Reklam
Reklam
2222 5
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
15 Aralık, 2025 12:47 tarihinde yayınlandı
0

Çölyaklı Bireyler Glutensiz Yaşam Etkinliğinde Buluştu

2025 Türkiye Aile Yılı etkinlikleri kapsamında, Karabük Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından çölyak tanısı ile yaşamını sürdüren çocuklar, bireyler ve ailelerine yönelik anlamlı bir buluşma gerçekleştirildi.

Safranbolu Gençlik Merkezi’nde düzenlenen etkinlik, birlik ve dayanışma mesajlarıyla dikkat çekti.

Programda ailelere hitap eden Karabük Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Abdurrahman Bilgiç, çölyak hastalığının bir engel değil, doğru bilgi ve güçlü aile bağlarıyla sağlıklı bir yaşamın mümkün olduğunu vurguladı. Bilgiç, “Çölyak bir kısıt değil, doğru bilgi, güçlü aile bağları ve toplumsal farkındalıkla daha sağlıklı ve umut dolu bir yaşamın kapısını aralar. Bizler her koşulda ailelerimizin yanındayız” ifadelerini kullandı.

Etkinlik boyunca çocukların kahkahalarıyla renklendiği sportif faaliyetler, has odada hep birlikte söylenen türküler ve samimi anlar yaşandı. Özenle hazırlanan glutensiz çiğ köfte ikramları ve İl Müdürlüğü tarafından çocuklara takdim edilen hediyeler, programa ayrı bir anlam kattı.

Müdürlükten yapılan açıklamada, etkinliğe katkı sunan isimlere teşekkür edilerek şu ifadelere yer verildi:
“Bilgi ve deneyimleriyle bizleri aydınlatan Çocuk Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Eylem Sevinç’e, Dr. Öğr. Üyesi Neslihan Ekşi’ye ve Dr. Adil Ali Özihtiyar’a; türküleriyle buluşmamıza gönül katan Sonay Kaba’ya; ailelerimizle iletişimimizi sağlayan Ferdane Demirtaş’a ve Safranbolu Gençlik Merkezi’nde etkinliğimizin yapılmasına olanak sağlayan Gençlik ve Spor İl ve İlçe Müdürlüğümüze gönülden teşekkür ediyoruz.” Açıklamada ayrıca, “Birlikte güçlüyüz, birlikte iyiyiz. Glutensiz ama umut dolu bir yaşam için yan yanayız,” mesajı verilerek toplumsal farkındalığın önemine dikkat çekildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
yas cay sezonuna sayili gunler kala ureticiler hazirliklarini surduruyor YtPQfHxf
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Mayıs, 2026 16:22 tarihinde yayınlandı
0
0

Yaş çay sezonuna sayılı günler kala üreticiler hazırlıklarını sürdürüyor

Rize, Artvin, Trabzon, Giresun ve Ordu’nun geçim kaynağı olan çayda yeni sezonun başlamasına sayılı günler kaldı.

2026 yılı yaş çay sezonuna hazırlanan üreticiler, çay bahçelerinin 10’da 1’ini budayarak kurallara uygun hale getirdi. Bahçe temizliklerini de yapan üreticilerin bir kısmı gübreyi çay sezonundan önce verirken, kalanını ise 1. sürgünün hemen ardından verecek. Özel sektör temsilcileri ve Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün alımlara başlamasıyla çay bahçelerine bu kez çay toplamak için girecek olan üreticiler, gözlerini bugünlerde açıklanacak çay taban fiyatına çevirdi.

“Kademeli bir çay geçişi olacağa benziyor”

Bu yıl iklim şartları nedeniyle soğuktan etkilenen çay bahçeleri olduğuna dikkat çeken Türkiye Ziraatçılar Derneği Rize Şube Başkanı Müfit Akman, çayın kademeli olarak geldiğini dile getirerek, “Kampanyanın açılışına çok az bir zaman kaldı. Çay bahçeleri soğuklardan etkilense de gelen (olgunlaşan) yerler var. Bir miktar soğuğun etkilediği yerler var. Bu nedenle kademeli bir çay geçişi olacağa benziyor” dedi.

“Bizim kuru çayda da kaliteyi yakalamamız lazım”

Çay tarımının sürdürülebilirliği için müstahsillerin dikkatli olması gerektiğine vurgu yapan Akman, “Çayın sürdürülebilirliği için bazı tedbirlerin alınması ve yapılması lazım. Burada hem üreticilere hem işletmelere çok yük düşüyor. Bunlar önem arz ediyor. Öncelikle şu anda gübreleme sezonu bitti gibi. Bazı üreticilerimiz de çay patlattığı için, işte havalar yağışlı, birinci sürgünü toplayıp hemen akabinde atmak için bekliyor. Bu da doğru bir uygulama. Çay bitkisi üzerine Doğu Karadeniz’de özellikle kar yağan bir bitki olduğu için bir avantajımız var. Bu avantajı iyi değerlendirip, bizim kuru çayda da kaliteyi yakalamamız lazım. Üreticilerimiz gübre atarken maalesef ısrarla diyoruz set aralarına atın. Çay ocağının içerisine atmayın, değnekle vurmayın gibi uyarılarımız olmasına rağmen sahada yeni işte bugün de 5-6 bahçede ıslak olan çay bahçesine serpme şeklinde atılmış belli. Çay tamamen patlatmış, sürgünler yanmış. Bu da verim düşüklüğünü, kalitesizliği arttırıyor” ifadelerini kullandı.

“Kampanyanın 10 Mayıs veya 15 Mayıs gibi açılabileceği gözüküyor”

Budamalarını yapan üreticilerin bu hafta içerisinde ÇAYKUR’a bildirimde bulunması gerektiğini hatırlatan Akman, “Yerden yüksekliği 20 santimetreyi geçmeyecek şekilde her üreticinin kayıtlı olan çay bahçesinden 1/10 budama yapması gerekir. Eğer budama yapıp fabrikalarına, bağlı oldukları fabrikalarına tespit ettirirlerse ÇAYKUR’a o yıl için çay satabilir konuma geliyor. Yoksa diğer türlü budama yapmazsa özel sektöre satıyor, bunda bir kayıp yok. Budamasını yapmış olan üreticiler veya eksiği olup tamamlamış üreticiler hafta içerisinde mutlaka bunları tamamlayıp bitirmeleri lazım. Çünkü kampanyanın 10 Mayıs veya 15 Mayıs gibi açılabileceği gözüküyor havalar bu şekilde giderse. Bu nedenle hazır bir şekilde bahçelerde ot temizliği yaparak, kampanyaya hazır girmelerini önemli buluyoruz” şeklinde konuştu.

“Bu efsunlu ürüne gerçekten biraz özen gösterelim”

Üreticileri gübreleme konusunda da uyaran Akman, “Tarım kireci atın diyoruz. Bizim topraklarımız sürekli kimyasal kullanıldığından, 90 yılından bugüne kimyasal kullanmanın verdiği zararla pH değerleri hızla düştü, 3.7, 4.5 gibi. Bizim bunu yukarı çıkarmamız lazım. Kimyasal gübrede de bu amonyum sülfatlı gübreler toprak yapısını bozuyor. Bir an için belki çabuk eriyor, bitki gelişimi sağlıyor ama biz 25-5-10 dediğimiz granül gübrenin set aralarına 60-80 kilogram arasında verilmesini öneriyoruz. Buna uysunlar. Üretici çok gübre atarak çok ürün alamıyor. Bitki de bir canlı, toprakta da bir sürü canlılar var. Bu nedenle bağlıyor birbirini, onun için fazla gübre atmalarına gerek yok. Dönüme 60-80 kilogram, hatta bunu verebiliyorlarsa yüzde 50-60’ını birinci sürgün öncesi, mart ayı sonu, nisan ayının başlangıcı, kalan yüzde 40’ını da birinci sürgünü topladıktan sonra. Biz işin kolayına kaçıyoruz. Böyle bir ürün var, ekmesi yok, dikmesi yok, Mevla vermiş. 80-90 yıldır bu bölgeye gelir getiriyor. Bu efsunlu ürüne gerçekten biraz özen gösterelim” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin