Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
14 Aralık, 2023 16:00 tarihinde yayınlandı
0

CHP’li milletvekilinin ’Yobaz ilçe’ sözlerine tepki yağdı

Yığılca İlçesi’nde CHP Düzce Milletvekili Talih Özcan’ın CHP belediye başkan adayı Önder Atasoy’un adaylık açıklamasında sarf ettiği sözler büyük tepki gördü.

Yerel seçimlere 3,5 ay kala Düzce’nin Yığılca ilcesinde CHP ilçe teşkilatı belediye başkan adayını açıklamak için program düzenledi. Programa CHP Düzce Milletvekili Talih Özcan’da katıldı. Milletvekili Talih Özcan, konuşmada şunları söyledi; “Yobaz, yoz, gericiliğin kol gezdiği bir yerde, göç veren bir yerde, böyle bir kardeşimizin aday çıkması bana göre anlamlıdır” dedi. Bu sözlerin ardından CHP’li Talih Özcan’ın konuşması Düzce gündemine bomba gibi düştü. Milletvekili Talih Özcan’ın açıklamaları Düzce’de büyük tepkilere sebep olurken infial uyandırdı. CHP Milletvekili Özcan, gelen tepkiler üzerine, yanlış anlaşıldığını açıkladı.

Özcan; ”Maksadını aşan bir konuşma”

Tepkiler üzerine kamuoyuna açıklama yapan CHP Milletvekili Talih Özcan; “Geçtiğimiz hafta sonu Yığılca ilçemizde, partimiz adına gerçekleştirdiğimiz Belediye Başkanı aday tanıtım toplantımızda yaptığım konuşmada, “gericilik ve yobazlık” ile ilgili sözlerim maksadını aşmıştır. Bahsi geçen cümlelerimdeki niyetim, yerelde Yığılca’ya ve Yığılcalı hemşerilerime karşı bir eleştiri olamaz. Çünkü, onların da Düzce’nin evlatları ve bu ülkenin aydınlık yarınları olduğu tartışılmaz bir gerçektir” diye bir açıklama yapmak mecburiyetinde kaldı.

Ak Parti Milletvekili Ayşe Keşir; “Bu ne hadsizlik”

AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı ve Düzce Milletvekili Ayşe Keşir’de sosyal medya hesabından tepki gösterdi. Ayşe Keşir, yaptığı paylaşımda; “CHP Düzce Milletvekili Talih Özcan Yığılca ilçemizde adayı övmek için tüm ilçeyi yozluk, yobazlık ile itham etmiş. Bu ne küçümseme, bu ne hadsizlik? Halen vatandaşa tepeden bakma, kibir, üstencilik. İşte asıl yobaz budur, yoz zihniyet budur. Ayrıca Düzce’yi ve ilçelerimizi de hiç tanımadığı nasıl da belli oldu” ifadelerini kullandı. Düzce’deki birçok sivil toplum kuruluşu da CHP’li Milletvekili Talih Özcan’a, “Çok talihsiz bir açıklama oldu” diye tepki gösterdiler.

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay tarafından
07 Mayıs, 2026 14:51 tarihinde yayınlandı
0

MÜJDE, ULTRA ZENGİN SAYIMIZ 4208 OLMUŞ !

Türkiye’de gelir dağılımı adaletsizliği, son yıllarda belirgin bir şekilde derinleşmiş durumda. Güncel verilere göre Türkiye, Avrupa’da gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke konumunda. En yüksek gelire sahip %20’lik grup, toplam gelirin yaklaşık %48’ini alırken; en düşük gelire sahip %20’lik kesim toplam gelirden yalnızca %6,4 pay alabilmekte. En zengin %10’luk kesimin geliri, en yoksul %10’luk kesimin gelirinden yaklaşık 15 kat daha fazla. Gelir dağılımı eşitliğini ölçen Gini katsayısı Türkiye’de 0,461 seviyesinde. Avrupa Birliği ortalaması 0,29

ULTRA ZENGİN SAYIMIZ SON 5 YILDA %93.5 ARTMIŞ

İngiliz gayrimenkul danışmanlık şirketi Knight Frank’ın The Wealth Report 2026 verilerine göre Türkiye’de 30 milyon dolar üzeri servete sahip kişi sayısı son 5 yılda %93.5 artmış.2174 ten 4208’e çıkmış. Milyarder sayımızın aynı dönemde 35 ten 46 ya çıkacağı öngörülüyor.
Milyonlarca insan açlık ve yoksulluk mücadele ederken, milyarderlerimizin sayısı hızla artıyor.

GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİNİ ÖNLEME ÇABALARI YETERSİZ

Dünya Bankası verilerine göre Türkiye, gelir eşitsizliği bakımından 130 ülke arasında 28. sırada yer alarak birçok gelişmekte olan ülkeden daha kötü bir tablo sergiliyor. Bu adaletsizlik, orta sınıfın zayıflamasına ve halkın büyük bir kesiminin ( yaklaşık her 10 kişiden 6’sı ) borçlu bir şekilde yaşamını sürdürmesine neden olan sosyoekonomik bir krizin temel taşlarından biridir.

Gelir dağılımdaki adaletsizliği önlemek için devletler tarafından uygulanan en temel yöntem, maliye politikası araçlarını kullanarak geliri piyasada oluştuğu halinden (birincil dağılım) daha adil bir seviyeye (ikincil dağılım) taşımaktır.
Bu adaletsizliği önlemek için kullanılan başlıca stratejiler şunlardır:

– Yüksek gelir gruplarından daha yüksek oranda vergi alınarak, toplanan kaynağın alt gelir gruplarına aktarılmasıdır.

– Düşük gelirliler üzerindeki vergi yükünü azaltmak amacıyla asgari ücretten vergi alınmaması veya temel gıdada vergi indirimleri yapılmasıdır.

– Gelirin ötesinde, birikmiş servet üzerinden alınan vergilerle servet yoğunlaşmasının önlenmesi hedeflenir.

– Yoksulluk sınırı altındaki ailelere yönelik doğrudan nakdi transferler ve sosyal güvenlik ödemeleridir.

– Sağlık, eğitim ve barınma gibi temel hizmetlerin devlet tarafından ücretsiz veya sübvansiyonlu sunulması, alt gelir gruplarının harcamalarını azaltarak dolaylı gelir artışı sağlar.

– Asgari ücretin yaşam standartlarını karşılayacak düzeyde belirlenmesi, Gini katsayısını (eşitsizlik ölçütü) düşüren doğrudan bir araçtır.

– Eğitim ve mesleki eğitim politikalarıyla düşük nitelikli işgücünün verimliliği artırılarak daha yüksek ücret alabilmeleri sağlanır.

– İşsizliğin azaltılması, hanehalkı gelirlerini doğrudan artırarak eşitsizliği azaltan en kritik faktörlerden biridir.

– Vergi kaçakçılığının önlenmesi ve çalışanların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması gelir dağılımını iyileştirir.

– Eğitim ve sağlığa erişimde adaletin sağlanması, bireylerin ekonomik basamakları tırmanma şansını (sosyal mobilite) artırır.

Bu konularda bir takım çalışmalar olsa da gelir dağılımı adaletsizliğini önlemede son derece yeteresiz.

Ne yazık ki, yoksulla zengin arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor.
24 yılın sonunda geldiğimiz durumun özeti budur.

İlyas Erbay

Bizi sosyal medyadan takip edin