Reklam
Reklam
giresunda bodrum kattaki kultur hazinesi pwrnJ2LI jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
13 Eylül, 2024 20:30 tarihinde yayınlandı
0

Giresun’da bodrum kattaki kültür hazinesi

Giresun’da yaşayan Hüseyin Gazi Menteşeoğlu, babasından devraldığı kültürel mirası daha da ileri taşıyarak yaşadığı apartmanın bodrum katını adeta bir müzeye dönüştürdü. Osmanlı dönemine ait evraklardan etnografik eserlere kadar geniş bir koleksiyona sahip olan Menteşeoğlu, sergilediği objelerle görenleri geçmişe doğru bir yolculuğa çıkarıyor. Ziyaretçilerin ilgi odağı haline gelen bu özel müze, adeta Giresun’un kültürel hafızasını yaşatıyor.

Bir devlet kurumunda memur olarak çalışan Menteşeoğlu, 20 yılı aşkın süredir Giresun’a ait Osmanlıca belgeler, gazeteler, fotoğraflar ve etnografik eserleri toplayarak apartmanının bodrum katında sergiliyor.

Kendisine bu merakın babasından miras kaldığını belirten Menteşeoğlu, “Babam Giresun aşığı bir eğitimciydi. Giresun’un kültürel mirasını araştırmış, belgeler toplamış ve Milli Mücadele kahramanı Topal Osman Ağa hakkında bir kitap yazmıştı. Ben de onun izinden giderek Giresun’la ilgili ne bulduysam topladım” dedi.

Kömürlükten müzeye, bir dönüşüm hikayesi

Topladığı objelerin evine sığmadığını ve bir müze hayali olduğunu belirten Menteşeoğlu, “Giresun’da bir kent müzesi kurulmasını çok istedim. Ancak bu konuda yerel yönetimlerden istediğimiz desteği göremedik. Bu nedenle apartmanımızın kömürlük bölümünü restore ederek bir sergi alanına dönüştürdüm. Apartmanın bodrum katında oluşturulan bu müze, şehir yöneticilerinden akademisyenlere, öğrencilerden mahalle sakinlerine kadar geniş bir kesim tarafından ziyaret ediliyor. Koleksiyon, ziyaretçilere hem kültürel bir zenginlik sunuyor hem de geçmişe dair unutulmaz bir deneyim yaşatıyor. Apartman sakinleri de bu girişime destek veriyor. Hatta bazı komşularımız kendi bodrum alanlarını da kullanmam için bana tahsis etti” diye konuştu.

Hüseyin Gazi Menteşeoğlu, müze projesinin, sadece bir apartman bodrumundan ibaret olmadığını, aynı zamanda Giresun’un kültürel değerlerinin korunmasına yönelik güçlü bir adım olduğunu kaydederek yerel yönetimlerin destek verip, bu değerli birikimin bir kent müzesi çatısı altında toplanmasının en büyük arzusu olduğunu sözlerine ekledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin