Erken Tunç Çağı'ndan kalma yerleşim bölgesi doğa sporlarına açılıyor - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
17 Mayıs, 2023 10:32 tarihinde yayınlandı
0
0

Erken Tunç Çağı’ndan kalma yerleşim bölgesi doğa sporlarına açılıyor

Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde bulunan ve bölgede çalışma yapan tarihçiler tarafından en az 5 bin yıl olduğu değerlendirilen Kefrum Kalesi, şehrin bölgede tuğla malzemeden inşa edilen tek kalesi olarak doğa ve paraşüt sporu aktiviteleri için meraklılarını bekliyor.
Kulp ilçesinde bulunan Kefrum Kalesi, Diyarbakır bölgesinde tuğla malzemeden inşa edilen tek kale özelliği taşıyor. Bölgede saha çalışmaları yapan Dicle Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı, Amida Höyük Kazı Başkanı Prof. Dr. İrfan Yıldız, kalenin en az 5 bin yıllık olduğu, bölgede muhtemelen eski çağlarda da yerleşim olduğu değerlendirmesinde bulundu.
Kalenin birçok medeniyetin yönetim merkezi olarak faaliyet gösterdiği belirlenirken, aynı zaman da Safeviler döneminde bölgeye bey atanırken aşiretlerle istişare yapılıp onay alındığı ve bu da bölgede demokratik yönetimin işlendiği de görülmektedir. Kale iç kale ve dış kale olmak üzere iki bölümden oluşuyor. İç kalede yaklaşık olarak 10 adet su sarnıcı ve yapı temelleri bulunmaktadır. Kale yakın zamanda askeri üs olarak da kullanılmıştır.
Dicle Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İrfan Yıldız, yerin eski Kulp ilçesi yerleşim yeri olduğunu, Kulp yerleşimi 1899’a kadar bu bölgede olduğunu söyledi.

“Muhtemelen daha eski çağlarda da burada bir yerleşim vardı”
İlçe yönetiminin 1899 tarihinden sonra bugünkü yere taşındığını belirten Prof. Dr. Yıldız, “O günkü adıyla Pasor/Pasur köyüne taşınıyor. Bulunduğumuz alan kadim bir alan. Günümüzden yaklaşık 5 bin yıl öncede burada bir yerleşim olduğu biliniyor. Hurriler ile beraber bir yerleşim var. Muhtemelen daha eski çağlarda da burada bir yerleşim vardı. Kulp Çayına özelikle yakın olması, coğrafik olarak korunaklı bir yer olması. Aynı zamanda Kulp, Muş ve Silvan üçgenin de yer alması bakımından dolayı yerleşim yeri olarak seçilmiştir” dedi.

“Burada aynı zamanda demokrasinin de işlediğini görüyoruz”
Kalenin özelikle Asur döneminde önemli bir kale olduğunu aktaran Yıldız, “Daha sonraki dönemlerde Büyük Selçuklular, Mervani Devletine son verince Mervani ailesi Kulp Kalesine geliyor. Mervaniler, uzun süre burada varlıklarını devam ettiriyorlar. Kulp beylerinin soyu da Mervani’lerden geliyor. Osmanlının son dönemlerine kadar burada yerleşim devam ediyor. 19. yüzyılın sonlarına kadar. Tarihi belgelere baktığımız zaman 16. yüzyılda Safeviler döneminde Sıleymani, Banuki, Hevedi, Dılhiran, Bociyan, Zilan, Besyan, Zıkziyan ve Berezan aşiretlerinin oy birliği ile Kulb Beyliği’nin yöneticisinin atandığını görüyoruz. Dolayısıyla burada aynı zamanda demokrasinin de işlediğini görüyoruz” şeklinde konuştu.

“Kefrum Kalesi’nin surları Diyarbakır bölgesinde tuğla malzemeden yapılan tek surdur”
Prof. Dr. Yıldız, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Arkada gördüğümüz iç kale yönetimin yaşadığı, dış kale ise halkın yaşadığı yerdir. Kaleden günümüze surlar ulaşmış. Kefrum Kalesi’nin surları Diyarbakır bölgesinde tuğla malzemeden yapılan tek surdur. Aynı zamanda iç kalenin içerisinde çok sayıda sarnıç var. Tarihi, coğrafi ve kültürel özelikleri bakımından önemli bir kale.”
Diyarbakır İl Kültür Turizm Müdürlüğü Vekili Cemil Alp ise, kalenin çok yüksek ve güvenli bir kale olduğunu dile getirdi.

“Kale, hem doğa yürüyüşü için, yamaç paraşütü için hem de dağ sporları için muhteşem bir yerdir”
Kendilerinin de çok merak ettiğini kaydeden Alp, “Biz gelmeden turist nasıl gelsin. Turizme açılması için birlikte geldik. Kale, hem doğa yürüyüşü için, hem yamaç paraşütü için hem de dağ sporları için muhteşem bir yerdir. Buraya turistleri çekmek için yoğun bir çaba sarf edeceğiz” şeklinde konuştu.
Vatandaşlardan Ergin Zaman da, geçen sene üç doğa yürüyüşü ve iki yamaç paraşütü etkinliği gerçekleştirdiklerini belirtti. Diyarbakır ve çevresinden doğa yürüyüşü ve yamaç paraşütüne katılan vatandaşlar olduğunu hatırlatan Zaman, “Türkiye’deki doğa ve spor severleri bekliyoruz. Yamaç paraşütü için çıkan raporlar sonucunda şu an Türkiye’de hemen hemen ilk üç yer arasında. Bu sene Türkiye geneli yamaç paraşütü gerçekleştiriyorduk. Fakat depremden dolayı 11 il etkinlikten çıkartıldı” ifadelerinde bulundu. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
alev topuna donen tirdan atlayarak kurtuldu tamirciden sikayetci oldu t1p3dMUt
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
01 Mayıs, 2026 00:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Alev topuna dönen tırdan atlayarak kurtuldu, tamirciden şikayetçi oldu

Samsun-Ankara kara yolunda seyir halindeki mobilya yüklü tırın çekicisi çıkan yangında küle döndü. Sürücü, alevlerin yükseldiğini fark edince kendini son anda araçtan atarak kurtulurken, kısa süre önce bakım yaptırdığı tamirci hakkında şikayetçi oldu.

Olay, 29 Nisan gecesi saat 01.10’da Samsun-Ankara yolu Tekeli mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Azerbaycan uyruklu İbrahim Semed (61) idaresindeki 77 DR 315 plakalı çekici ve ona bağlı 99 ZX 475 plakalı mobilya yüklü yarı römork, Samsun’dan Kavak istikametine seyir halindeyken henüz bilinmeyen bir nedenle ön kısmından yanmaya başladı. Yangını fark eden sürücü, aracı durdurarak kendini dışarı attı. Olayda yaralanan olmazken, alevler kısa sürede tüm aracı sardı.

İhbar üzerine olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına müdahale ederek söndürdü ancak tır tamamen yanarak geriye demir yığını kaldı.

Sürücü İbrahim Semed, aracında kısa süre önce bakım yaptırdığını belirterek, yangının elektrik aksamından kaynaklanmış olabileceğini öne sürdü. Aracın tamamen yanarak kullanılamaz hale geldiğini ifade eden Semed, yaklaşık 2 milyon lira zararının olduğunu söyledi. Tır sürücüsü İbrahim Semed, yangından 4 saat önce Trabzon Köprübaşı’nda aracını tamir ettirdiğini belirterek, “Aracımda yangın çıkınca canımı zor kurtardım. Kendimi araçtan son anda dışarı attım. Pasaportum, telefonum her şeyim de araçla yandı. Tamirciden şikayetçiyim” dedi.

Bugün Samsun Adliyesine giden İbrahim Semed, olayla ilgili sorumlular hakkında “mala zarar verme” ve “öldürmeye teşebbüs” iddialarıyla Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesi talebiyle suç duyurusunda bulundu.

Bizi sosyal medyadan takip edin