Reklam
Reklam

Dangal filmi kısmetini değiştirdi, şimdi hedefi olimpiyat şampiyonu olmak

Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Kasım, 2023 04:24 tarihinde yayınlandı
0

Tokat’ta yaşayan 21 yaşındaki Nesrin Baş, iki kez dünya şampiyonu olmasının ardından olimpiyat şampiyonluğu için çalışmalara başladı. En başta kızının güreş yapmasına karşı olan baba Ali Baş ise Hint yapımı ’Dangal’ isimli filmi izledikten sonra fikrini gösterdi. Baba Baş, şimdi kızının en büyük destekçisi.

U23 Dünya Güreş Şampiyonası’nda 68 kilogramda dünya şampiyonu olan Nesrin Baş, olimpiyatlarda altın madalya alabilmek için çalışmalara başladı. U23 Dünya Güreş Şampiyonası tarihinde kadınlarda üst üste ikinci kez dünya şampiyonluğunu alan ilk kadın sporcu olarak tarihe adını yazdıran Nesrin Baş’ın hayat hikayesi, Hint yapımı ’Dangal’ isimli film ile olan benzerliğiyle dikkat çekiyor. Milli sporcu, babasının güreş yapmasına karşı çıkmasına rağmen gizli şekilde sporuna devam etti. Bu süre zarfında baba Ali Baş, Dangal filmini izlemesiyle fikrini değiştirdi. Baş, şu an en büyük destekçisinin babası olduğunu belirtti.

Nesrin Baş: “Hedefim olimpiyat şampiyonu olmak”

Hedefinin olimpiyat şampiyonluğu olduğunu belirten Nesrin Baş, “Cumhuriyetimizin 100. yılında ikinci kez dünya şampiyonu olmaktan ve tarih yazmaktan gurur duyuyorum. Hedefim her zaman bayrağımızı zirvede dalgalandırmak ve İstiklal Marşımızı okutmak. Türk kadınının gücünü gösterdiğim için çok mutluyum. İlk olarak beden eğitimi hocamın tavsiyesiyle başladım. ’Senin ellerin büyük, iyi el ense çekersin’ dedi. Benim güreş yapmam için uygun fiziğe sahip olduğumu söyledi. İlk zamanlarda babam izin vermiyordu ancak şu an en büyük destekçim babam, her konuda destek oluyor. Hedefim olimpiyat şampiyonu ve büyükler Avrupa şampiyonu olmak, bu yönde de çalışmalarıma devam ediyorum” şeklinde konuştu.

Ali Baş: “Ben karşı çıktım ama benden gizli şekilde gidiyormuş”

Dangal filmi ile aynı durumu paylaştıklarını dile getiren baba Ali Baş da, “Kızımın iki kez dünya şampiyonu olmasından çok gururluyum. İyi ki bu spora başlamış. Kızım çocukken de hiç yerinde durmazdı, hareketiydi. Güreşçilik bizim ailemizde geçmişten gelen bir şey, büyük babalarımız da güreşçiydi. İlk başta erkekler gibi açık giyinecekler sanıyordum. Açık sandığım için karşı çıkıyordum. Okulda başladığını duydum, ben karşı çıktım ama benden gizli şekilde gidiyormuş. Ben bunu öğrenince okula gittim. Öğretmene ve müdür beye kızım güreşmeyecek dedim. Öğretmeni bana Dangal isimli bir film var, onu izle dedi. Senin hikayen aynı ona benziyor dedi. Onu izledikten sonra durumumuz aynı olduğunu gördüm, kızıma da her konuda yanında olduğumu söyledim” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
fevzi aydin 2
Fevzi Aydın Avatarı
Fevzi Aydın
16 Haziran, 2026 14:30 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

SİYASETE DİZAYN…

DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ

Fevzi Aydın

Yirminci yüzyılın sonlarında, Türk siyasetinin getirdiği ekonomik ve siyasi yıkımla birlikte, ortak akıl mı, dış güçler mi dersiniz, siyaset yeniden dizayn edilmeye başlandı…

Ekonomi, siyaset ve hukuk üçgeniyle halkın sosyo-ekonomik alanlarını kapatan iktidar, milli iradenin, halkın ve toplumun yanında duracağına bugün karşısına geçmiş durumda…

Ulusal ve uluslararası ekonomik sistemle uyuşmayan Cumhur İttifakı ekonomik sistemiyle bozulan sosyo-ekonomi, IMF-Dünya Bankası finansal sistemine bağlanarak, ABD tabanlı ekonomi, acı reçetelerle halkı vurmaya devam ediyor…

İktidar büyük kuruluşlara çeşitli finansal destekler sağlarken, gelir dağılımında halk yararına çözümler yerine, gelir azaltıcı önlemler, kararlar alındı…

Faiz, enflasyon ve fiyat artışlarıyla, büyük erozyona uğrayan çalışma hayatı ve emekli gelirleri, bırakın yerinde saymayı, hızla geri gitmeye devam ediyor…

İktidar, sosyo-ekonomideki kırılganlığı tedavi etmek yerine, piyasanın kendi fiyatlamasıyla gelir dengesini bozmasına, sessiz kalmaya devam ediyor…

Halkın taleplerini görmek yerine, ana muhalefet partisi CHP depremine benzin döken iktidar, CHP’de iki başlı yönetimin ortaya çıkmasında pay sahibi…

2028 yılı seçimlerine doğru siyasi yolda yaşanan siyasal gelişmeler, Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmeye başlandığını gösteriyor…

Türk siyasetine çeyrek asır milli irade sloganıyla damga vuran AKP, 2019 yılında Millet İttifakının ortak adayı, CHP İstanbul Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu aday gösterince, adeta Türk siyasetinde deprem oldu…

Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını, aynı dönemde iki seçimle kazanarak siyasi gücünü ortaya koydu…

AKP ve MHP’nin seçimlere itirazıyla, sahada kazanılan seçim masada kaybedilmiş oldu…

Yenileme seçimlerine, bu sefer CHP adayı olarak İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığına adaylığını koyan Ekrem İmamoğlu, 13,700 farkla kazandığı ilk seçimi, ikinci defada 806 bin oy farkıyla yeniden kazanarak, Milli İradenin daha fazla gücünü arkasına almış oldu…

Siyaset Hukuk ve Ekonomi üçgeniyle kurulan baskı sistemi, milli iradede tahribat yaparken, iktidar gücü adına ana muhalefet partisinin parçalanışını izlemekte…

Ticari alanda sıklıkla kullanılan kayyım atamaları, iktidar gücü adına, siyasi alanı da kapsama alanına dahil etti…

Cumhur İttifakı, iktidara yakın gördüğü ana muhalefet belediyelerinin kirli çamaşırlarını, kayyım atamalarıyla, ortaya saçtı…

Siyasetin yeni kavramları Kayyım ve Mutlak Butlan gibi hukuki terimlerle, Kayyım atamalarıyla görevden alınan ana muhalefet belediye başkanlıkları, siyasi baskılarla birlikte, Cumhur İttifakına geçmiş oldu…

İktidarın desteğiyle, siyasi arınma adına, Ana Muhalefet Partisi CHP, iki başlı yönetim haline gelirken, bugün parçalanma yolunda…

Milli iradenin seçimini, iktidar gücüyle değiştiren siyasi irade, siyaseti, demokrasi ve siyasetle dizayn etmesi gerektiğini unutarak, siyaseti iktidar gücüyle dizayn etmeyi seçti…

Milli İrade, çizgisinden ayrılan siyaseti, ilk seçimlerde dizayn ederek, demokrasi çizgisine çekebilecek mi?

Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…