ÇTB Başkanı Yılmaz: "Yöresel ve coğrafi işaretli ürünlerimizi dünya pazarlarına sunma gayreti içindeyiz" - Karabük Haber Postası
ctb baskani yilmaz yoresel ve cografi isaretli urunlerimizi dunya pazarlarina sunma gayreti icindeyiz 3bVrADlv
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
12 Ekim, 2024 04:15 tarihinde yayınlandı
0
0

ÇTB Başkanı Yılmaz: “Yöresel ve coğrafi işaretli ürünlerimizi dünya pazarlarına sunma gayreti içindeyiz”

Samsun Çarşamba Ticaret Borsası(ÇTB) Yönetim Kurulu Başkanı Kazım Yılmaz, “Oda ve borsalar olarak yöresel ve coğrafi işaretli ürünlerimizi koruma ve ekonomik değer elde ederek dünya pazarlarına sunma gayreti içindeyiz” dedi.

13. Yöresel Ürünler Fuarı’nda (YÖREX) Samsun ve ilçelerinin yöresel ürünleri tanıtıldı. Samsun TSO öncülüğünde Samsun’daki oda ve borsaların desteğiyle açılan Samsun standını başta Dünya Odalar Federasyonu Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği(TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve eski Dışişleri Bakanı ve Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu da ziyaret ederek, Samsun ve ilçelerinin yöresel ürünleri hakkında bilgi aldı.

Samsun oda ve borsalarının standında, Samsun simidi, Bafra pirinç pilavı, pidesi ve Vezirköprü semaver çayı ziyaretçilere dağıtıldı. Yoğun ilginin olduğu Samsun standında, Çarşamba yöresinin kıvratması ve kuru çay simidi, fındığı, Bafra’nın nokulu, kaymaklı lokumu, pirinci, Vezirköprü’nün semaveri de katılımcıların büyük ilgisini çekti. Standa gelenlere ayrıca, Samsun’u tanıtan kitapçıklar verilerek, Samsun ve ilçelerinin coğrafi işaretli ürünleri tanıtıldı.

YÖREX’in, bölgelerin yöresel ürünlerinin daha fazla tanıtılmasına imkan oluşturduğunu belirten Çarşamba Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Kazım Yılmaz, “2010 yılından bu yana her yıl düzenlenen YÖREX’i, bölgelerimizin ürünlerinin tanıtımı, tadımını ve pazarda aktif rol oynaması açısından oldukça değerli buluyorum. Türkiye’nin tüm bölgelerinin ürünleri ve ürünlerin tarihleri oldukça derin, ülkemizin kendine has ürünlerinin Türkiye’de ve dünyada tanıtılması aktif ticaretimiz için büyük önem arz ediyor. Çarşamba Ticaret Borsası olarak, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası’nın(TSO) öncülüğünde her sene fuara katılım göstererek Çarşamba’nın ürünlerini Türkiye’nin dört bir yanından gelen vatandaşlarımızla buluşturuyoruz. Oda ve borsalar olarak yöresel ve coğrafi işaretli ürünlerimizi koruma ve ekonomik değer elde ederek dünya pazarlarına sunma gayreti içindeyiz” diye konuştu.

Fuarda, Çarşamba Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Kazım Yılmaz’a; Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Şevket Zeren, Genel Sekreter Sercan Yaşar, Meclis Üyeleri Mehmet Çalışkan ve Hüseyin Işık eşlik etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay