Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
07 Kasım, 2023 10:21 tarihinde yayınlandı
0

Eskişehirli hanımlardan Safranbolu’da ‘Çiftçi İnceleme Gezisi’

Eskişehir Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından, Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim Yayım ve Yayınlar Dairesi Başkanlığı desteği ile yürütülen ‘Kadın Çiftçiler Tarımsal Yeniliklerle Buluşuyor’ programı çerçevesinde Karabük‘ün Safranbolu ilçesine ‘Çiftçi İnceleme Gezisi’ düzenlendi.

AW070558 06 jpg
Tarımın içinde hep var olan ancak tarımsal üretimdeki katkıları yeterince görülmeyen kadın çiftçilerin, tarımsal yeniliklerden ve yeni teknolojilerden haberdar olarak kaynaklarını daha etkin yönetebilmeleri, farklı tarım tekniklerini uzmanından yerinde öğrenerek üretim süreçlerinde uygulayabilmeleri; özellikle kadın odaklı yeniliklerin yaygınlaştırılarak kadın çiftçilerin tarımsal üretim sürecine daha aktif olarak dâhil olmalarını sağlayarak aile ekonomisine ve kırsal alanlarda yaşamın sürdürülebilirliğine katkı yapmak amacıyla gezi düzenlendi. Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Araştırma Enstitüsü Müdürlükleri ve İl Müdürlükleri işbirliği ile 2015 yılından itibaren uygulanan tarımsal yayım projelerinin uygulanması çerçevesinde düzenlenen Çiftçi İnceleme Gezisine İl Müdürlüğü Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürü Hasan Öz, Konu sorumlusu Ziraat Mühendisleri Zuhal Akaya ve Mustafa Mutlu Aslan, S.S.Gökçekuyu Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Kezban Kurnaz ve Eskişehir’de uygulanan Safran Üretimi Demonstrasyonlarını üstelenen kadın çiftçiler katılım sağladı.

AW070558 01 jpg
‘Kadın Çiftçiler Tarımsal Yeniliklerle Buluşuyor’ 2023 yılı programı çerçevesinde, Eskişehir’de hali hazırda Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürlüğü kontrolünde yürütülen “Eskişehirli Hanımlar Safran Üretiyor” projesi çerçevesinde Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü işbirliği ile Seyitgazi- Beykışla Mahallesi, Han- Gökçekuyu Mahallesi, Sarıcakaya – Mayıslar Mahallesi, Tepebaşı – Kızılinler Mahallesi ve Sivrihisar Merkez de safran üretimini yaygınlaştırma çalışmaları yapılıyor. Bu çerçevede safran ürününe olan ilgiyi arttırmak için ilk etapta Sarıcakaya, Han, Seyitgazi, Tepebaşı ve Sivrihisar ilçelerinde 8 kadın üreticiye 100’er metrekare alanda olmak üzere toplamda 800 metrekare alanda demonstrasyon bahçeleri kuruldu.
Safran tarımının yerinde görülerek kadın çiftçilerin bu alandaki bilgi ve becerilerini arttırmak; uzman üreticilerle görüşerek ürün hasadı, kurutulması, muhafazası konularında tecrübe edinmelerini sağlamak; çok karlı bir alternatif tarımsal ürün olarak görülen safran ürünün pazarlama kanallarının kolaylığına şahit olarak motivasyonlarını arttırmak ve Eskişehir’de kurulan bu demonstrasyonlardan en iyi sonucu alarak safran üretimini Eskişehir’de yaygınlaştırmak amacıyla safranıyla ünlü Karabük ve Safranbolu’ya düzenlenen teknik gezi safran üretimi alanında gönüllü olarak sorumluluk alan kadın çiftçilere projeyi başarıyla uygulayabilecekleri konusunda umut aşıladı.

AW070558 04 jpg
Teknik gezi çerçevesinde Karabük İl Tarım ve Orman İl Müdürü Çetin Ayvalık, İl Müdürlüğü Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürü Yaşar Erdoğan ve Safranbolu İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Akgül de ziyaret edilerek Karabük’te safran tarımı hakkında bilgi edinilerek, Karabük ile Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğünde yürütülen projeler hakkında istişare edildi. Bilgilendirme toplantılarının ardından Karabük İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Safranbolu İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik personelinin rehberliğinde safran yetiştirilen alanlar ile pazarlama alanları yerinde gözlemlendi. Safran üretim ve pazarlama alanlarının incelenmesinden sonra tarihi Safranbolu ilçe merkezi ziyaret edilerek kadın çiftçilere ilçeyi tanıma ve görme fırsatı sunuldu. Geziden oldukça memnun dönen kadın çiftçiler, teknik gezi sonrasında safran üretimi konusunda özgüvenlerinin daha da arttığını, İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün desteği ile bahçelerinde kurulan bu safran deneme bahçelerini geliştirerek Eskişehir’in safran üretiminde, ülkemizde ve dünyada zirveye taşınması konusunda büyük bir istekle çalışacakları sözünü verdi. (İHA)

AW070558 05 jpg

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr gurdal yilmaz hanta virusu yeni bir salgin degil K5v6eWSQ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Haziran, 2026 16:37 tarihinde yayınlandı
0 0

Prof. Dr. Gürdal Yılmaz: “Hanta virüsü yeni bir salgın değil”

Dünyada yeniden gündeme gelen hanta virüsü vakaları endişe oluştururken, uzmanlar hastalığın yeni bir salgın olmadığını ve uzun yıllardır görüldüğünü belirtiyor.

Özellikle bir gemide ortaya çıkan toplu vakaların dikkat çekmesiyle yeniden konuşulan hanta virüsünün farklı türlerinin bulunduğunu belirten uzmanlar, Türkiye’deki vakaların gemide görülen türle aynı olmadığını vurguluyor.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr Gürdal Yılmaz, gemide görülen vakaların kısa sürede ortaya çıkması dikkat çekse de hanta virüsü dünyanın birçok bölgesinde uzun zamandır bilinen bir enfeksiyon hastalığı olduğunu hatırlattı.

Türkiye’de daha çok böbrek tutulumuyla seyreden ve böbrek yetmezliğine neden olabilen formların görüldüğünü kaydeden Yılmaz, bu türlerin tedaviye yanıt verme ihtimalinin daha yüksek olduğunu gemide görülen vakaların ise daha çok akciğerleri etkileyerek solunum sıkıntısına yol açan ve ölüm oranı daha yüksek türler olduğunu belirtti.

Hanta virüsünün de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi viral bir enfeksiyon olduğunu kaydeden Yılmaz, özellikle İskandinav ülkeleri, Almanya, Kuzey Avrupa ve Amerika’da görülen tiplerin daha fazla öne çıktığını, Türkiye’de görülen formların ise Balkanlar ve Karadeniz bölgesinde rastlanan, daha hafif seyirli tipler olduğunu ifade etti.

“Hanta virüsü salgını aslında daha önceden bu yana görülen bir salgın”

Dünyada bildirilen hanta virüsü salgınının daha önceden bu yana görülen bir salgın olduğunu belirten Yılmaz, “Yani yeni bir salgın değil. Geminin içinde olmasıyla birlikte etkilenen kişiler bir anda ortaya çıktı. Ancak hanta virüsü her yerde görülebiliyor. Bizde de eskiden beri hanta virüsü vardı ve tanı koyuyorduk. Ancak bizde görülen hanta virüsü, o gemide görülen türle aynı değil. Bizde daha çok böbrek tutulumuyla seyreden, böbrek yetmezliğine yol açabilen ancak tedavi edilme ihtimali daha yüksek olan formlar görülüyor. Oradaki vakalar ise daha çok akciğeri tutup solunum sıkıntısıyla ilerleyen ve daha öldürücü tiplerdi. O da bir virüstür. KKKA nasıl bir virüsse, hanta virüs enfeksiyonları da viral bir enfeksiyondur. Dünyayı tehdit eden noktasında, İskandinav ülkelerinde, Almanya’da, Kuzey Avrupa’da ve Amerika’da görülebilen tipleri öne çıkıyor. Bizdeki form ise Balkanlar ve Karadeniz’de görülen, daha hafif seyreden formlardır” dedi.

“Viral enfeksiyonlar her zaman birer tehdit”

Viral enfeksiyonların her zaman bir tehdit olduğunu belirten Yılmaz, ancak büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık olmadığını kaydederek, “Viral enfeksiyonlar her zaman bir tehdittir. Ancak böyle büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık değildir. Ebola virüsü de var. Ebola, Afrika kökenli bir hastalıktır ve daha tehlikelidir. Çünkü yakalandığında yüzde 90’lara varan ölüm oranları vardır. Özellikle oralara seyahat eden kişiler açısından önem arz eder. Dünya artık küçük, herkes her yere gidebiliyor. Oradan kişiler buraya gelebilir” diye konuştu.

Enfeksiyon hastalıklarından korunmanın yolları

Enfeksiyon hastalıkları, virüsler ve bakterilerden korunmanın yolları ile ilgili olarak ise Yılmaz “Kalabalık yerlerde maske kullanımı ve el yıkama çok önemlidir. Toplu bir yere girerken ’bana bir şey bulaşır mı’ sorusunu kendimize sormamız bile önlem almak açısından yeterlidir. Bu virüsler ülkemize her an gelebilir. Örneğin Batı Nil ensefaliti daha önce ülkemizde yoktu, sonradan görülmeye başlandı. Özellikle Batı Anadolu ve Marmara bölgelerinde görülüyor. Batı Nil ensefaliti de bir virüstür ve artık ülkemizde de görülmeye başladı” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin