindi 16:21
Akşam 18:59
Yatsı 20:18
İftara son --:--
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
19 Mayıs, 2023 12:06 tarihinde yayınlandı
0
0

Hatıra diye sakladıkları evraklar dava kazandırdı

Konya’da 66 yıldır hizmet veren ve şehrin tanınmış markalarından biri haline gelen Hayat Tostçusu, Danone firmasının kendilerine açtığı “Hayat” markasının “Kullanmama sebebiyle marka iptal” davasını kazandı. Babasından kalan tostçu dükkanını oğluna bırakmaya hazırlanan Hayat Tostçusu’nun sahibi Hasan Basri Sayı, “Uzun bir süreçle markamızın tescilini tekrardan kazanarak artık kaldırılamaz hale getirildi” dedi.
Konya’da 1957 yılında Mustafa Sayı tarafından 15 metrekarelik bir dükkanda açılan Hayat Tostçusu, yıllar içerisinde şehirde herkesin bildiği, şehir dışından gelenlerin de uğrayıp tost yemeye başladığı bir mekan oldu. Müdavimleri hiç eksilmeyen Hayat Tostçusu’nun ikinci kuşak sahibi olan Hasan Basri Sayı da, babası Mustafa Sayı’dan devraldığı “Hayat” markasını 1992 yılında markasını tescil ettirdi. Hayat Tostçusu, zaman içerisinde “Hayat” markasından dolayı ulusal firmaların da hedefine girdi. 2018 yılında Danone firması “Hayat” markasının amacına uygun kullanılmadığı ve bu markanın iptal edilmesi talebiyle Hayat Tostçusu’na karşı “Kullanmama sebebiyle marka iptal” davası açtı. Hayat Tostçusu’nun sahibi Hasan Basri Sayı (65) ise avukat olan oğlu Mustafa Sayı (30) ile birlikte firmaya karşı dava açarak hukuk mücadelesine girişti.

Hatıra diye sakladıkları belgeler davayı kazandırdı
Hasan Basri Sayı’nın davayı kazanmasındaki en büyük etken ise 1976 yılında vefat eden babasından kalan belgeleri hatıra diyerek saklaması ve kendi yaptığı tüm işlemlerle ilgili belgeleri muhafaza etmesi oldu. Bu hatıralar, dava sürecinde Hayat Tostçusu’nun kaç yıldır faaliyette olduğuna, günümüze kadar faaliyetine devam ettiğine dair delilleri oluşturdu. Belgeler arasında 1957 yılında baba Mustafa Sayı’nın dükkanı ilk açarken yaptığı kira sözleşmesinden, iş yerine alınan neredeyse tüm eşyaların faturaları bulunuyor.

“1990’lı yılların başlarında Hayat markasının tescillerini üzerimize yaptık”
Konya’nın en eski esnaflardan biri olduğunu ve işletmelerinin Konya’da fast food tarzında açılan ilk işletmelerden bir tanesi olduğunu anlatan Hayat Tostçusu’nun sahibi Hasan Basri Sayı, “Rahmetli babam Mustafa Sayı tarafından 23 Nisan 1957 tarihinde bu işletme açıldı. 1976 yılında babamın vefatından sonra işletmeyi ben devraldım. Şu anda aynı konseptte aynı ortamda işletmemiz devam ediyor. Fakat bu tip işletmelerin bir şehir değeri olduğuna inanıyorum ve bunların muhafaza edilmesi kanaatindeyim. Bundan dolayı Konya markası olma sevdasıyla uzun süredir ismimizle alakalı bazı gelişmeler söz konusu oldu. Yıllar önce ilk 90’lı yılların başlarında Hayat markasının tescillerini üzerimize yaptık. Fakat daha sonraki dönemlerde büyük bir firma olan Danone firması çeşitli müdahaleler neticesinde bu ismi kullanamadığımızı, mevzuata uygun davranmadığımızı ve bundan dolayı iptal edilmesinin gerektiğini iddia ederek İstanbul’da dava açtı. Sonuç itibariyle hem 3. nesil olarak benden sonra işletmeyi devralacak olan oğlum Mustafa Sayı hem de avukatım olarak dava sürecini yönettik. Markamızın tescilini tekrardan kazanarak artık kaldırılamaz hale getirildi. Bu da bizim için değerli, Konya için değerli olduğu için mutluluk duyduk” şeklinde konuştu.

“Eski belgelerinize, eski hikayelerinize sahip çıkın”
Davayı kazanmasındaki en büyük etkeni anlatan Hasan Basri Sayı, “Dava sürecimizde bizim örnek olmayı istediğimiz marka ve isimleri olarak kendilerini koruma altına alması gereken başta esnaflarımız olmak üzere, diğer iş adamları ve sanayicilere örnek olmayı çok arzu ettik. Bunları yaparken unutulmamalı ki avukatlarımız hiçbir zaman inanılmazı başaracak değildir. Sonuç itibariyle bizim hikayelerimiz, bizim belgelerimiz bu tip davaların kazanılmasına vesile olacaktır. Örneğin biz bu davada 1957’den beri rahmetli babamıza ait ilk kira sözleşmelerimiz, ilk motor ruhsatiyelerimiz, ilk malzeme alışlarımız gibi belgelerimiz mevcuttu. Biz bu belgeler ışığında 1957’den bu yana kesintisiz olduğumuzu belgeledik. Normalde ben gerçek usul bir esnafım. Bir şirket gibi süre geleneği olmamasına rağmen mirasçı olmam sebebiyle devam ettirdiğim için yasa beni bu noktada haklı gördü. 1957’den beri gerek bu markayı, ismi kullandığımızı gerekse işletmemizin aynı iştirakle devam ettiğini ispatladık. Önemli bir tavsiyede bulunmak istiyorum: bu tarz davalar açacak olan esnaflar hukukçularına dava açma talimatları verirken ellerine belge vermek zorunda. Onun için eski belgelerinize, eski hikayelerinize sahip çıkın diyorum” ifadelerini kullandı.

“Babamın evrak düzeni bu davada benim için gerçekten çok önemli bir fırsat oldu”
Hasan Basri Sayı’nın oğlu ve 3. nesil olan Avukat Mustafa Sayı, dava süreçlerinin her ne kadar 2018 yılında olsa da çocukluğundan beridir dava sürecinin devam ettiğini belirterek, “Dava sürecimiz her ne kadar 2018 yılının sonunda başlamış olsa da esasında bu davanın öncesi daha eskiye dayanmaktadır. Zira çocukluğumdan beri süregelen bir marka mücadelesinin içindeyiz. Burada önemle vurgulamak gerekir ki müvekkilim sadece bir müvekkilim değil babamdır. Bu davanın konusu da benim de taraf olduğum bir konudur. 2018 yılının sonlarına doğruydu, çocukluğumdan beri süregelen Danone firması ile bir çekişmemiz vardı. Sürekli olarak bizim markamızı ele geçirmeye çalışıyorlardı. Danone firması, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinde markanın kullanılmaması sebebiyle iptal davasını açmıştı. Yerel mahkeme aşamasında mahkeme açılan davanın haksız olduğuna karar vererek firmanın açmış olduğu markanın iptali davasının reddine karar verdi. Bu davanın istinaf süreçleri başlamıştı. İstinaf da Ramazan ayı içerisindeydi, bizi haklı bularak Danone firmasının istinafını ret etti. Karara karşı temyiz yoluna gitmediler karar kesinleşti. Aslında bu dosyada kendim de bizzat taraf olduğum için tabii ki mutluluk hissettim. Fikri ve sinai haklar davalarında genellikle karşılaştığımız hususlar, insanların elinde belgelerin olmaması veya var olan belgelerin düzensiz olmasıdır. Lakin müvekkili olduğum babamın evrak düzeni bu davada benim için gerçekten çok önemli bir fırsat oldu. Hatta rahmetli dedemden kalma ilk kira sözleşmesi 1957 tarihli, 1958 yılına ait ilk meyve suyu presinin faturası, 1960 yılına ait meyve suyu sıkma makinasının faturaları da mevcuttur” dedi. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin

Namaz Vakitleri

Karabuk
12
Mart Perşembe
1447 HİCRİ Ramazan 22
Öğle Vakti
Şuanki vakit
Öğle
  İmsak
05:35
  Güneş
07:00
  Öğle
13:04
İkindi vaktine kalan süre
 
  İkindi
16:21
  Akşam
18:59
  Yatsı
20:18

Video Haberler

xaaaaa

TÜRKİYE DEVASA BİR BEKA SORUNU İLE KARŞI KARŞIYA !

swswswsw

YRP İl Başkanlığından Açıklama

xaxaaxxaxaxa

Vali Çağatay’dan karayolları çalışmalarına yakın takip

cacacacaca

Karabük’te Polisin ‘Dur’ ihtarına uymayan motosikletli kaçtı

feafaefa

Karabük’te okul sporları puanlı Atletizm İl Birinciliği yapıldı

kpyeni 13

Gündoğdu: “Yerli ve milli dediler, ihaleyi İngilizlere verdiler”

ssss

Dofer Hasırçelik’te Toplu İş Sözleşmesi imzalandı

xaaaaa
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
12 Mart, 2026 14:05 tarihinde yayınlandı
0
0

TÜRKİYE DEVASA BİR BEKA SORUNU İLE KARŞI KARŞIYA !

