Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Zafer Bayramı mesajı - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
30 Ağustos, 2023 10:14 tarihinde yayınlandı
0
0

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Zafer Bayramı mesajı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu mutlaka gerçeğe dönüştüreceğiz. Bunu da 85 milyon olarak el ele, gönül gönüle vererek başaracağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Erdoğan mesajında, ”Sevgili vatandaşlarım, kıymetli misafirlerimiz, sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle, hürmetle selamlıyorum. Büyük Zafer’in 101’inci yıldönümüne ulaştığımız bu gurur günümüzde, aziz milletimizin, Kıbrıs Türkü’nün ve dünyanın dört bir yanındaki 7 milyonu aşkın vatandaşımızın 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı tebrik ediyorum. Bayram sevincimizi paylaşan tüm dostlarımıza şahsım, ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum. 30 Ağustos Başkomutan Meydan Muharebesi, milletimizin asırlardır sürdürdüğü beka mücadelesinin en kritik dönüm noktalarından biridir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifadesiyle 30 Ağustos Zaferi “Türk Ordusu’nun, Türk subay ve komuta heyetinin yüksek güç ve kahramanlığını tarihte bir daha belirleyen çok büyük bir eserdir”. “Türk Milleti’nin özgürlük ve bağımsızlık düşüncesinin ölümsüz anıtı” olan bu zaferle milletimiz, iradesine boyunduruk vurdurmayacağını, istiklal ve istikbaline gölge düşürmeyeceğini tüm dünyaya ilan etmiştir” dedi.

Milletin en önemli vasfı olan hürriyet sevdasının, bugün de varlığını çok güçlü biçimde devam ettirmekte olduğuna vurgu yapan Erdoğan, “15 Temmuz ihaneti karşısında sergilenen destansı direniş başta olmak üzere son yıllarda bekamıza yönelen saldırılara milletimizin verdiği cevap, bu iradenin ne kadar diri ve ayakta olduğunu defalarca göstermiştir. Dünyanın derin krizlerle sarsıldığı bir dönemde açıkladığımız Türkiye Yüzyılını inşa kararlılığımızın arkasında yine aynı sarsılmaz irade vardır. Son 21 yılda her alanda hayata geçirdiğimiz hamlelerle bunun altyapısını oluşturduk, ülkemizi bu büyük şahlanışı yapabilecek her türlü kapasiteye kavuşturduk. Tam bir demokrasi şöleni içinde geçen 14 Mayıs ve 28 Mayıs seçimleriyle hedefimize giden yolda kritik bir eşiği daha aşmış olduk. Milletimizin güçlü desteğini bir kez daha gördüğümüz seçimler neticesinde hizmet ve eser siyasetimize hız verdik. Önümüzdeki dönemde atacağımız yeni adımlarla ülkemizin gücüne güç katacak, Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkartacağız” diye konuştu. Türkiye Yüzyılı vizyonunu mutlaka gerçeğe dönüştüreceklerini ifade eden Erdoğan, “Bunu da 85 milyon olarak el ele, gönül gönüle vererek başaracağız. Nice zorluğun üstesinden gelmiş, nice saldırıyı göğüslemiş, nice oyunu bozmuş bir millet olarak, yarınlarımızın bugünümüzden çok daha aydınlık ve müreffeh olacağına yürekten inanıyoruz. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum. Bu vesileyle bir kez daha Cumhuriyetimizin kurucusu, Büyük Taarruz’un Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal’i ve silah arkadaşlarını minnetle yâd ediyor, tüm şehitlerimize ve gazilerimize Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun” açıklamasını yaptı. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay