Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi tarafından geliştirilen gal arısına dayanıklı kestane çeşitlerinin hasadına başlandı.
Atakum ilçesi Kaya Güney Mahallesi’nde bulunan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ali Nihat Gökyiğit Araştırma Merkezi’nde yetiştirilen kestaneler olgunlaştı. Ziraat Fakültesi tarafından geliştirilen Akyüz, Ali Nihat, Betizak ve Macit 55 kestane çeşitlerinin hasatları yapıldı. ’Kestane düşmanı’ olarak bilinen ’gal arısı’na karşı dayanıklı olan Akyüz, Ali Nihat, Betizak çeşitleri özellikle iri taneli olması ve lezzetiyle dikkat çekiyor.
Gal arısına dayanıklı kestaneler ve melezleme çalışmaları
OMÜ Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ümit Serdar, kestane hasadına başladıklarını belirterek, “Önce A grubu kestaneler dediğimiz karmaşık melezler olan ‘Akyüz, Macit 55 ve Ali Nihat’ çeşitlerini hasat ettik. Bu çeşitlerden Ali Nihat ve Akyüz olanları gal arısına dayanıklıdır. Macit 55 ise bir miktar hassastır. Daha sonrasında Betizak çeşidi hasat olgunluğuna geldi. Birkaç gündür Betizak çeşidini hasat ediyoruz. Betizak çeşidi bizim için çok önemlidir. Hem kestane kanserine hem de gal arısına tam dayanıklıdır. Bahçemizde daha sonra hasat edeceğimiz çeşit ‘Marigoule’ çeşididir. Marigoule çeşidi, verimi çok güzel ama gal arısına hassastır. Bahçemizde çok sayıda Marigoule ağacı vardır. Biz bu Marigoule çeşidinin hassas olması nedeniyle çeşit değiştirmeye gittik. Gal arısına dayanıklı 5-6 tane çeşit deniyoruz. Marigoule üzerine aşı uyuşması hangisi daha uyumlu diye deneme yapıyoruz. Bunun araştırması devam ediyor. Melezleme çalışmalarımız var. Betizak çeşidi ile biraz daha geç olgunlaşan çeşitlerle melezlemeler yapıyoruz. Böylece hem geç olgunlaşan hem de Betizak gibi gal arısına dayanıklı, kestane kanserine tolerant yeni çeşitler elde etmeyi amaçlıyoruz. Bizim burada yetiştirdiğimiz kestaneler iri olduğu halde lezzetli kestanelerdir. Lezzetini bulabilmek için bu kestanelerin soğuk hava deposunda ya da buzdolabında muhafaza edilmesi, daha sonra tüketilmesi gerekiyor” dedi.
Hasat daha sonra Marigoule ve Erfelek çeşidi ile devam edecek.
OMÜ Ziraat Fakültesi 2010 yılından bu yana 20 dönümlük alanda araştırma çalışmalarını yürütüyor. Yaklaşık 300 kestane ağacının bulunduğu alanda yeni türler geliştiriliyor. Yetiştirilen yeni kestane fidanları Ziraat Fakültesi’nden temin edilebiliyor.


Gal arısına dayanıklı kestanenin hasadına başlandı
Karabüklü lise öğrencilerinden Türkçe pop müziğe dilbilimsel analiz
Karabük’te lise öğrencileri tarafından hazırlanan ve son 50 yıldaki Türkçe pop şarkılarının zaman kipleri açısından incelendiği araştırma, İstanbul’da düzenlenecek 8. Ulusal Çocuk Araştırmaları Kongresi’nde sözlü bildiri olarak sunulacak.
Karabük Alparslan Gazi Anadolu Lisesi’nde Öğretmen Nur Kabave Kutlu danışmanlığında yürütülen çalışmada öğrenciler, 1975’lerden günümüze kadar farklı dönemlerde öne çıkan Türkçe pop şarkılarının sözlerini analiz etti.
Araştırmada, şarkı sözlerinde kullanılan geçmiş, şimdiki ve gelecek zaman kiplerinin eserlerin kalıcılığı üzerindeki etkisi incelendi.
Python tabanlı veri analiziyle gerçekleştirilen çalışmada toplam 12 bin 397 fiil değerlendirildi.
9. sınıf öğrencisi Esmanur Ergin, daha önce şarkı sözleri üzerine sosyolojik araştırmalar yapıldığını ancak konunun dilbilimsel yönünün yeterince incelenmediğini düşündüklerini belirterek, “Müzik toplumu yansıtıyor ama aynı zamanda etkiliyor. Biz bunu bilimsel verilerle ortaya koymak istedik” dedi.
Projede yazılım kısmında görev alan Emir Demirer ise yüzlerce şarkı sözünü Python kodlarıyla analiz ettiğini ifade ederek, “Normal şartlarda elle yapılması yıllar sürebilecek bir çalışmayı, yazdığım kodlar sayesinde çok daha kısa sürede tamamladım. Şarkı sözlerinde kullanılan zaman kiplerini tek tek ortaya çıkardım” diye konuştu.
Demirer, araştırmanın kendisine hem yazılım hem de proje geliştirme açısından önemli katkılar sağladığını söyledi.
Araştırma kapsamında şarkı sözlerini derleyen Defne Dursun da eski şarkıların hala dinlenmeye devam ettiğini, yeni şarkıların ise kısa sürede gündemden düştüğünü fark ettiğini dile getirdi.
Dursun, “Bu farkın şarkı sözlerinin içinde saklı olabileceğini düşündüm. Yaptığımız analizler sonucunda değişimin özellikle kullanılan zaman kiplerinden kaynaklandığını fark ettik” ifadelerini kullandı.
“Dijitalleşme, hızlı tüketim kültürü ve sosyal medyanın anlık vurgusu şarkı sözlerine de yansıdı”
Çalışmanın danışman öğretmeni Nur Kabave Kutlu ise dilin toplumsal değişimin en hassas göstergelerinden biri olduğunu kaydederek, “Bu değişimi en beklenmedik yer olan şarkı sözlerinde aradık. Eski şarkılar neden hâlâ dinleniyor, yeniler neden bu kadar çabuk tüketiliyor sorusundan yola çıktık. Elde ettiğimiz veriler, şimdiki zaman kipi kullanımının son 50 yılda iki kattan fazla arttığını gösterdi” ifadelerine yer verdi.
Türkçe pop müziğinin evrensel anlatımdan anlık anlatıma doğru belirgin bir geçiş yaşadığını ifade eden Kutlu, dijitalleşme, hızlı tüketim kültürü ve sosyal medyanın anlık vurgusunun şarkı sözlerine de yansıdığını söyledi.
Kutlu, “Türk toplumunun kolektivist yapıdan bireyselleşen bir yapıya dönüşümünü dilbilimsel olarak ortaya koyduk. Biz artık sadece şarkı sözlerini dinleyen değil, onların dilini çözen bir nesil yetiştiriyoruz” diye konuştu.
Araştırmada Türkçe pop müziğinin son 50 yıllık süreç içerisinde iki ayrı dönem halinde incelendiğini kaydeden Kutlu, ilk dönemde daha çok geniş zaman kullanımının öne çıktığını, son yılları kapsayan ikinci dönemde ise şimdiki zaman kullanımının belirgin şekilde arttığını ifade etti.
Çalışma sırasında en büyük zorluğun eski şarkı sözlerini derlemek olduğunun altını çizen Kutlu, “1975’ten 2000 arasındaki en çok dinlenen ve güçlü sözlere sahip şarkıları doğru kaynaklardan elde etmekte zorlandık” dedi.
Ulusal Çocuk Araştırmaları Kongresi’nde kabul alan çalışma, öğrenciler tarafından İstanbul Aydın Üniversitesi’nde sözlü bildiri olarak sunulacak.

