Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
04 Ağustos, 2024 00:00 tarihinde yayınlandı
0

Dağ, “Hamas’a da İsmail Haniye’ye de amasız bir şekilde destek verdik”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, Gazze’de yaşananlar karşısında mazlumun ve mağdurun yanında olduklarını belirterek, “Hamas’a da İsmail Haniye’ye de amasız bir şekilde destek verdik” dedi.

AK Parti Karabük İl Başkanlığı Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı, Vali Nafiz Kayalı Gençlik Merkezi’nde yapıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantıya AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, AK Parti Karabük milletvekilleri Cem Şahin, Ali Keskinkılıç, belediye başkanları, parti teşkilatı ve vatandaşlar katıldı.

Toplantının açılışında konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, “Önümüze çıkan takoz politikalara rağmen inandığımız yolda ilerlemekte bir gün bile tereddüt etmedik. Ülkemizin büyümesini, milletimizin huzurunu çekemeyenlere karşı yıllarca hem içeride hem dışarıda mücadele ettik. Bugün de her alanıyla gelişen ve büyüyen Türkiye’de Türkiye Yüzyılı hedeflerini gerçekleştirmek için canla başla çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

“Bir süredir coğrafyamızda zor dönemler yaşıyoruz, zor bir süreçten geçiyoruz” diyen Dağ, “Sadece şöyle baktığımızda istikrar adası diye ifade edebileceğimiz Anadolu coğrafyası, Türkiye coğrafyası huzur bozulmasının dışında kalan bir coğrafyadır. Bunda da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliği, AK Parti’nin kesintisiz bugüne kadar tek başına iktidar olmasının çok büyük etkisi var” ifadelerini kullandı.

İkinci Körfez Savaşı’ndan itibaren coğrafyada istikrarsızlığın, savaşın ve terörün hakim olduğunu belirten Dağ, “Suriye’de yıllarca yaşandı. Irak’ta yeni birkaç yıldır bir istikrarsızlık süreci var. İran sürekli bir istikrarsızlık içinde. Son birkaç yıldır da özellikle pandemi ve sonrasında da Rusya-Ukrayna Savaşı’nın devreye girmesi öncesinde de Gürcistan’da yaşanan hadiseler. Şimdi de Gazze’de yaşadıklarımız. Herkes biliyor ki bu coğrafya hassas, önemli bir coğrafya. Herkes ve her ülke için kıymetli bir coğrafya. Bütün güçler kendi güçlerini gösterme gereğini bu coğrafya üzerinden yapıyorlar ve biz de tarihi birikimimiz bu coğrafyaya ne kadar kıymet ve önem verdiğimizi ve bu coğrafyada yapacağımız hamleleri tarihi kimliğimize uygun oradan aldığımız referansla hareket ettiğimiz gösteren en önemli unsurlardır. Bizim tarihi kimliğimizde bu coğrafyanın birçok bölgesine hakim iken ortaya çıkartılan savaşlarla o hakimiyetimizin nasıl giderildiğini hangi oyunlarla yapıldığını gayet iyi biliriz. Onun için duygularımız ve aklımız bizi bu noktada rasyonel hareket etmeye her zaman için müsait hale getirmiştir” diye konuştu.

“Hamas’a da İsmail Haniye’ye de amasız bir şekilde destek verdik”

Gazze’de yaşanan olaylara da değinen Dağ, şunları söyledi: “Son bir yıldır Gazze’de yaşananlara baktığımızda birilerinin işin nereye doğru götürmek istediğini gayet iyi bir şekilde biliyoruz. Hepimizi derinden üzen İran’da İsmail Haniye’nin bir suikast sonucu şehit edilmesi gerçekten tarihte not edilecek ve tarihte sadece not edilip kalmayacak bir süreç. Tarihi anlamda konuşulacak bir süreç. Onun da ötesinde bölgedeki istikrarı tesis etmek isteyenlere karşı da çok net ifadesiyle istikrarsız isteyenleri tam arzuladığı nokta. Aynı zamanda da herkesin duruşunu gösteren bir husustur. Hem Gazze olayı başladığından bu yana hem de son olayda bizim parti olarak da şu anda ülkeyi yöneten iktidar olarak da duruşumuz çok açık ve nettir. Mazlumdan, mağdurdan taraf olduk. Hamas’a da İsmail Haniye’ye de amasız bir şekilde destek verdik.”

Dağ, “Bugün burada on binlerce çocuğun ölüm fermanlı imzalayan, bunun talimatını veren ve 57 defa Amerikan Kongresi’ne ayakta alkışlayanları cesaretlendiren Türkiye’de muhalefette de olsa siyasetçilerin olması yüz karasıdır. Gelecek hedefleri için ağabeylerimiz bize bir şey söylemesin, onlara şirin gözükmek için ya da onların piyonluğunu yapmak için onları cesaretlendirecek yapılan açıklamaların tamamı açıkçası bu ülke hassasiyetlerine, bu toprakların hassasiyetine bir kale olduğunun en büyük göstergesidir” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
bin 950 metrede gorsel solen bwyX4a9i
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
08 Haziran, 2026 12:07 tarihinde yayınlandı
0 0

Bin 950 metrede görsel şölen

Gümüşhane’nin Torul ilçesi Altınpınar köyünün bin 950 rakımdaki yaylası, yaz mevsiminin gelişiyle birlikte rengarenk bir görüntüye kavuştu. Sarı çiçeklerle kaplanan çayırları, buz gibi akan çeşmeleri, kaval ve tulum sesleriyle yankılanan doğasıyla Altınpınar Yaylası, huzur arayan ziyaretçilerine eşsiz bir görsel şölen sundu.

Gümüşhane’nin doğa turizmi merkezlerinden Altınpınar köyü yaylası, haziran ayının gelişiyle adeta renk cümbüşüne sahne oldu.

Deniz seviyesinden bin 950 metre yükseklikte bulunan yayla, endemik sarı dağ düğün çiçeklerinin açmasıyla rengarenk bir görünüme büründü.

Yeşil örtünün sarı çiçeklerle harmanlandığı, geleneksel taş ve ahşap mimarinin korunduğu yayla, doğaseverler ve fotoğraf tutkunları için eşsiz manzaralar oluşturdu.

Hemen her evin önünden akan buz gibi pınarlarıyla bilinen bölge, mikro-klima iklim yapısının getirdiği sis manzaraları ve büyüleyici gün batımıyla ziyaretçilerini hayran bıraktı.

Altınpınar Yaylası’nda doğal güzelliklerin yanı sıra geleneksel kültür de yaşatılmaya devam ediyor. Yayla sakinlerinden Yavuz Bilgin’in üflediği kaval ezgileri ile Samet Kaya’nın çaldığı tulum sesleri dağlarda yankılandı.

Doğu Karadeniz kültürünün en önemli simgelerinden olan bu enstrümanlar, yaylaya gelen misafirlere huzur dolu anlar yaşattı. Doğanın sessizliğini bozan geleneksel melodiler, yayla yaşamının dinamizmini ve kültürel mirasını bir kez daha gözler önüne serdi.

300 yıllık tarihi miras geleceğe taşınıyor

Yaylanın köklü bir geçmişe sahip olduğunu belirten bölge sakinleri, hayvancılık faaliyetleri azalsa bile buranın bir yaşam alanı olarak popülerliğini koruduğunu ifade etti.

Uzun yıllar köyde görev yapan Yavuz Bilgin, “30 yıl bu köyün bekçiliğini yaptım. Köyümüz büyük bir köydür, 600 hanelidir. Uzun yıllar bu dağlarda ömrümüzü geçirdik. Yaylamızın tarihi 300 seneden fazladır. Atalarımızdan devraldığımız bu mirası sürdürüyoruz. Eskiden hayvancılık daha yoğundu, şimdilerde ise bitme noktasına geldi. Ancak vatandaşlarımız, köylülerimiz hafta sonları buraya piknik yapmaya geliyorlar. Az da olsa yaz mevsiminde hayvancılık için gelenler de bulunuyor” dedi.

Yayladaki bitki örtüsünün hızla değiştiğini ve bu güzelliğin sınırlı bir zaman diliminde görülebileceğini vurgulayan Bilgin, “Yaylada açan bu sarı çiçeklere biz yayla çiçeği deriz. Bu görsel şölen yaklaşık 20 gün ile bir ay arasında sürer. Çiçekler biraz daha yükselecek ancak bir ay sonra özelliğini kaybederek yerini başka çiçeklere bırakacak. Haziran ayının sonunda buraya gelirseniz bu sarı çiçek çayırlarını bulamazsınız. Yaylamız son yıllarda çok büyük rağbet görüyor, hiç boş kalmıyor. Hayvancılık azalsa da komşularımız hafta sonu tatillerini burada geçirerek yaylamızı şenlendiriyor” açıklamasında bulundu.

Altınpınar Yaylası, temiz havası, bozulmamış coğrafyası ve eşsiz florasıyla kentin turizm rotalarındaki yerini sağlamlaştırmaya devam etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin