Ertuğrul Doğan: "Başka takımlar taraftarlarına ’12. adam’ diyor, siz 15 adam gücünde olun" - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Ağustos, 2024 16:15 tarihinde yayınlandı
0
0

Ertuğrul Doğan: “Başka takımlar taraftarlarına ’12. adam’ diyor, siz 15 adam gücünde olun”

Trabzonspor Kulübü Başkanı Ertuğrul Doğan, Trabzonspor taraftarlarına seslenerek, “Başka takımlar taraftarlarına ’12. adam’ diyor. Siz Trabzonsporlusunuz, 15 adam gücünde olun. Sesiniz gür çıksın. İnadınız inat olsun. Bu şanlı takımı bir gün bile yalnız bırakmayın. Küsüp sırtınızı dönmeyin” dedi.

Trabzonspor Dergisi’nin 220. sayısına konuşan Başkan Ertuğrul Doğan, “Efsanemiz, Kuzey’in parlayan yıldızı, dünyanın en büyük şehir takımı Trabzonspor’umuzun kuruluşunun 57., Süper Lig’de yer alışının da 50. yılındayız. Geçen sayıdaki yazımda da belirtmiştim. Futbola dair köklerimiz 1900’lü yılların başına dayandığı gibi, bu şehir kültür ve sanatıyla hep ön plana çıkmıştır. Mesela kurucu kulüplerimizden İdmanocağı’nın aynı zamanda tiyatro kolu da vardı. Takımlarımız hem sahada hem sahnede mücadele ederek, kültür ve sanatı futbolla birleştirmeyi başarmıştır.

İmparatorluklara ev sahipliği yapmış bu kadim şehrin takımının başında olmak gurur vesilesidir. Bu kulübü kurarak bugünlere getiren kurucu başkanlarımız, kurucu üyelerimiz, efsane futbolcularımız ve bordo-mavili formayı terletmiş oyuncularımız, eski başkanlarımız ve eski yönetim kurulu üyelerimize saygılarımı sunuyorum. Ahirete irtihal edenlere Allah’tan rahmet, hayatta olanlara sağlık diliyorum” ifadelerini kullandı.

Yeni sezonun hayırlı olmasını dileyen Doğan, “Gururla ve büyük bir heyecanla başlayacağımız yeni sezonun hayırlı olmasını diliyorum. Bizler için kolay bir yıl değildi ancak öğreticiydi. Lakin bize ne kadar çok şey öğretti ise, başkalarına daha fazlasını öğrettiğinden de eminim. Trabzonspor’un haksızlığa ve umursamazlığa karşı duruşu nettir ve hiçbir zaman değişmeyecektir. Bu zor yıl, tüm camiamızı kenetleyen, hırslandıran ve yeni sezon öncesi tam da ihtiyacımız olan gücü hepimize veren bir seneydi. Bu sayede henüz sezon başlamadan tek bir amaca, şampiyonluğa kilitlendik. Şimdi sıra profesyonel takımımızın üzerine düşeni yapmasında, taraftarımızın tribünleri doldurmasında ve dünyanın en büyük şehir takımına yaraşan desteği sunmasında” görüşlerine yer verdi.

Yazıda Türkiye Futbol Federasyonu’ndaki görev değişikliğine de değinen Doğan, “Yeni bir yönetim ve yeni bir başkan ile göreve geldi. Bu vesileyle yeni başkanımızı, aynı zamanda Trabzonspor Kulübü’nde de bir dönem başkanlık yapan Sayın İbrahim Hacıosmanoğlu’nu tebrik ediyor, başarılı bir görev süresi diliyorum. Biz her zaman tarafsızlığı, adaleti ve sadece hak edenin kazanacağı adil futbol ortamını istedik. Başkaları gibi sadece bizi kayıran birilerini değil, mert ve sözünün eri, adaleti sağlayacak iradeye sahip yönetimi istedik. Başkaca hiçbir talebimiz olmadı. Sayın Hacıosmanoğlu, futbol tecrübesi olan, çalışkan ve mert bir insandır. İnanıyorum ki, yeni görevinde çok başarılı işlerin altına imza atacaktır” diye konuştu.

Yeni sezon transfer çalışmalarını da anlatan Doğan, “Trabzonspor olarak çok uzun süredir titizlikle yürüttüğümüz transfer politikamız, scouting ekibimizin yardımı ve teknik direktörümüz Abdullah Avcı’nın gözetiminde sürdürülürken, yeni sezona istediğimize yakın kadro ve hırslı bir oyuncu ordusu ile başlamamıza olanak sağladı. Önümüzdeki günlerde tüm eksiklerimizi tamamlayacağız ve bunu mali disiplinimizden uzaklaşmadan yerine getireceğiz. Tüm Trabzonspor sevdalılarına dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar zevk verecek, heyecan verecek ve sonunda mutlu sona ulaşabileceğimiz müthiş bir sezon yaşatabilmek için hazırız. Biz üzerimize düşeni daima yapacağız ve hiçbir zaman ’yeter’ demeyeceğiz. Özellikle bu sezon adil bir futbol sezonunun sağlanması şartıyla ilk maçtan son maça kadar büyük bir inatla ve tam bir dikkatle hedefimizin peşinde koşacağız” dedi.

Doğan, taraftarlardan da üzerlerine düşeni yapmasını isteyerek şu isteklerde bulundu:

“Mutlaka siz de üzerinize düşeni yapın. Kulübünüze maddi ve manevi anlamda destek verin. İlk dakikadan son dakikaya kadar skor ne olursa olsun var gücünüzle takımınıza güç katın. Başka takımlar taraftarlarına ’12. adam’ diyor. Siz Trabzonsporlusunuz, 15 adam gücünde olun. Sesiniz gür çıksın. İnadınız inat olsun. Bu şanlı takımı bir gün bile yalnız bırakmayın. Küsüp sırtınızı dönmeyin. Bu, takımımıza, şehrimize, davamıza kötülüktür. Daima bordo mavinin yanında durun. Dünyanın en büyük kulüplerinin yaptığı gibi kesintisiz güç kaynağı sağlayın. Gerideyken takımın size daha çok ihtiyacı var. Onları geriden getirip kazandıran itici kuvveti sağlayın. Gücünüz miktarınca, eşinize, çocuklarınıza, sevdiklerinize ve kendinize bir hediye alacaksanız ilk adresiniz mutlaka TS Club olsun. Yemeği dışarıda yiyecekseniz, kapısının önünde bordo-mavi bayrağımız olana gidin. İşte bu kadar çok Trabzonsporlu olun ve bu büyük sezonda şampiyonluğu herkesten çok isteyin. Çünkü biz bu kadar çok istersek, dışarıda fırtına kopacak demektir.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay