Gastronomi Kongresi için gelen davetliler, kanyon ve şelaleyi gezdi - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Ekim, 2023 08:36 tarihinde yayınlandı
0
0

Gastronomi Kongresi için gelen davetliler, kanyon ve şelaleyi gezdi

Kastamonu’da düzenlenen 7. Uluslararası Gastronomi Turizmi Araştırmaları Kongresi için Kastamonu’ya gelen 150’den fazla davetli, kongre sonrasında şehrin doğal güzelliklerini gezdi. Azdavay, Daday ve Pınarbaşı ilçelerinde kanyon, şelale ve at çiftliklerini gezen davetliler, gördükleri manzara karşısında büyülendi.
Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi iş birliğiyle gerçekleştirilen 7’nci Uluslararası Gastronomi Turizmi Araştırmaları Kongresi sona erdi. 3 gün süren kongrede, gastronomi alanındaki son gelişmeler, araştırmalar ve inovasyonlar akademisyenlerce masaya yatırılarak iş birlikleri ve projeler için zemin oluşturuldu.
40 üniversiteden 150’den fazla davetlinin katıldığı 7. Uluslararası Gastronomi Turizmi Araştırmaları Kongresi’nin ardından misafirlere, şehir gezisi yaptırıldı. Kastamonu Üniversitesi tarafından Azdavay, Daday ve Pınarbaşı ilçelerinde bulunan kanyon, şelale ve at çiftliği ziyaret edildi.
Pınarbaşı ilçesinde kayalara çivilerle monte edilen 3 kilometrelik ahşap platformdan geçilebilen Horma Kanyonu ile 10 metreden dökülen Ilıca Şelalesini ziyaret eden davetliler, daha sonra Azdavay ilçesinde bulunan Atlı Turizm Merkezini ziyaret etti. Ziyarette at çiftliğinde hoşça vakit geçiren davetliler, ayrıca Azdavay Cam Terasını da ziyaret ederek 450 metre yükseklikten cam terasta Çatak Kanyonunun manzarasını izledi.
Ayrıca davetliler, Kastamonu’da il merkezi ile diğer ilçelerinde tarihi, doğal ve kültürel güzelliklerini gezerek bilgiler aldı.
Geziye Kayser Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa da katıldı.
Aslen Kastamonu’nun Daday ilçesine nüfusuna kayıtlı olan Kayseri Üniversitesi Rektörü Karamustafa, Azdavay ve Kastamonu turizmi açısından büyük öneme sahip böyle nitelikli ve ürün çeşitliliğine sahip bir tesisi oluşturmasından dolayı Azdavay Belediyesi’ni tebrik etti.
At biniciliği, gastronomi ve tabiat turizm açısından önemli gördüğü Atlı Turizm Merkezinin, bölge turizm açısından büyük önem arz ettiğini ifade eden Karamustafa, aynı zamanda kanyon ve şelalenin de bölge turizmine büyük katkı sunduğunu ifade etti.
Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal ile ve Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Alptekin Sökmen’e de bu tesisleri kongre çerçevesinde ziyaret etme fırsatı verdikleri için teşekkür etti.
Geziye rehberlik yapan Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal, “7. Uluslararası Gastronomi Kongresi, Ankara Hacı Bayram Üniversitesi Turizm Fakültesi ile Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi arasında Kastamonu Üniversitesinin ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Etkinliğin ilk iki gününde Türkiye’nin farklı coğrafyalarından gelen akademisyenlerin, bilim insanlarının konuşmaları ve sunumlarıyla ve akademik çalışmalarıyla gerçekleşti. Ardından kongrenin son gününde Kastamonu’ya gelen katılımcılara Kastamonu’nun tabiat harikası değerleri ile doğal güzelliklerini göstermek için doğaya yürüyüşe çıkardık. Buralarda belirlediğimiz rotaları Azdavay ve Pınarbaşı ilçeleri oldu. Misafirlerimize Horma Kanyonu, Ilıca Şelalesine götürdük. Orada bölgenin otantik yerel kültürünü, doğa kültürünü ve yöresel yemeklerini tattırma imkanı bulduk. Ardından Azdavay’a geldik. Azdavay’da Çatak Kanyonunu gezdirdik. Çatak Kanyonundaki Cam Terasını ziyaret ettikten sonra Atlı Turizm Merkezine geçtik. Atlı Turizm Merkezinde de harika yemekleri tattık. Misafirlerimiz, atlı terapi merkezi olduğu için doğayı gezdiler, atlara bindiler. Yöresel yemeklerden de tattırdıktan sonra misafirlerimizi memleketlerine geri uğurladık” dedi.
Horma Kanyonunun doğal güzellikleri ve jeopolitik yapısıyla içerisinde birçok özellik barındırdığını söyleyen Haberal, “Mağara bulunuyor, bitki çeşitliliği var. Suyu apayrı bir güzel. Kanyon çıkışında bizleri Ilıca Şelalesi karşılıyor. Şelalenin içerisine kadar misafirlerimiz girerek su ile biraz vakit geçirdiler. Güzergah üzerinde bulunan tıbbi aromatik olan bitkileri inceledi ve bunların fotoğraflarını çektiler. Bu bitki türlerinden bir tanesi de şimşir ağacıydı. Şimşir ağaçları, bölgeye ayrı bir güzellik katıyor. Birçok flora çeşitliliğini barındırıyor. Bizlerde misafirlerimize bölgeyi anlatmaya çalıştık. Kayaların üzerine çivilerle monte edilmiş platform üzerinden yaklaşık 3,5 kilometrelik bir yürüyüş gerçekleştirdik. Ardından Azdavay Atlı Turizm Merkezine geçtik. Gelen katılımcılarımız son derece memnun ayrıldılar. Katılımlarından ötürü herkese teşekkür ediyoruz” diye konuştu.
Geziye Kayser Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa ile Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal ve diğer şehirlerden gelen çok sayıda akademisyenler katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
antik kazida 1500 yillik bicak seti bulundu ymHsf3zY
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Nisan, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Antik kazıda 1500 yıllık bıçak seti bulundu

Karabük’ün Eskipazar ilçesinde bulunan ve “Karadeniz’in Zeugması” olarak adlandırılan Hadrianopolis Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında, Geç Roma ve Erken Bizans dönemine ait olduğu değerlendirilen bıçak seti ortaya çıkarıldı.

Geç Kalkolitik, Roma ve Erken Bizans dönemlerinde yerleşim yeri olarak kullanılan Hadrianopolis Antik Kenti’nde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Geleceğe Miras Projesi çerçevesinde yürütülen kazı çalışmaları sırasında “Hamamlı Yapı Kompleksi” içerisinde yer alan mutfak bölümünde bulunan bıçak setinin, farklı boyutlarda ancak benzer tiplerde olduğu belirlendi. Dört parçadan oluşan bıçak setinin yanında ayrıca bir bileme taşının da bulunduğu tespit edildi.

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersin Çelikbaş ve ekibince yapılan incelemelerde, ilk çıkarıldığında oldukça parçalı ve düşük kondisyonda 250 parçadan oluşan bıçak seti, laboratuvar ortamında birleştirilerek özgün formlarına kavuşturuldu.

Ersin Çelikbaş, yaptığı açıklamada, bıçak setinin “Hamamlı Yapı Kompleksi” olarak adlandırılan yapının içerisindeki mutfak bölümünde ortaya çıktığını belirtti.

Bıçak setinin boyutlarının birbirinden farklı olduğunu ifade eden Çelikbaş, “Fakat tip olarak da birbirine çok yakın tiplerde olduğunu söyleyebiliriz. Bunlar dört tane ortaya çıktı ve yanlarında da bir bileme da taşı da mevcuttu. Bıçaklar ilk çıktığı zaman gerçekten kondisyonları çok düşüktü, çok parçalıydı. Yaklaşık 250 civarında parçadan oluşuyordu. Bu parçaları bu süreç içerisinde laboratuvarımızda birleştirdik ve bıçakları tekrar aynı formlarına kavuşmasını sağladık. Bıçaklar neden önemli? Şöyle; bu dördünün bizden aynı yerden çıkmış olması ’Hamamlı Yapı Kompleksi’nde yaşayan insanların acaba dedik, bir hayvancılık mesleğiyle mi uğraştığını bize işaret ediyor? Çünkü Hadrianopolis de gerçekten antik dönemde özellikle Geç Roma ve Erken Bizans dönemlerinde hayvancılık faaliyetlerinin yoğun bir şekilde yapıldığını zaten arkeolojik veriler bizlere sunmuştu” dedi.

“Bu bıçakların da ortaya çıkması, yine antik dönemde Hadrianopolis bölgesinde hayvancılıkla uğraşan ailelerin de burada yaşadığını bizlere göstermiş oldu” diyen Çelikbaş, “Bıçaklar dediğim gibi tipolojik açıdan gerçekten ender rastlanan örneklere sahip. Bunların set halinde çıkması da gerçekten çok önemli. Hem meteorolojik olarak hem de buradaki sosyal hayatla ilgili önemli veriler sunması açısından önemli arkeolojik veriler olduğunu söyleyebiliriz” ifadelerine yer verdi.

“Kösele taşı” bilinenden çok daha eski

Bıçakların yanında bileme taşının da ortaya çıktığını vurgulayan Çelikbaş, şunları kaydetti:

“Bileme taşı da bizim için önemli. Çünkü özellikle Türk-İslam döneminde, Osmanlı döneminde Eskipazar yöresinde ortaya çıkarılan bir taş ocağı var. Buna ’kösele taşı’ deniyor. Bu ’kösele taşı’ dediğim gibi Osmanlı döneminde özellikle bıçak ve kesici aletlerin bilenmesinde kullanılan bir taştır ve çok ünlü o dönemde. Şu anda günümüzde üreten ustalarımız yok o dönemde üreten veya da yakın zamana kadar bu işle meşgul olmuş insanları biz bölgede tanıyoruz. Bu kösele taşından yapılmış bileme taşının da bu kazı alanında ortaya çıkması, bıçaklarla birlikte ortaya çıkması kürsüde kösele taşının bilinenden çok daha eski dönemlere kadar insanlar tarafından kullanıldığını bize kanıtlamış oldu.”

Eskipazar’da hayvancılık faaliyetlerinin 1500 yıldır devam ettiğini aktaran Çelikbaş, “Bıçak setinin biz MS 5-6. yüzyıla ait olduğunu da stratigrafik açıdan tespit etmiş olduk. Dolayısıyla Hadrianopolis coğrafyasında ve günümüz Eskipazar’ında da devam eden hayvancılık faaliyetlerinin yaklaşık 1500 yıldır kesintisiz bir şekilde devam ettiğini de bizlere göstermiş oldu” değerlendirmesinde bulundu.

Bizi sosyal medyadan takip edin