Hastanede alkol dolumu sırasında yapılan şaka hayatını kararttı - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Eylül, 2024 20:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Hastanede alkol dolumu sırasında yapılan şaka hayatını kararttı

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi’nde, alkol dolumu sırasında hemşire Önder E.’nin çakmakla sebep olduğu iddia edilen yangın sonucu yaralanan hemşire ve hastane personelinin tedavi süreçleri devam ederken, davada önemli ifadeler verildi.

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi’nde, üç yıl önce yaşanan olayda, hemşire Gizem Elif Türk ve hastane personeli Yılmaz Yapıcı, hemşire Önder E.’nin elindeki çakmakla alkol şişelerini ateşe verdiği ve yaralanmalarına sebep olduğu iddiasıyla açılan davada ifade verdiler. Önder E. hakkında “taksirle birden fazla kişiyi yaralama” suçundan 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılama devam ediyor. Türk, ifadesinde “Yanıkların yanı sıra çok büyük acılar çektim. Eğer iftira atacak olsam, Yılmaz abiye de suç atardım. Yaşadığım acıları bir ben biliyorum. Erarslan’ı uyardım, ‘abi yapma’ dedim. Ancak dinlemedi. Bu acılara sebep olanın adalet karşısında cezasını bulmasını istiyorum” dedi.

10 Aralık 2021’de hastanede gerçekleşen olayda iddiaya göre, Önder E.; alkol dolum işlemi yapan Gizem Elif Türk ve Yılmaz Yapıcı’ya “Alkol saf mı, sulu mu?” sorusunu yönelttikten sonra “Sizi yakayım mı?” diyerek çakmağını ateşledi. Çıkan alevler sonucu Türk ve Yapıcı yaralandı. Yılmaz Yapıcı hastanede, Gizem Elif Türk ise Kocaeli Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi gördü. Türk’ün yanık tedavisi 52 gün sürdü. Soruşturma kapsamında Önder E. hakkında dava açıldı.

2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, Yılmaz Yapıcı’nın Adli Tıp Kurumu’ndan gelen raporu mahkemeye sunuldu. Raporda, Yapıcı’nın yüzündeki yaraların iyileştiği, kalıcı bir iz olmadığı ve organlarında fonksiyonel bir bozukluk bulunmadığı belirtildi. Ancak Yapıcı’nın avukatı, müvekkilinin daha fazla zarar gördüğünü belirterek, yeni bir rapor alınmasını talep etti.

Duruşmada ayrıca, hemşire Gizem Elif Türk, sanık avukatının savunmasına tepki göstererek “Gördüğüm şeyi söylüyorum, yalan mı söylüyorum?” diye konuştu. Sanık avukatı ise olayın net bir şekilde aydınlatılmadığını belirterek, kamera kayıtlarının incelenmesini ve yangının çıkış nedeninin netleştirilmesini talep etti. Mahkeme, savcının mütalaasını hazırlaması için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
basin karti12
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
03 Nisan, 2026 17:12 tarihinde yayınlandı
0
0

Basın Kartı Resmi Kimliktir: Çiftçi’den Kolluk Kuvvetlerine Net Talimat

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, basın kartının resmi kimlik niteliğine ilişkin önemli bir açıklamada bulunarak, kolluk kuvvetlerine yönelik dikkat çeken bir talimat verdi.

Bakan Çiftçi, basın kartının yalnızca mesleki bir belge değil, aynı zamanda resmi kimlik belgesi olduğunu vurgulayarak, gazetecilerin görevlerini yerine getirirken herhangi bir mağduriyet yaşamaması gerektiğinin altını çizdi.

Basın Kartı Resmi Kimlik Statüsünde

Açıklamada, basın kartının gazetecilere mesleki faaliyetlerini yürütürken çeşitli yetki ve kolaylıklar sağladığı belirtilirken, bu kartların Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından verildiği ifade edildi.

13 Ekim 2022 tarihinde Basın Kanunu kapsamında yapılan düzenlemeyle birlikte basın kartının “resmi nitelikte bir kimlik belgesi” olduğunun açıkça hükme bağlandığı hatırlatıldı.

Tüm Kurumlar Tarafından Geçerli

Basın Kartı Yönetmeliği’ne de dikkat çekilen açıklamada, basın kartlarının tüm resmi ve özel kuruluşlar tarafından kabul edilmesi gereken bir kimlik belgesi olduğu vurgulandı.

Bu kapsamda basın kartlarının kimlik tespiti süreçlerinde resmi kimlik olarak kullanılabileceği ifade edildi.

Kolluk Kuvvetlerine Açık Talimat

Bakan Çiftçi, usulüne uygun şekilde düzenlenmiş basın kartını ibraz eden kişilerden kolluk birimleri tarafından ayrıca bir kimlik belgesi talep edilmemesi gerektiğini belirtti.

Açıklama, sahada görev yapan gazeteciler açısından önemli bir güvence olarak değerlendirilirken, basın özgürlüğü ve kamusal denetim açısından da kritik bir adım olarak yorumlandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin