Karabük Üniversitesi öncülüğünde yürütülen Erasmus+ projesiyle, okul öncesi çocuklara yönelik yapay zekâ takviyeli STEM eğitimi geliştirilerek bilim ve teknoloji alanındaki yetenekleri erken yaşta keşfedilecek.
Karabük Üniversitesi (KBÜ) Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi ile Teknoloji Transfer Ofisi tarafından hazırlanan “Individualized STEM Education: AI-Driven Digital STEM Learning For Kids” isimli proje, Erasmus+ KA220 Stratejik İştirak Programı kapsamında Türkiye Ulusal Ajansı tarafından kabul edildi.
Toplam 250 bin euro bütçeye sahip projeyle, 4-6 yaş kümesi çocuklar için yapay zekâ takviyeli dijital STEM eğitim içerikleri geliştirilecek.
Proje ile çocukların bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarına olan ilgilerinin erken yaşta artırılması, bu alanlardaki ferdi yeteneklerinin keşfedilmesi ve geliştirilmesi amaçlanıyor.
Hazırlanacak dijital içerikler Türkçe, İngilizce, Portekizce, Romanca, Lehçe ve Yunanca olmak üzere altı lisanda sunulacak. Bu sayede projenin çok lisanlı yapısı sayesinde memleketler arası seviyede geniş bir öğrenci kitlesine ulaşılması hedefleniyor.
24 ay sürecek projede Karabük Üniversitesinden Prof. Dr. Oğuz Fındık, Prof. Dr. İlker Türker, Dr. Öğr. Üyesi Kürşat Mustafa Karaoğlan, Dr. Öğr. Üyesi İsa Özkan ve Mühendis Yılmaz Olcay görev alacak.
Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık “Karabük Üniversitesi olarak Erasmus+ projelerinde yeniden çok büyük bir milletlerarası projeye başkanlık yürütücülük yapıyoruz. Bu son derece değerli bir gelişme” dedi.
4 yurt dışından, 3 yurt içinden kurumla birlikte STEM projesi yapılacağını altını çizen Kırışık, “Teknoloji matematik kapsamında yapılan bu projede yapay zekayla çocuklara bu STEM eğitimlerinin verilmesi, oyunla yapay zekayla birlikte gençlerin, çocukların bunu öğrenmesini kolaylaştırılması, hızlandırılması niyetiyle vermiş olduğumuz 250 bin euroluk proje kabul edildi” diye konuştu.
“Yapay zeka ile gençlere bilimin, bilginin Teknolojinin, mühendisliğin, matematiğin öğretilmesi noktasında son derece kapsamlı, hoş bir proje” diyen Kırışık, “Okul öncesi eğitiminde yapay zekayla, STEM eğitimlerinin verilmesi hem küçük yaşlarda çocukların yeteneklerinin, ilgilerinin geliştirilmesi, hem de bu alanda yetenekli çocukların tespit edilmesi açısından son derece kıymetli bir rol oynayacak. Biliyoruz ki yetenekler geliştirilebilir. Çocukluk çağında bu eğitimlerin yapay zekayla birlikte alınmış olması çocuklarımızın yeteneklerini çok süratli bir formda geliştirecek yetenekli gençlerin, çocukların tespitine imkan sağlayacak. Bunun da bilime, topluma çok fevkalâde yararlarının olacağını düşünüyoruz” sözlerini kullandı.


Çocukların STEM yetenekleri yapay zekâ ile keşfedilecek
MİLLİ İRADE, SİYASETE UZAK…
DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ
Fevzi Aydın
Türk siyaseti son çeyrek yılda milli irade politikasına sahne oldu…
21. asırla birlikte başlayan milli iradenin siyaset üzerindeki etkisi, her geçen gün azalan bir seyir izledi…
Her alanda Milli İradeyi ağzından düşürmeyen iktidar, son dönemde, kendini iktidara getiren milli iradeyi de görmemeye başladı…
Sosyo-ekonominin tüm verilerini işleyen, değerlendiren ve yayımlayan İstatistik Kurumu’nun verileri, ulusal ve uluslararası sistem tarafından dünya sosyo-ekonomisine entegre edilmekte…
Bu verilerin güvenirliği konusunda, ulusal ve uluslararası sosyo-ekonomi çevresinde tam mutabakat konusunda farklı görüşler ortaya çıkmakta…
Türkiye ekonomisinin rakamsal olarak büyümesi sağlayan İstatistik Kurumunun bu rakamları, gerçekleşen ve çeşitli kuruluşlarca açıklanan ve halka yansıyan rakamsal değerler karşısında, üretici-tüketici ve toplum ekonomisini yansıtmaktan oldukça uzak…
Geçmişten günümüze, ülke siyasetinde her dönem ülkeye ve topluma farklı sistemler dayatılmış, siyasetin bu uygulama ve düzenlemeleri, halka yeterli fayda sağlayamamış…
Yine geçmişten günümüze, milli iradenin iktidara getirdiği siyasi sistemler, politikalarını ülkenin ve toplumun refah ve huzur içerisinden yaşamasını sağlamak yerine, önceliği siyasi hükümetlerinin icraatlarını, iktidar sürelerini uzatmak yönünde kullandıkları görülmekte…
Küresel sistemin, faize dayalı finansal sisteminden, Türkiye ekonomisin uzak tutmaya çalışan iktidar ve ekonomi yönetimi, uluslararası ekonomik ve finansal baskıyla, sosyo-ekonomik krizlerin çözümü olarak, uluslararası finansal sistemlerden destek almak zorunda kaldı…
Uluslararası ekonomik sistem ve faiz lobisi, finans sistemlerine ekonomiyi teslim eden iktidar ve ekonomi yönetimi, finansal sorunu çözerken, sistemin acı reçeteleri, iktidara nefes alma imkânı verdi…
Uluslararası finans sisteminin sağladığı finansın, ekonomiye entegresiyle piyasalar, enflasyon ve faiz sarmalıyla sınırları aşarak, üretici-tüketici ve toplumun gelir dağılımından aldığı pay küçülmeye başladı…
Seçim dönemlerinde, ekonomiyi çıkmaza sokacak kararlarla canı yanan toplumun, ekonomiden aldığı refah payı her geçen gün düşüş eğilimi izlemeye davam ediyor…
Cumhuriyet tarihinde, milli iradenin büyük teveccühüyle iktidara getirdiği siyaset ve politikalar, aynı teveccühle milli iradeye, halka, topluma ve ekonomiye, ülkeye maalesef hizmet olarak dönemedi…
Dünya’da, sınırlar ve komşu ülkelerde yaşanan savaşların, kırılgan ekonomiyle bu savaşlara karşı sınırları korumanın zorluğu ortada…
Halka yönelik politikalar yerine, uluslararası finans sistemlerine faiz desteğiyle katkıda bulunan iktidarlardan umudunu kesen milli irade, politika ve siyaseten her geçen gün uzaklaşmakta…
Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…


