Reklam
Reklam
gorme engelli ogrenci yapay zeka asistani sayesinde 4 yilda ilk kez tek basina kantine NvhzBGZe
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Ocak, 2026 20:37 tarihinde yayınlandı
0

Görme engelli öğrenci, yapay zeka asistanı sayesinde 4 yılda ilk kez tek başına kantine gidebildi

Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde(OMÜ) hayata geçirilen “Yapay Zekâ Görme Engelli Asistanı” projesini kullanan görme engelli üniversite öğrencisi Seda Arslan, eğitim gördüğü 4 yıl boyunca ilk kez kimseye ihtiyaç duymadan tek başına kantine gidebildiğini söyledi.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi, görme engelli bireylerin kampüs binalarında kimseye ihtiyaç duymadan güvenli ve bağımsız şekilde hareket edebilmesini amaçlayan “Yapay Zekâ Görme Engelli Asistanı” projesini uygulamaya aldı. Yapay zekâ destekli uygulama sayesinde kullanıcılar, bina girişlerinden sınıflara, kantinlere ve ortak alanlara kadar adım adım yönlendiriliyor.

Projeyi deneyimleyen OMÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü 4. sınıf öğrencisi görme engelli Seda Arslan, uygulamanın hayatında önemli bir değişim oluşturduğunu ifade etti. Görme engelli bireyler için bir yerde yürümenin tamamen ezbere dayalı olduğunu belirten Arslan, “Gittiğimiz yerlerde kendi kendimize kodlar oluşturuyoruz. Üniversitede 4 yılda kendi kendime kodlarımı oluşturmuştum ama hiç kantine inmemiştim. Tek başımayken, yanımda bir arkadaşım olmadığında kantine hiç gitmiyordum” dedi.

Uygulamayı deneme sürecinde ilk kez tek başına kantine gittiğini vurgulayan Arslan, “Bu süreçte uygulamayı denerken artık tek başıma kantine inebildim. Denemesini de yaptık ve hiçbir zorlanma yaşamadım. Binanın girişinden her aşamasına kadar erişilebilirliği sağlamak için tüm adımlar tek tek hesaplanmış” diye konuştu.

Fakültede ilk görme engelli öğrencilerden biri olduğunu belirten Arslan, bu yıl mezun olacağını ifade ederek, “Bizden sonra görme engelli arkadaşlarımız da geldi. Ben mezun olduktan sonra da üniversiteye gelecek görme engelli öğrencilerin, kampüs kapısından girdikleri andan itibaren kimseye ihtiyaç duymadan sadece telefonlarıyla bu süreci yönetebilecek olmaları bizi çok mutlu ediyor” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin