Reklam
Reklam
caycumali findik ureticilerine duzcede teknik gezi TICMukU6
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
29 Kasım, 2024 00:07 tarihinde yayınlandı
0

Çaycumalı fındık üreticilerine Düzce’de teknik gezi

Çaycuma İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen “Türkiye’nin Değeri Çaycuma’nın En İyisi Oluyor” projesi kapsamında, fındık üreticilerine yönelik önemli bir eğitim ve teknik gezi gerçekleştirildi.

Programa katılan, “İyi Tarım Uygulamaları Sertifikası” almış olan fındık üreticileri, fındık üretimi konusunda son gelişmeleri öğrenmek amacıyla Sakarya Hendek BALSU Firması ve Düzce Üniversitesi Fındık Uygulama ve Araştırma Merkezi’ni ziyaret etti.

Gezi sırasında, üreticilere fındık üretiminde kullanılan verimli yöntemler hakkında bilgi verildi. Katılımcılar, alanında uzman kişilerden üretim teknikleri, yeni gelişmeler ve teknolojiler hakkında kapsamlı bilgiler aldılar. Fındık üreticilerinin daha bilinçli ve verimli üretim yapabilmesi amacıyla yapılan gezinin, tarımın gelişimine katkı sağlaması hedefleniyor.

Düzce Üniversitesi Fındık Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde düzenlenen eğitimde, Doç. Dr. Şemsettin Kulaç fındıkta budama, sulama ve gübreleme teknikleri üzerine detaylı bir sunum yaptı. Eğitimde, fındık üreticilerine bu tekniklerin verimli üretim için nasıl önemli olduğu, çevre dostu ve sürdürülebilir tarım uygulamalarının önemi vurgulandı.

Eğitim ve teknik gezi, fındık üreticilerinin daha kaliteli ve verimli ürün elde etmeleri adına büyük bir fırsat sundu. Çaycuma İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün projeleriyle, bölgedeki fındık üretiminin artırılması ve sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması hedefleniyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin