Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Mahmut Abbas’ı biz davet ettik. Ama Mahmud Abbas maalesef bize olumlu cevap veremedi. Tabii bundan sonraki süreci ona göre işleteceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hafta sonunu geçirdiği baba ocağı Rize’de bir dizi programa katıldı. AK Parti Rize İl Teşkilatı ile bir araya geldiği toplantıda teşkilat mensuplarına seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, gayrisafi milli hasılanın 1 trilyon 411 milyar dolara ulaştığını dile getirdi. Merhum annesi Tenzile Erdoğan’dan örnek veren Erdoğan, Türkiye’nin geçmişten bugüne gayrisafi milli hasılasının arttığının altını çizerek, “Anam Vonit sırtlarından çarşıya gelirken, tabii o zaman çarık giyiyorlar ama çarığı evde giymezlerdi. Aron Tepesi’ne gelinceye kadar yalınayak, Aron Tepesi’ne gelince orada onu suya sokar, yumuşatır yumuşatır oradan çarığını giyerek çarşıya öyle inerlerdi. Bak ne günlerden ne günlere geldik. Ve Rabbim lütfetti, o anadan bizler doğduk. Mekanı cennet olsun inşallah. Şu anda gayrisafi milli hasılası 1 trilyon 411 milyara çıkmış bir Türkiye var. Biz göreve geldiğimizde böyle bir para yoktu. İhracatımız 36 milyon dolardı, ama şimdi artık iki 250’yi yakaladık. Daha iyi olacak” dedi.
Savunma sanayisinde ülkenin geldiği noktaya dikkat çekerek, bu noktanın kimseyi aldatmaması ve gelişme noktasında atılan adımların devam etmesi gerektiğine vurgu yapan Erdoğan, “Savunma sanayinde bizim ithalat ihracatımız neydi, nereye geldik? Ama sevgili kardeşlerim bunların hiçbiri bizi aldatmasın. Biz çok güçlü olmalıyız ki bu İsrail, Filistin’e bu akara makarayı yapamasın. Biz nasıl Karabağ’a girdiysek, nasıl Libya’ya girdiysek, bunun benzerini aynen onlara da yaparız. Yapmamak için hiçbir şey yok. Sadece biz güçlü olmalıyız ki bu adımları da ne yapalım? Atalım. Eğer biz bugün İsrail’e karşı önünüze gelen evelallah lafları yapıyorsak, onlarla bütün ticareti kestiysek, ilişkilerimizi kestiysek, çıktı bir tanesi affedersin terbiyesizin teki ‘Parlamentomuzda Mahmut Abbas konuşturulmalı.’ Kim bu? Yeniden Refah’ın bir tane var, kafadan da galiba sıkıntısı var onun. Mahmut Abbas’ı davet etmediğimizi sana kim söylüyor? Biz davet ettik. Ama Mahmud Abbas maalesef bize olumlu cevap veremedi. Tabii bundan sonraki süreci ona göre işleteceğiz. Bütün bu adımları biz atarken kendi içimizden ne yazık ki vuruluyoruz. Biz bu parlamentoyu kimlere açmadık ki, evelallah hak yolda olan herkese açarız ama bunların bu işlerden haberi yok. Eğer bugün partiden birkaç kişi parlamentoya girdiyse sayemizde girdi ya. Bunu gör. Ama bunu göremeyecek kadar gözü var görmüyor” şeklinde konuştu.
Partililere “Kucaklayıcı olalım, kaybeden olmayalım” diyerek seslenen Erdoğan, “Biz bulunmamız gereken yerde değiliz. Eğer siz bulunmamız gereken yere geldik diyorsanız benim de söyleyecek hiçbir lafım yok. Çünkü gönlümüz farklı çok şey bekliyor. Biz de bu konuda örnek olmalıyız. Ve bundan sonraki süreçte bütün köylerdeki kardeşlerim, mahallelerdeki, ilçelerdeki kardeşlerimin Rize’yi farklı yere taşımaları lazım. Biz de ‘Sen nerelisin’ dediklerinde ‘Ben Rizeliyim’ dediğinde Rize’den farklı bir ses çıkması lazım. Gerek ana kademe, gerek kadın kolları, gerek gençlik kolları bu sesi çıkarması lazım. Belediyelerimizin olduğundan farklı çalışma ortaya koymaları lazım ve Rize’de yaşayan kardeşlerimin belediyesinden şikayetçi olmaması lazım. İşte dün ve evvelsi gün bazı doğal gaz şikayetleri vardı. Bu doğalgaz şikayetlerini de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız da yanımızdaydı. Onlar da notlarını aldılar ve oraları takip ediyorlar. İnşallah en kısa zamanda doğal gaz sıkıntılarını da buraların gidereceğiz. Belediyelerimiz de kendi üstlerine düşen bütün görevleri yerine getirmek suretiyle Rize’de bulunmamız gereken yere bir an önce ulaşalım. Hepinizi Allah’a emanet ediyorum. Diyorum ki yoğun bir şekilde kucaklayıcı olalım, sakın kaybeden olmayalım. Ve bu şekilde olursak darıltmadan, gücendirmeden tüm hemşehrilerimizle bütünleşirsek inşallah sonuç çok daha farklı olacaktır” ifadelerini kullandı.


Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Mahmut Abbas’ı biz davet ettik. Ama Mahmud Abbas maalesef bize olumlu cevap veremedi”
BEUN’da geleceğin eczacıları beyaz önlük giydi
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinde (BEUN) düzenlenen “2025-2026 Akademik Yılı Eczacılık Fakültesi Beyaz Önlük Giyme Töreni”, duygu dolu anlara sahne oldu. Geleceğin eczacı adayları beyaz önlüklerini giyerek sağlık alanındaki kutsal görevlerine ilk adımlarını atarken, programda öğrencilerin heyecanı ve ailelerin gururu salona yansıdı.
Sezai Karakoç Kültür Merkezinde gerçekleştirilen programa; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Prof. Dr. Bekir Hakan Bakkal ve Prof. Dr. Servet Karasu, Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zehra Safi Öz, senato üyeleri, Zonguldak Eczacı Odası Başkanı Ecz. Esra Geyikli, akademik ve idari personel, öğrenciler ve aileler katıldı.
Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından gerçekleştirilen müzik dinletisiyle başladı.
Genç eczacı adaylarının gurur günü
Açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zehra Safi Öz, öğrencilerin beyaz önlük giyme heyecanını paylaşmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade ederek, eczacılık mesleğinin insan sağlığı açısından taşıdığı büyük sorumluluğa dikkat çekti. Öğrencilerin uzun ve emek dolu bir eğitim sürecine adım attığını belirten Prof. Dr. Safi Öz, geleceğin eczacılarını tebrik ederek onların meslek hayatlarında bilimsel etik, vicdan ve insan sevgisini daima rehber edinmeleri gerektiğini vurguladı. Konuşmasının sonunda Eczacılık Fakültesine ve üniversiteye sunduğu desteklerden dolayı Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e teşekkürlerini sunan Prof. Dr. Safi Öz, öğrencilerin nitelikli bireyler olarak yetişmesi adına sürdürülen çalışmalardan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Açılış konuşmalarının ardından kürsüye gelen Rektör Prof. Dr. Özölçer, 14 Mayıs Eczacılık Günü’nü kutlayarak öğrencilerin hayatlarında unutamayacakları anlamlı bir güne şahitlik ettiklerini ifade edip şu sözleri dile getirdi:
“Sözlerimin hemen başında; insan sağlığının korunması ve toplum sağlığının güçlendirilmesi adına büyük bir özveriyle görev yapan tüm eczacılarımızın ve eczacı adayı öğrencilerimizin 14 Mayıs Eczacılık Günü’nü en kalbî duygularımla kutluyorum. Öğrencilerimizin beyaz önlüklerini giydikleri bu mutlu günde sizlerle bir arada olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Şunu özellikle belirtmek isterim ki bugün burada, öğrencilerimizin bu kutlu anına bizatihi şahitlik etmekten kıvanç duyuyorum. Böylesine anlamlı bir törende geleceğin eczacıları olacak öğrencilerimizin meslek aşkının ve aziz milletimize hizmet etme yolculuğunun ilk adımına birlikte tanıklık ediyoruz. Kıymetli öğrencilerimizin giydiği beyaz önlükler; sorumluluğun, merhametin ve insanlığa hizmet aşkının simgesidir. Çalışırken beyaz önlüklerinde oluşacak her bir leke; alın terlerinin, emeklerinin ve onurunun nişanesi olacaktır. Sözlerime son verirken; öğrencilerimize beyaz önlüklerini giyerek adım attıkları bu kutlu yolda üstün başarılar diliyorum.”
Beyaz önlükler alkışlarla giydirildi
Konuşmaların ardından gerçekleştirilen beyaz önlük giyme töreninde öğrenciler büyük heyecan yaşadı. Rektör Özölçer ve protokol üyeleri tarafından öğrencilere beyaz önlükleri giydirildi. Ailelerin gurur ve mutluluğunun salona yansıdığı törende duygu dolu anlar yaşandı. Öğrenciler, beyaz önlüklerini giydikleri anı uzun süre alkışlarla kutlarken, tören toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle devam etti.
Öğrenci çalışmaları büyük beğeni topladı
Beyaz önlük giyme töreninin ardından gerçekleştirilen “II. Mezuniyet Adım Adım Öğrenci Çalıştayı” kapsamında fuaye alanında Eczacılık Fakültesi öğrencilerinin hazırladığı çalışmalar sergilendi. Öğrenci topluluklarının açtığı stantlar da katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Fuaye alanını ziyaret eden Rektör Özölçer, öğrencilerle sohbet ederek projeleri hakkında bilgi aldı. Öğrencilerin bilimsel ve sosyal alandaki çalışmalarını takdir eden Rektör Özölçer, gençlerin ortaya koyduğu üretkenliğin ve akademik vizyonun üniversitenin geleceği adına büyük umut verdiğini ifade etti.
Yoğun katılımla gerçekleştirilen program, öğrencilerin sergilediği çalışmaların incelenmesi ve hatıra fotoğraflarının çekilmesinin ardından sona erdi.

