Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
10 Ağustos, 2024 16:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Fındıkta devrim yapan patozun 50 yıllık serüveni

Türkiye’yi fındıkta dünyanın 1 numarası yapan patozun 50 yıllık serüveni, keşfedildiği Samsun’un Terme ilçesinde saklı.
Yıllar önce fındığın ayıklanması ilkel yöntemlerle yapılıyordu. Fındık ayıklamak başta Samsun, Ordu ve Giresun gibi illerdeki çiftçiler olmak üzere fındık üreticisinin kabusu oluyordu. Samsun’un Terme ilçesinde fındık tarlaları bulunan ustalar Yaşar Polatcan, Aslan Akdoğan ve Mustafa Şahane isimli ustalar kendi imkanları ile bir patoz yaparak ayıklama işini kolaylaştırdılar. O dönem su tesisat çırağı olarak çalışan Yaşar Polatcan, bugüne kadar gelecek modern patozların ilkini başarı ile yaparak çiftçilerin hizmetine sundu.
1973-74 senelerinde patozun keşfedilmesinin ardından fındık üreticileri bayram etti. Günlerce harmanda ayıklanmayı bekleyen fındıklar çaba sarf edilmeden ayıklanırken, köyler patozun kendi mahallerine gelmesini dört gözle bekledi. Patozun namı bir dönem o kadar arttı ki Terme’den başka ilçeye giden vatandaşlara ‘patozcular’ adı verildi. Babasının tarımda başlattığı çizgiyi ilerleterek devam eden oğlu İbrahim Polatcan ve çocukları, Terme’de kurdukları fabrikada ürettikleri tarım makinelerini 50 ülkeye ihraç ediyor.

“Millet fındığını patoza vermek için kuyruğa girerdi”
Patozun Türkiye’de tek kendilerinde olduğu zamanlarda çiftçilerin fındıklarını ayıklatmak için uzun kuyruklar oluşturduğunu ifade eden usta Yaşar Polatcan’ın oğlu fabrikacı İbrahim Polatcan, “Bundan yıllar önce fındık, imece usulü evlere sırayla gidilerek yapılırdı. Uzun çubuklarla yaş fındığa vurup, düşürdükten sonra ilçikleme dediğimiz elle ayıklarlardı. Patoz, 1973-74 senesinde keşf edildi. Patoz, hemen birden yapılan bir şey olmadı. Önce araştırıldı, ilk yapılanlar bozuldu, dağıldı. Yılda bir dönem kullanıldığı için nasıl olduğunu anlamak için 1 sezon beklemek gerekiyordu. Patoz, fındıkta ilk kullanıma girdiğinde millet kuyruğa girerdi. Herkes önce benimki patoza gidecek diye dövüş ederdi. O dönem Türkiye’de 1 tane patoz vardı. Patozla mahalle mahalle gezerdik. Bir mahallenin fındığını bitirmeden diğer mahalleye giremezdin. Başka mahalleye geçmeyelim diye çiftçiler yolu kapatıyorlardı” dedi.

“Şu anki patozlar saatte ortalama 2 ton fındık ayıklıyor”
Patozların geldiği aşamada saatte 2 ton fındık ayıklayabildiğini dile getiren İbrahim Polatcan, “Şu anda ihtiyaca göre patozlar oldukça gelişti. Yılda ortalama 30 büyük patoz üretiyoruz. Bu patozlar bakımı yapılır, yağmurda kalmazsa 40 yıl bir şey olmaz. Bu patozlar saatte 2 ton fındık temizler. Patoz olmasaydı fındıkta randıman da olmazdı, çiftçi de bu kadar üretemezdi. Azerbaycan’daki fabrikalar 20-30 adet patozu alıyor. Çünkü elle ayıklanan fındıkta boş, çürük ayırt edilmiyor. Azerbaycan’da fabrikalar çiftçinin fındığını para almadan dövüyor, fındığını da istersen satabiliyorsun. Bunu ülkede randıman artsın diye yapıyorlar” diye konuştu.

“50 ülkeye tarım makinesi ihraç ediliyor”
Ürettikleri tarımsal makinelerin dünyadaki 50 ülkeye ihraç edildiğine de değinen Polatcan, “Patozun kaşifi babam, su tesisatçılığında çırak olarak başladı. Üretmeyi çok seven bir adamdı. Şu anda onun izinden giderek pirinç fabrikaları yapıyoruz. Türkiye’deki ilk pirinç fabrikasının makinelerini biz yaptık. 50 ülkeye makine ihraç ediyoruz. Şu anda fındık patozu, randıman makinesi, beton mikseri, pirinç kurutma, çeltik kurutma, arpa, buğday, mısır gibi 73 adet makine yapıyoruz” şeklinde konuştu.
Fındık üretiminde dünyada 1. sırada olan Türkiye’de Karadeniz ve diğer birçok ilde hasat edilen fındıklar, patozlar ile ayıklanarak ülke ekonomisine kazandırılıyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
01 Şubat, 2026 12:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Trabzon Şehir Hastanesi inşaatının yüzde 90’ı tamamlandı

Trabzon’da Şenol Güneş Spor Kompleksi’nin yanındaki dolgu alanında, yapımı süren 900 yataklı Şehir Hastanesi inşaatının fiziki gerçekleşme oranı yüzde 90’a yaklaştı. İnşaatında 5 bin fore kazığın kullanıldığı şehir hastanesi depreme dayanıklı olarak inşa edilen sismik izolatörler ile korunacak. Kentteki yoğun bakım kapasitesini 2 katına çıkartacak olan Trabzon Şehir Hastanesi’nde, 300 poliklinik ve 33 ameliyathane olacak.
Hastane inşaatı ile ilgili bilgi veren Trabzon İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Topsakal, 2026 yılının Mayıs sonu yada Haziran ayı itibarıyla hastanenin teslim alınmaya başlanacağını söyledi. Topsakal, "Şu anda fiziki gerçekleşme oranı yüzde 86-87 seviyelerinde olup, yüzde 90’a yaklaşmıştır" dedi.
Şehir hastanesinde hem yasal hem de fiziki süreçte sona yaklaşıldığını kaydeden Topsakal, "Şehir hastanemizde hem yasal hem de fiziki süreçte sona yaklaşmış durumdayız. Allah nasip ederse, 2026 yılının Mayıs sonu veya Haziran ayı itibarıyla hastanemizi teslim almaya başlayacağız. Yasal süresi 15 Aralık 2025’te sona eren hastanemiz için, Bakanlık ve yönetim olarak proje değişikliklerinden kaynaklanan süreler ile müteahhide ek süre verilmiş ve bu süre Mayıs-Haziran dönemine kadar uzatılmıştır. Bu ek sürenin Mayıs sonu Haziran ortası gibi tamamlanmasıyla birlikte hastanemizi devralacağız. Şu anda fiziki gerçekleşme oranı yüzde 86-87 seviyelerinde olup, yüzde 90’a yaklaşmıştır" diye konuştu.

Yaklaşık 900 yatak kapasitesiyle hizmet verecek
Hastanenin yaklaşık 900 yatak kapasiteyle hizmet vereceğini belirten Topsakal, "Sağlık profesyonelleri olarak bir sağlık politikası geliştiriyor ve birleştirilecek hastaneleri gündeme alıyoruz. Sayın Bakanımızla yaptığımız istişarelerde, Ahi Evren Hastanemizin ve Kemik Hastanemizin taşınması yönünde talimatlar verilmiştir. Bu talimatlar doğrultusunda projemizi revize ediyoruz. Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanemizin ise yalnızca eğitim kadrosu şehir hastanesine taşınacaktır. Bunun dışında hastane mevcut yerinde hizmet vermeye devam edecektir. Bu kapsamda yaklaşık 200 yatak, diğer hastaneden ise 180 yatak olmak üzere toplamda 380 yatak taşınacaktır. Şehir hastanemiz yaklaşık 900 yatak kapasitesiyle Trabzon’umuza hizmet verecektir. Dolayısıyla Trabzon İl Sağlık Müdürlüğü olarak kârdayız; ilimize 500 yataklı yeni bir hastaneyi entegre etmiş olacağız. Bu durum bizleri son derece mutlu etmektedir. Bakanlığımıza ayrıca teşekkür ediyorum. Şehir merkezinde acil, travma ve ikinci basamak hastanesi olarak Fatih Devlet Hastanesi’nin hizmet vermeye devam etmesi yönünde bizim de görüşümüz bulunmaktadır. Fatih Devlet Hastanemiz, mekânsal eskimesi nedeniyle ekonomik ömrünü büyük ölçüde tamamlamıştır. Muhtemelen hastaneyi yeni şehir hastanesine geçici olarak taşıyarak mevcut binayı yıkıp yerine 250 yataklı yeni bir hastane yapma düşüncemiz bulunmaktadır. İnşallah bu alanı da mekânsal olarak yenileyerek, önümüzdeki 50 yıl Trabzon’un sağlık altyapısıyla ilgili mekânsal sorunlarını çözmüş olacağız. Şehir hastanelerinin en büyük avantajı mekânsal konfordur. 900 yatağın 236’sı yoğun bakım yatağı, 664’ü ise tek kişilik nitelikli yataklardan oluşmaktadır. Bu durum, hastaların tek başına yatabileceği nitelikli yatak oranını çok yüksek bir seviyeye çıkaracaktır. Mekânsal olarak her türlü imkâna sahip olan hastanemiz, içerisinde modern tıbbi tetkiklerin tamamının yapılabileceği donanıma sahiptir" diye konuştu.

Hafif raylı sistemle birlikte bölgedeki ulaşımı rahatlatacak
Hafif raylı sistemin bölgedeki ulaşımı rahatlatacağına dikkat çeken Topsakal, "Karayolları Genel Müdürümüzün ve Ulaştırma Bakanımızın talimatları doğrultusunda, hastanenin etrafını tamamen çevreleyen kuzey, güney, doğu ve batı yönlerinde yollar yapılmaktadır. Ayrıca DSİ Genel Müdürümüzün katkılarıyla, güney taraftaki dağlardan gelen yağmur sularının denize ulaşımını sağlayacak transfer hattı oluşturulmuştur. Bu hat, kapalı sistem bakslar aracılığıyla suların güvenli şekilde denize ulaştırılmasını sağlamaktadır. Belediye Başkanımızın da hafif raylı sistemle birlikte bölgedeki ulaşımı rahatlatacak bir projesi bulunmaktadır. Hafif raylı sistemin ulaşım ağına entegre edilmesiyle birlikte, trafik sorununun büyük ölçüde çözüleceğini düşünüyorum" dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin