Gümüşhane’de trafik levhası ve bariyer hırsızları yakalandı - Karabük Haber Postası
gumushanede trafik levhasi ve bariyer hirsizlari yakalandi GxgZHskv jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
13 Eylül, 2024 12:37 tarihinde yayınlandı
0
0

Gümüşhane’de trafik levhası ve bariyer hırsızları yakalandı

Gümüşhane’de Karayolu kenarındaki trafik işaret levhaları ve bariyerleri çalan hırsızlar Jandarma’nın geniş kapsamlı operasyonunun ardından yakalanarak cezaevine gönderildi.

Alınan bilgiye göre Gümüşhane Karayolları 101. Şube Şefliği, Torul-Kürtün karayolu üzerindeki trafik işaret levhalarının kimliği belirsiz şahıslar tarafından çalındığını ihbar etmesinin ardından Jandarma ekipleri olayı araştırmaya başladı.

Yapılan tespitte karayolu kenarındaki 47 trafik işaret levhası ile yol üzerinde bulunan 15 demir bariyerin yerinden sökülerek çalındığını belirleyen ve Torul Cumhuriyet Başsavcılığının talimatlarının ardından İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ile Torul ve Kürtün İlçe Jandarma Komutanlıkları asayiş ekipleri şüphelilerin tespiti için bölgede bulunan güvenlik kamerası ve Plaka Tanıma Sisteminde (PTS) incelemeler yaptı.

İncelemeler sonucunda 30 Ağustos tarihinde trafik işaret levhalarının, 1 Eylül tarihinde ise demir bariyerlerin şüpheli bir araçta bulunan 4 şahıs tarafından çalındığı belirlendi.

Trafik güvenliğini tehlikeye sokarak ve vatandaşların can güvenliğini hiçe sayarak kamu malını çalan hırsızlar için geniş çaplı operasyon başlatan Jandarma ekipleri yaptıkları titiz çalışmalar sonucunda bahse konu araç sahibinin E.A, araçta bulunanların ise G.A., Ö.A., T.Ö. ve A.A. isimli şahıslar olduğunu tespit etti.

Tespitin ardından araçta bulunan şüpheli şahıslar kısa sürede yakalanırken Trafik Jandarması tarafından haklarında toplam 51 bin 34 TL idari para cezası uygulandı.

Gözaltına alınan şüpheli şahıslar Torul Adliyesinde 11 Eylül’de çıkarıldıkları mahkemece nitelikli hırsızlık ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından tutuklanarak Gümüşhane E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
8fa904a0 0c3b 4268 af5e a3a5ea46ac51
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
10 Nisan, 2026 09:53 tarihinde yayınlandı
0
0

Zemin mi çöküyor, yoksa akıl mı..?

Karabük’te yaşananlar artık bir “zemin sorunu” değil.

Bu, açık ve net bir yönetim zaafıdır.

Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi’nde başlayan süreç aslında hepimizin bildiği o klasik hikâyenin yeni bir versiyonu: Önce bir inşaat başlar, sonra çatlaklar oluşur, ardından “inceleme başlatıldı” açıklamaları gelir…

Ve en sonunda iş ciddiye bindiğinde tahliyeler başlar.

Nitekim öyle de oldu.

Karabük Valisi Oktay Çağatay’ın ikamet ettiği Valilik Konutu boşaltılıyor. Bu, sıradan bir gelişme değildir.

Bu, “tehlike artık görmezden gelinemiyor” demektir.

Şimdi soralım:
Devletin en üst yerel yöneticisinin kaldığı bina bile risk altındaysa, bu şehirde kim güvende?

Asıl mesele şu: Bu noktaya nasıl gelindi?
Heyelan riski taşıdığı bilinen bir bölgede nasıl olur da yeni bir konut projesine onay verilir?
Zemin etütleri gerçekten yapıldı mı, yoksa prosedür tamamlamak için mi hazırlandı?
Ve en kritik soru: Bu izinleri verenler bugün neredeler?

Üstelik tehlike tek bir binayla sınırlı değil.

Aynı bölgede Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bulunuyor.

Hemen üst kesimlerde KYK Yurtları var.

Yani risk, sadece bir yapıyı değil; birden fazla kamu kurumunu ve koskoca bir mahalleyi ilgilendiriyor.

Ama biz ne yapıyoruz?
Önce izin veriyoruz.
Sonra çatlakları izliyoruz.
Ardından “önlem alıyoruz.”

Bu bir yönetim refleksi değil, bu gecikmiş paniktir.

Her şey olup bittikten sonra devreye giren denetim mekanizmasının kimseye faydası yok.

Denetim, felaket kapıya dayandığında değil; ilk kazma vurulmadan önce yapılır.

Bugün Valilik Konutu boşaltılıyor. Yarın ne olacak?
Bir okul mu? Bir yurt mu? Bir apartman mı?

Bu soruların cevabını kimse bilmek istemez.

Ama bu soruların sorulması bile aslında gerçeği ortaya koyuyor:
Ortada ciddi bir ihmal ihtimali var.

Bu şehir kaderine terk edilemez.
Bu sorular cevapsız bırakılamaz.
Ve en önemlisi, bu iş “oldu bitti”ye getirilemez.

Çünkü mesele sadece çatlayan toprak ya da asfalt değil…