ABD nin, İran-Irak sınırında bir otorite boşluğu yaratarak terör örgütü Pjak ve Kürt ayrılıkçı grupları İran’ın içine sürmeye başladığı haberleri geliyor.
Hem İran’dan hemde Iraktan büyük bir düzensiz göç dalgasına hazırlıklı olmalıyız.
Bunu, Türkiye’yi zora sokmak için özellikle organize ettiklerini düşünüyorum.

Bu defa, asıl büyük dalga Iraktan olabilir. İran ve Irak’ın
toprak bütünlüğü risk altında. Ciddi bir beka sorununu ile karşı karşıyayız.

Demografik yapımız yeterince bozuk. Yeni bir göç bu yapıyı daha da bozacaktır.
Suriye’de yaşam normale döndüğü halde gelenler geri dönmedi. Çok az sayıda insan ülkelerine geri döndü. Onun da malûm medyada davul zurna ile yaygarası yapıldı.

Yüz binlerce sivil insan çatışmalarda ya da hava saldırılarında yaşamını yitiriyor, hayatta kalabilenler evlerinden, yurtlarından ediliyor. Bu dramı görmezden gelmek mümkün değil. Ancak, kendi ülkemizi ve geleceğimizi de düşünmek zorundayız.

İran’da yaşayan milyonlarca Afgan var. İlk dalga bunlardan gelecektir..
İran’daki bombardıman ve iç karışıklık giderek derinleşiyor. insanların güvenli gördükleri Türkiye’ye yönelmesi kaçınılmaz.
İnsan kaçakçılığı şebekeleri bu fırsatı değerlendirmek için çoktan hazır.

Türkiye’nin birikmiş ekonomik, siyasi, sosyal, hukuki ve demokratik sorunları var. Bu sorunları hem yaşıyoruz, hem de uluslararası kurum ve kuruluşların yaptığı araştırma çalışmalarından biliyoruz.

Önlem alırsak, rasyonel politikalar uygularsak, bu sorunları kısa ve orta vadede, bir kısmını da daha uzun dönemde çözebiliriz. Tabii istersek!

Sığınmacı sayısının bir ülkede beka sorunu oluşturması; demografik yapı, ekonomik kapasite ve toplumsal huzur üzerindeki olumsuz etkilerin yönetilemez hale geldiği noktada başlar. Türkiye’de olduğu gibi 3-4 milyonun üzerindeki yüksek yoğunluklu göçmen nüfusu, entegrasyonun sağlanamaması ve yerli halkın güvenliği ve ekonomik durumu bozulduğunda ciddi bir güvenlik riski olarak ortaya çıkıyor.

İran ve Irak içindeki ayrılıkçı gurupların, Mossad ve CIA istihbarat örgütleri tarafından nasıl kullanıldıklarına tanık oluyoruz.
Sığınmacı, mülteci, göçmen gibi sifatlarla sınırlardan girenlerin, sayıları kontrol edilemez seviyeye ulaştığında bulundukları ülke için büyük tehdit oluşturdukları gerçeğini görmezden gelemeyiz.
Sınır güvenliği bir ülke için hayati derecede önemli.

Umarım geçmişte yapılan hatalar tekrarlanmaz, gerekli önlemler alınır.

İlyas Erbay

Namaz Vakitleri

Karabuk
12
Mart Perşembe
1447 HİCRİ Ramazan 22
Öğle Vakti
Şuanki vakit
Öğle
  İmsak
05:35
  Güneş
07:00
  Öğle
13:04
İkindi vaktine kalan süre
 
  İkindi
16:21
  Akşam
18:59
  Yatsı
20:18

Video Haberler

xaaaaa

TÜRKİYE DEVASA BİR BEKA SORUNU İLE KARŞI KARŞIYA !

swswswsw

YRP İl Başkanlığından Açıklama

xaxaaxxaxaxa

Vali Çağatay’dan karayolları çalışmalarına yakın takip

cacacacaca

Karabük’te Polisin ‘Dur’ ihtarına uymayan motosikletli kaçtı

feafaefa

Karabük’te okul sporları puanlı Atletizm İl Birinciliği yapıldı

kpyeni 13

Gündoğdu: “Yerli ve milli dediler, ihaleyi İngilizlere verdiler”

ssss

Dofer Hasırçelik’te Toplu İş Sözleşmesi imzalandı