Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
13 Şubat, 2024 20:00 tarihinde yayınlandı
0

Epilepsi hastasına soğan ve kolonya koklatmanın tedavi edici bir anlamı yok

Nöroloji Uzmanı Dr. Didem Er, epilepsi krizi geçiren hastaya soğan ve kolonya koklatmanın tedavi edici hiçbir anlamı olmadığını söyledi.

Halk arasında sara hastalığı olarak da bilinen epilepsi, beyin normal aktivitesinin, sinir hücrelerinde geçici olarak meydana gelen anormal elektriksel aktivite sonucu bozulması ile oluşan klinik bir durum olarak dikkat çekiyor. Uzmanlar, epilepsinin, kendini epileptik nöbetler ile gösterdiğini ve oldukça yaygın görünen bir hastalık olarak nitelendiriyor. Medicana Sağlık Grubu doktorlarından Nöroloji Uzmanı Dr. Didem Er, hastalık ve doğru bilinen yanlışlarla ilgili uyarılarda bulundu.

Epilepsinin kalıtsal bir hastalık olmadığına değinen Medicana International Samsun Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Didem Er, epilepsinin yaklaşık 2/3’ünde neden ortaya konulamadığını nedeni belirlenebilen epileptiklerde ise doğumsal anomaliler olduğunu ifade ederek, ”Doğum travmaları, kafa travması, beyin damar hastalıkları, tümörler, beyin iltihapları ve aşırı alkol tüketme gibi nedenler vardır. Epilepsi anne-babadan çocuklara geçmez. Zira epilepsi kalıtsal bir hastalık değildir. Epilepsi kalıtsal bir hastalık olmamasına rağmen gelişme eğilimi bazı ailelerde daha fazladır. Bununla birlikte epilepsinin oluşumu için bazı dış faktörlerinde bulunması gereklidir “ dedi.

“Ani kasılma, bilinç kaybı, düşme, kaygı ve dejavu epilepsinin belirtilerinden”

Hastalığın belirti ve çeşitlerinden de söz eden Uzm. Dr. Didem Er, “Vücutta ani kasılmalar, kollarda ve bacaklarda kontrol edilemeyen sarsılma hareketleri, bilinç kaybı, geçici kafa karışıklığı, görünür bir sebep olmaksızın aniden düşme, korku, kaygı veya dejavu gibi psişik belirtiler, ani olarak ortaya çıkan yoğun korku ve endişe hali, geçici kafa karışıklığı, belirgin bir uyaran olmaksızın ani göz kırpma nöbetleri, ellerde ve ayaklarda kısmı şekilde kontrolsüzlük, kendisine sorulan şeylere yanıt verememe,, kısa bir süre iletişim kuramama, baş sallama hareketleri (seri şekilde),sabit bir noktaya bakmak epilepsinin belirtilerindendir. Epilepsi krizlerinin değişik çeşitleri vardır. En çok tanınan tür; kol ve bacakların önce kasıldığı, sonra çırpındığı, yüzde morarma, ağızdan köpük gelmesi bu halin bir müddet sonra kaybolarak hastanın gevşemesi ve ardından yavaş yavaş kendine gelmesi şeklinde gerçekleşen büyük epilepsi nöbetleridir. Eğitim-öğretim hayatında karşılaşılan aile ve öğretmenlerin ‘dalma’ olarak tanımladığı çocuğun yazı yazmasının ve konuşmasının ani bir biçimde bir süre kesildiği, cevapsızlığın ardından bıraktığı aktiviteyi kaldığı yerden devam ettiği ‘absans’ nöbetleri de bir diğer epilepsi krizi türüdür. Erişkin yaş döneminde sık görülen nöbetler arasında da ‘şaşkınlık’ olarak tanımlanan nöbet türü vardır. Bu tür nöbetlerde kişinin gözleri aniden sabitleşir. Kişi anlamsız konuşur, sorulan soruya yanıt vermez. Bir süre sonra kendine gelen hasta yaşadığı nöbeti hatırlamaz. Tüm nöbet türleri kısa sürelidir” diye konuştu.

