Gümüşhane’de kurumsal hayatın stresinden uzaklaşmak için hobi olarak ahşap işlerine başlayan Hasan Yavuz Can, geliştirdiği “Yün Kabartma Makinesi” ile dikkat çekiyor.
Yarım günlük yün işleme süresini 20 dakikaya indiren makinesi Rusya’dan Kuzey Avrupa’ya kadar geniş bir coğrafyadan talep görüyor.
Gümüşhaneli genç girişimci Hasan Yavuz Can, eğitim hayatının ardından döndüğü memleketinde, evinin altındaki küçük bir atölyede başlattığı ahşap tutkusunu üretim merkezine dönüştürdü.
Çocukluk yıllarında yaylalarda çobanlık yaparken dedesinin hediye ettiği bir çakıyla ahşabı yontmaya başlayan Can, o günlerde filizlenen bu tutkuyu, bugün gelişmiş makinelerin ve profesyonel işçiliğin merkezine taşıdı.
“Yapılamaz” denileni başardı
Hasan Yavuz Can’ın dönüm noktası, bir arkadaşının piyasada bulamadığı ve yerel ustaların “uğraşmam” diyerek geri çevirdiği yün kabartma makinesi talebi oldu.
Yaklaşık iki aylık bir AR-GE süreci ve yarım metreküplük kereste sarfiyatıyla deneme yanılma yöntemlerini kullanan Can, sosyal medyadan gelen geri bildirimlerle cihazı mükemmel hale getirdi.
Özellikle hayvancılıkla uğraşanların ve geleneksel yün yorgan kültürünü yaşatanların büyük ilgisini çeken makine, yünün yanı sıra pamuk ve elyaf kabartma işlemlerini de başarıyla gerçekleştiriyor.
Yarım günlük iş 20 dakikaya düştü
Makinenin sağladığı en büyük avantaj, zaman ve emek tasarrufu olarak öne çıkıyor. Klasik yöntemlerle bir kişinin yarım gününü alan yün kabartma işlemi, bu cihaz sayesinde sadece 20 dakikada tamamlanıyor. Tozu dışarı atan ve yüne hacim kazandıran sistem, aynı zamanda yünü iplik haline getirmeye uygun bir inceliğe ulaştırıyor.
Sosyal medyada büyük ilgi gördü
Sosyal medyada paylaşılan tanıtım videolarının yaklaşık 27 milyon izlenme almasıyla birlikte, Gümüşhane’deki bu küçük atölye bir anda ilgi odağı haline geldi.
Rusya, Kuzey Avrupa, Orta Asya ve Orta Doğu’dan çok sayıda sipariş alan Hasan Yavuz Can, başlangıçta günde sadece bir adet üretebildiği bu meşakkatli makineden, atölyesini büyütüp makine parkurunu genişleterek bugün günde 7-8 adet üretebilecek kapasiteye ulaştı.
Can, “Atıl parçaları değerlendirerek başladığımız bu süreçte, bugün Gümüşhane’nin çam, köknar ve ladin ağaçlarını kullanarak dünyaya teknoloji ihraç eder hale geldik” ifadelerini kullandı.
Her bir parçanın tek tek işlendiği, havşalandığı ve zımparalandığı bu süreçte kaliteden ödün vermediklerini belirten girişimci, “Hobi olarak başladığımız bu yolculuk, artık Gümüşhane’nin adını dünyaya duyuran bir ek işe dönüştü” ifadelerini kullandı.
Can ayrıca, geleneksel el aletlerinden olan ’kirmen’ ve diğer unutulan ürünleri de modernize ederek yeniden hayata geçirmeyi hedefliyor.

