Gördük işittik söylüyoruz 9 Kasım 2026
10 Kasım haftasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk anılırken, Karabük ve Safranbolu siyasetindeki gelişmeler, Vali başkanlığındaki toplantılar ve emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntıları ele alınıyor.
“Mustafa Kemal’ler tükenmez”
10 Kasım haftasındayız.
Ebedi Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ümüzün “Ve Aleyküm selam.” Diyerek hakka yürüdüğü gün.
Kurduğu ve gençlere emanet ettiği Cumhuriyetimizin zor zamanlardan geçtiği günümüzde O’nun ileri görüşlülüğüne,katıksız vatan sevgisine, çalışma ve başarma arzusuna çook ihtiyacımız var.
Ve Ziya Osman Seba’nın dizeleri ile;
“Hep kardeşliğe bolluğa giden yolda
Bilimin yapıcılığın aydınlığında
Güzel düşünceler soyut fikirlerde ben
Evrensel yepyeni buluşlarda
Geriliği kovmuşum ben dönmez
İnanın Mustafa Kemal’ler tükenmez
Başın mı dertte beni hatırla
Duy beni en sıkıldığın an
Baştan sona her şeyiyle bu vatan
Sakın ağlamasın kasımlarda
Fatih’ler Kanuni’ler ölmez
İnanın Mustafa Kemal’ler tükenmez.”
Ruhun şad olsun Türkün ebedi Başbuğu.
Topuklamaya hazır rest
Hani diyorduk ya her an topuklamaya hazır asabi Safranbolu sakini diye?
Haklılığımız Yeni Parti’nin ilk il kongresinde tescillendi.
Önce Safranbolu ilçe kongresinde mevcut yönetimin seçilmemesi, ardından Erdal Demir yönetiminin seçilmemesi için belediye imkânları ile var gücü ile çalıştı.
Hem Safranbolu’da, hem ilde kaybettikçe asabiyeti arttı.
Karşı çıktığı il yönetiminin kurultay delegeliği için CHP ye geçerim restini çekti ve listeye genel merkezin de baskısı ile girdi.
Girdi de ne oldu?
Kongrede oy kullanan 227 delegenin üçte biri bu Safranbolu sakinini listede çizmiş.
Bu “Çarşı her şeye karşı” tutumu tutmuyor demek ki.
İl genelinde Safranbolu gibi marka değeri yüksek yerin seçilmiş sakini olacaksın, kendinden bu kadar nefret ettireceksin.
İş mi bu?
Haa; Genel Başkan’ın Karabük mitingindeki övgüler se bu kadar egonun nedeni, köprünün altından çok sular aktı.
Biz biliyoruz ki, Genel Başkan Özel’deki şikayet dosyası 10 a yaklaştı.
Şimdilik CHP resti tuttu.
Bakalım yarınlar ne gösterecek?
Kendilerinden başkası var mı?
Siyasiler tarafından paylaşılan bir fotoğraf karesi ile haberimiz oldu Eğitime Destek Platformu Karabük İl Koordinasyon Toplantısı’ndan.
Vali Oktay Çağatay, ne alaka ise AKP’nin İstanbul seçimlerinde kaybetmesinden sonra “Hiçbir şey olmadıysa da bir şey oldu.” Sözü hafızalarda yer eden genel başkan yarımcısı.
İktidar tarafından desteklenen sivil toplum kuruluşları ve temsilcileri.
Valiyi, milli eğitim müdürü ve Gençlik ve spor müdürlerini çıkar kareden AKP sivil ilişkiler toplantısı.
Şimdi bu fotoğrafa bakarak, TSO, Çelik İŞ Sendikası, eğitime katkı sunan hayırseverler, esnaf odaları niye yok demek hakkımız değil mi?
Onlar ve dahaları eğitime katkı vermiyor mu?
Bu nasıl bir iştir?
Ve dahası Cumhurbaşkanın ildeki temsilcisi olan Vali’nin başkanlığındaki toplantıda Kılık kıyafet yönetmeliğine uymayan öğretmenler.
Güya sivil itaatsizlik eylemi yapıyorlar.
Mesela bu platformdaki temsilciler, ihtiyaç sahibi kaç öğrencinin ihtiyacını gidermiş?
Beslenme çantası boş, kaç öğrenciye gıda yardımı sağlamış?
Hangi okulun ne eksiğini gidermiş?
Soruları uzatmak mümkün.
Sivil itaatsizlik şahane.
Adnan Ağabey ve emeklinin çilesi
Adnan Küçükvar Abi ile yollarımız 1980’lerin başında Zonguldak Haber Gazetesinde kesişti.
O yıllardan bu yana görüşürüz.
İyi bir gazetecidir, sağlam kalemi vardır.
Şimdilerde gazeteciliğinin yanında Tüm Emek Der Zonguldak İl Sekreterliği görevi ile de göz dolduruyor.
Sadece göz mü dolduruyor?
Açıklamaları ile emeklinin sesi oluyor.
Aldığı maaşla sefillik yaşantısı süren emeklilerin sesi Adnan Abi Zonguldak’da.
Hem öyle suyuna tirit açıklamalarla değil.
Nalına mıhına vurarak.
“Siyasetin ‘iktidar ve muhalefeti’ Allah aşkına; edebiyatı, allamayı, pullamayı, sallamayı bir tarafa bırakın!..
Öteye beriye, ‘yalandan’ avel avel bakmayın.
Sizin yüzünüzden, tanımları ‘Victor Hugo’nun değil, bizim sefiller’e çıkan emekliler için, elinizi vicdanınıza koyun…
EL VİCDAN!.. EL VİCDAN!.” Derken.
Bir de fon vurgununa atıf yaparak;
“Bir yerde yemekliler, öte yanda emekliler” cümlesi ile güncel olaylara da dikkat çekiyor.
Adnan Küçükvar Ağabey yaptığı her işte başarılı.
Rum’a müşfik Türk’e düşman
Bizim siyasal İslamcılar Filistin’e ağlar durur.
Filistin yöneticileri de Türk düşmanlığından vaz geçmez bir türlü.
Tabi ki İsrail’in iblis yönetimi ve askerlerinin cinayetlerine karşıyız.
Elbette bombalar altında ve çoğu açlıktan ölen bebeklerin durumuna üzülüyoruz.
Siz köprüler kapatın Filistin diye.
Onların yöneticileri gitsin Kıbrıs Rum kesimine katil Enosis ruhuna methiyeler düzsün.
Tam bir “Besle kargayı, oysun gözünü.” Durumu.
Bunları şımartanlar Osmanlı Tokadı ile Türk’ün gücünü de hatırlatmalı.
Enselerinde Türk’ün nefesini hissetmeliler.
Bundan sona “Ne ümmeti lan?” demenin zamanıdır bu aymaz Filistin yöneticilerine.
Durduk yere kaşınıyorlar.
“Piyasa kanı çekilmiş canlı cesede döndü”
Kerim Yılmaz Hakimimizin bilgisine, muhakeme yeteneğine, adaletine inanır ve güveniriz.
Verdiği kararların haklılığı, yaptığı analizlerin gerçekliği ve güncelliği takibimizde.
Ülkeyi sarsan, züğürdün çenesini, nemalananların kasasını yoran FON skandalı konusundaki görüşleri aşağıda.
Noktasına dokunurmuyuz?
“Bu çok farklı derin bir iç isyan…
İktidar 25. yılına girdi..
Her defasında zorlandığı gündemi değiştirdi ama ilk defa bir gündemi değiştiremediler.
İki aydır tek gündem FON VURGUNU.
Ne Kabeyi koruma hamasetli Mekke anlaşması.
Ne dünya lideri dost Trump’ın hezimete uğradığı ABD seçimi.
Ne açlığa mahkum ettiği emekli maaşı iyileştirme açıklaması.
Ne de ne halt olduğu yıllardır bilinen Sarıgül’ün sapıklık soslu kara para, yolsuzluk vs. soruşturması.
Gündemi değiştiremedi..
Çünkü;
Yolsuzluğu biliyor ama bana ne, hazineden, bütçeden, ranttan diyorlardı.
İlk defa kendi ceplerine direk dokundu..
Din iman inanç temalı nutuklarla aldatıldığını gördü.
Fakirleşen halkı soyanların, oylarıyla makam, yetki güç verdikleri tamamı iç güçleri gördü.
Paramızı alırız diye düşündü ama olmadı.
Paraları çoktan yurt dışına çıkmıştı..
Hazineden versin dediler ona da kaynak yoktu.
Sadece Foncular değil, çarpan etkiyle borsada milyonlar çöp oldu.
Şimdi KOBİler başta esnaf da zorda.
Piyasa kanı çekilmiş canlı cesede döndü.
Reis para bulur düzeltir inancı kayboldu.
Camilerde vaazlarda, kahvelerde, sokakta salonda sosyal medyada konuşulan tek şey Fon oldu..
Bu ilk kez oluyor, unutulacak gibi durmuyor.
Soyan mahallenin abileri, soyulan mahallenin fakirleri olunca isyan durmuyor..
Harama bulaşmamış Akp’liler haklı olarak hepimiz niye töhmet altında kalalım, hırsızlar açıklansın diyor..
Liste açıklanınca kopacak gümbürtüyü tahmin edemediği için safiyane bekliyor..
Listedekileri bilse küçük kıyamet olur…
Allah herkesin yardımcısı olsun..
Zor artık geçim de huzur da çok zor.”
8 Kasım
Dünü unuttuk mu?
Unutanın kanı kurusun
Hesap sormaktan vaz geçenin soyu kurusun.
Neden mi bahsediyoruz dünden.
Şehrin pürü pak insanlarının hesapsız kitapsız, Karabük diyenlerin direniş günü.
Karabük Şehrinin iktidara ve yalakçılarına rağmen diriliş günü, var oluş günü.
O günlerde mücadele ediyormuş gibi görünüp bu günlerde dibacesinde korumalarla gezenlerin unutturmaya çalıştığı, çayın taşı ile çayın kuşunu vurmaya çalışanların unutturmaya çalıştığı gün.
Biz var oldukça unutturmaya çalışsalar bile hırsızların baş olduğunu unutmadığımız gündü dün.
Hak edenlerin 8 Kasım Mücadele Günü kutlu olsun.
Yorumlar
Henüz yorum yok.
İlk yorumu sen yaz, tartışmayı başlat.