“Epilepsi hastasına soğan ve kolonya koklatmanın tedavi edici anlamı yok”

Tedavide hastalara cerrahi müdahalenin de mümkün olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Er, epilepsi nöbetinde yapılması gereken hususlar hakkında ise, “Eğer epileptik atak 1-2 dakikada sonlanmıyorsa hasta mutlaka hastaneye götürülmelidir. Hasta epilepsi nöbeti geçirdiği sırada sadece çevre faktörlerin ona zarar vermesini engellemek adına önlem almak gerekebilir. Hastanın nöbet geçirdiği sırada düşme ve kasılma gibi durumlarda etrafta hastaya zarar verebilecek keskin bir obje veya sert bir cisim varsa hasta o tehlikeden uzaklaştırılmalıdır. Kriz anında hastanın boğazını sıkan, sıkı bağlanmış kravat gibi giysiler hastanın rahat nefes alabilmesi için gevşetilmelidir. Hastaya soğan, kolonya gibi koklatmanın epilepsi nöbetlerinde tedavi edici hiçbir anlamı yoktur. Nöbet geçiren bir hastanın yakınları ya da çevresindeki insanlar tarafından kol ve bacaklarının tutulması, bastırarak kontrol altına alınmaya çalışılması omuz çıkığı oluşması gibi ortopedik sorunlara sebebiyet verebilir. Hasta kasılırken ağzını açmaya çalışmak; çene çıkığı, dişlerini kırma, açmaya çalışan kişinin parmaklarının hasta tarafından ısırılması, kanamaya sebep olma gibi pek çok olumsuzluklara sebebiyet verebilir. Kişi kendine geldikten sonra yorgunluk hissedebilir, geçici olarak bilinç kaybı, sersemlik durumu söz konusu olabilir. Bu yüzden hasta bir süre dinlendirilmelidir” şeklinde konuştu.

Nöroloji Uzmanı Dr. Didem Er, epilepsi hastaları için şu önerilerde de bulundu:

“Açlık ve uykusuzluk, anksiyete ve depresyon, epilepsi nöbetleri için tetikleyici olabilmektedir. Ateşli hastalıklar uygun şekilde uzman hekim tarafından tedavi edilmelidir. Bazı ilaçların kullanımından uzak durmaları gerekmektedir, hekime sormadan herhangi bir nedenle ilaç kullanımı sınırlandırılmalıdır. Alkol, titrek ve parlak ışıklar ve uyuşturucu madde kullanımı gibi faktörler epilepsi hastalarında kişinin eşiğini düşürerek hastalığı olumsuz etkiler.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
6f46ccad fa1b 4a21 8e49 586ae4eeeaf1
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
12 Haziran, 2026 10:15 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

KARDEMİR’e “Yılın Kurumsal Kan Bağışçısı” ödülü

Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşlarından KARDEMİR, Türk Kızılay tarafından düzenlenen Türk Kızılay Ödülleri Töreni’nde “Yılın Kurumsal Kan Bağışçısı” kategorisinde Türkiye üçüncülüğü ödülüne layık görüldü.

Cumhurbaşkanlığı himayelerinde Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen törende KARDEMİR’e verilen ödül, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından takdim edildi. Şirket adına ödülü Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Ali Oflaz aldı.

KARDEMİR’den yapılan açıklamada, çalışanların gönüllü katkılarıyla sürdürülen kan bağışı faaliyetlerinin toplumsal dayanışmaya önemli katkılar sunduğu belirtilerek, bu anlamlı ödülün kurum için gurur kaynağı olduğu ifade edildi.

Türk Kızılay’ın 158’inci kuruluş yıl dönümünde verilen ödülün, iyilik, dayanışma ve yardımlaşma kültürünün güçlenmesine yönelik çalışmalara verilen değerin bir göstergesi olduğu vurgulandı.

Açıklamada ayrıca, afetler, acil durumlar ve sağlık hizmetlerinde üstlendiği kritik görevlerle Türkiye’nin en köklü yardım kuruluşları arasında yer alan Türk Kızılay’ın 158’inci kuruluş yıl dönümü kutlanarak, insanlığa umut olan çalışmalarının artarak devam etmesi temennisinde bulunuldu.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin