Gümüşhane’de tarihi eser kaçakçılarına ağır darbe, yüzlerce tarihi eser ele geçirildi - Karabük Haber Postası
gumushanede tarihi eser kacakcilarina agir darbe yuzlerce tarihi eser ele gecirildi C7patgec jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
02 Mart, 2024 20:12 tarihinde yayınlandı
0
0

Gümüşhane’de tarihi eser kaçakçılarına ağır darbe, yüzlerce tarihi eser ele geçirildi

Gümüşhane’de Gümüşhane İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin Kelkit ve Şiran ilçelerinde gerçekleştirdiği 3 ayrı operasyonda yüzlerce tarihi eser ele geçirildi.

Alınan bilgiye göre Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube, Kelkit İlçe Jandarma Komutanlığı ve Şiran İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince yapılan istihbari çalışmalar neticesinde tarihi eser operasyonu düzenledi.

Kelkit İlçesinde iki şahsın tarihi eser niteliğinde sikke bulundurduğu bilgisi alan ekipler Cumhuriyet Savcılığından alınan arama kararına istinaden Kelkit ilçesine bağlı Söğütlü Beldesinde durdurdukları araçta yapılan aramada 273 adet tarihi eser niteliğinde sikke olduğu değerlendirilen madeni para, 1 adet mezar taşı, 8 adet yüzük, 4 adet boyunluk haç, 4 adet kolye, 1 adet madalyon, 1 adet mızrak ucu, 1 adet gözyaşı şişesi ve 1 adet mühür ele geçirdi.

Şiran İlçesinde de bir şahsın tarihi eser niteliğinde sikkeleri satmaya çalıştığı bilgisini alan ekipler Cumhuriyet Savcılığından alınan adli arama kararına istinaden ilçeye bağlı Alacahan köyünde ve Şiran ilçe merkezinde bulunan evlerinde arama yaptı. Arama sonucunda 45 adet tarihi obje, 42 adet sikke, 1 adet kılıç, 2 adet eski görünümlü Kur-an-ı Kerim, 1 adet kama, 1 adet kasatura, 1 adet metal dedektörü, 1 adet çapa, 1 adet hançer, 1 adet kın, 1 adet kırık şekilde tarihi kılıç, 1 adet tarihi kaşık, 1 adet tarihi kilim dokuma aparatı, 210 adet mavzer fişeği, 10 adet eski top mermisi, 1 adet Osmanlı tipi el bombası, 1 adet eski tip el bombası ve 664 adet boş mavzer kovanı ele geçirildi.

Jandarma ekipleri son operasyonu ise Kelkit ilçesinde gerçekleştirdi. Bir şahsın tarihi eser niteliğinde malzemeleri Kelkit ilçesinden Ankara iline götüreceği bilgisini alan ekipler Cumhuriyet Savcılığından alınan adli arama kararına istinaden şahsın yolcu olarak bulunduğu otobüsü durdurarak arama yaptı. Yapılan arama neticesinde 78 adet sikke, 2 adet yüzük, 1 adet madalyon, 1 adet bakır maşrapa ve 4 adet bakır bileklik ele geçirildi.

Yapılan operasyonlarda ele geçirilen tüm malzemeler muhafaza altına alınırken, şahıslar hakkında adli tahkikat başlatıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay