Giresun’da şiddetli yağışlar sel ve heyelanlara neden oldu - Karabük Haber Postası
giresunda siddetli yagislar sel ve heyelanlara neden oldu lbYp8I1q jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
20 Temmuz, 2024 12:30 tarihinde yayınlandı
0
0

Giresun’da şiddetli yağışlar sel ve heyelanlara neden oldu

Giresun’da akşam saatlerinde başlayan ve gece şiddetini arttıran şiddetli yağışlar il merkezi başta olmak üzere Tirebolu, Espiye ve Doğankent ilçelerinde maddi hasara yol açtı. Yaşanan sel ve heyelanlar sonrasında Tirebolu ilçesi Köseler köyünde bir ev yıkılırken, 4 ev de tedbir amaçlı boşaltıldı

Saat 21.20’den itibaren il merkezinin iç kesimleri, Tirebolu, Espiye ve Doğankent ilçelerinde aşırı yağışlar neticesinde sel ve heyelan olayları meydana geldi. Söz konusu bölgeden 112 Acil Çağrı Merkezi’ne 50’ye yakın mahsur kalma, sel, heyelan ve toprak kayması ihbarı gelirken, Tirebolu ilçesi Köseler köyünde 1 konutun çöktüğü ihbarı üzerine ekipler olay yerine intikal ederken, çöken evin içinde kimsenin olmadığı tespit edildi. Aynı köyde 4 evde sel ve heyelanlardan zarar görerek tedbir amaçlı boşaltıldı. Yaşanan afette can kaybı ve yaralanma yaşanmazken, maddi hasar oluştu.

Tirebolu-Doğankent yolu 6 Şehitler köprüsü civarında heyelandan dolayı Giresun-Gümüşhane karayolu ulaşıma kapanırken, gece boşu süren çalışmalar sonrasında yol tek şeritten ulaşıma açıldı. Bölgeye Samsun ve Ordu’dan gelen AFAD ekiplerinin yanı sıra AKUT ve gönüllüler dahil olmak üzere 50’nin üzerinde arama kurtarma ekibi sevk edilirken, mahsur kalan vatandaşlar bulundukları noktalardan tahliye edilerek kurtarıldı. Heyelan olan yolların onarımı sürerken, yağışların bugün gün boyunca da etkili olacağı belirtilirken, vatandaşların sel ve heyelan riski olan bölgelerden uzak durmaları ve yetkililerin uyarılarını takip etmeleri istendi.

Giresun Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, gece boyunca sel bölgesinde incelemelerde bulunarak yetkililerden bilgi aldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay