Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
05 Mart, 2016 09:01 tarihinde yayınlandı
0

Çankırı Liderlik Akademisi Projesi Start Aldı

ÇANKIRI Belediyesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde geliştirilen “Çankırı Liderlik Akademisi Projesi” kapsamında seçilen liderlik potansiyeli güçlü öğrenciler geleceğin liderleri olarak hayata hazırlanacak.
“Çankırı Liderlik Akademisi Projesi”nin tanıtım toplantısı, Çankırı Belediyesi Kadın Eğitim Kültür Merkezi konferans salonunda gerçekleştirildi. Toplantıya Vali Vahdettin Özcan, Belediye Başkanı İrfan Dinç ve eşi Zeynep Dinç, Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, öğrenciler, veliler ve okul müdürleri katıldı.
Okul idarecileri ve rehber öğretmenler tarafından 9. ve 10. sınıf öğrencilerine tanıtılan proje kapsamında projede yer almak isteyen 142 öğrenci ile yapılan mülakatlar sonucu başarılı olan 25 öğrenci ile proje faaliyetleri yürütülecek. Liderlik özellikleri güçlü 25 öğrenci, proje kapsamında; liderlik, kendini keşfetme ve özgüven, girişimcilik, etkili iletişim ve beden dili, etkili konuşma ve sunum teknikleri, zaman yönetimi ve motivasyon, takım çalışması ve liderin rolü, çatışma ve problem çözme becerileri, etik ve ahlaki değerler, yaratıcılık inovasyon gibi konularda uzmanlarından eğitim alacak. Başlatılan proje ile liderlik potansiyeli güçlü, geleceğe yön verecek yeni liderlerin Çankırı’dan çıkartılması amaçlanıyor.
Toplantının açılış konuşmasını yapan İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, projenin Mart 2016 ile Haziran 2017 tarihleri arasında uygulanacağını, verimlilik değerlendirmelerinin ardından ilk ve orta dereceli okullarda da uygulamak istediklerini belirtti.
Yazıcı, bugünkü dünyayı etkilemiş ecdadın torunları olarak geleceğin liderlerini yetişmek için böyle bir proje başlattıklarını ifade etti.
Belediye Başkanı İrfan Dinç, geleceğin lider adaylarına liderlik konusunda önemli tavsiyelerde bulundu. Başkan Dinç, öğrencilere, örnek lider tanımı için kendi tarihsel süreçlerine bakmalarının yeterli olacağını söyledi.
Belediye Başkanı İrfan Dinç, sözlerini “Belediye Başkanı, Vali olabilirsiniz ama lider olamazsınız.” diyerek bitirdi.
Vali Vahdettin Özcan ise geleceğin lider adayı gençlerine başarılar diledi.
Projenin tanıtım toplantısı sonunda protokol, Çankırı’nın güçlü lider adayı gençleri ile sohbet etti, fotoğraf çektirdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ilyaserbayyeni
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
06 Mayıs, 2026 09:40 tarihinde yayınlandı
0

ÜLKEYİ FELAKETE SÜRÜKLEYEN BÜYÜK İHANET!

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde, pazarda, dün, yaşlı bir üretici ile sohbet ettim. Davutlar yoluna cepheli 8 dönüm arazisinde; şeftali, mandalina, portakal ve limon üretiyor. Binbir zahmetle ürettiği meyveleri pazarda satarak geçimini sağlıyor.
“Yakın bir gelecekte, sebzeyi ve meyveyi para ile de alamayacağız. Bizden sonrakiler nasıl beslenecekler merak ediyorum” dedi. “Neden?” dedim. Örnekler vererek uzun uzun anlattı. Arkadaşları, komşuları; sebze ve meyve tarımı yaptıkları arazilerini villa karşılığı inşaat şirketlerine satmışlar. Aldıkları villaları satarak yada kiralayarak tarımdan kazandıklarından kat kat fazla gelir elde ediyorlarmış. Buna direnen bir kaç kişi kalmışlar. Arazisine müteahhitler 16 villa teklif etmişler. Bu yüzden çocuklarıyla arası açılmış. “Ben öleyim, bir gün beklemez satarlar bahçeleri” diyor. Arkadaşına bir kaç yıl önce, 10 dönüm arazisine karşılık 20 villa vermişler. “Zengin olunca ne oldum delisi oldu. Elindeki varlık bitmeyecek zannetti, har vurup harman savurdu. Şimdi elinde 2 villası kaldı. Yakındır onlarıda satması” dedi. Toprak geleceğimizdir, candır, hayattır hiç satılır mı? diye de ekledi.

Çok değil, 15-20 yıl önce Kuşadasından Güzelçamlı ya kadar yolun iki tarafı uçsuz bucaksız meyve ve sebze bahçeleri ile kapliydı. Şimdi gidin bakın, beton tarlaları göreceksiniz.

Davutlar ve Güzelçamlı bölgesinde, özellikle ana yol kenarlarındaki tarım arazilerinin yapılaşmaya açılması, bölgedeki ekolojik denge ve tarımsal üretim için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Son gelişmeler, bu alanların geri dönülmez bir şekilde betonlaştığı yönündeki endişeleri haklı çıkarmaktadır.

Tarım arazilerinin inşaata açılması, sadece “yeşil alan kaybı” değil, bir ülkenin geleceğini tehdit eden çok boyutlu bir krizdir. Bu durumun yol açtığı başlıca büyük tehlikeler şunlardır:

1. Gıda Güvenliğinin Yok Olması; en temel tehlike, beslenme kaynağımızın kurumasıdır. Birinci sınıf tarım arazilerinin betonlaşması, tarımsal üretimi düşürür. Bu da gıda arzında azalmaya, dışa bağımlılığın artmasına ve mutfak enflasyonunun kontrol edilemez hale gelmesine neden olur.

2. Geri Dönüşü İmkansız Toprak Kaybı; 1 santimetre kalınlığında verimli toprağın oluşması için doğada yaklaşık 100 ila 1000 yıl gerekir. Üzerine beton dökülen toprak “ölü toprak” haline gelir. İnşaat yapıldıktan sonra o arazinin tekrar tarıma kazandırılması binlerce yıl sürer; yani bu kayıp kalıcıdır.

3. Yeraltı Su Kaynaklarının Kuruması; tarım arazileri, yağmur sularını emerek yeraltı su depolarını (akiferleri) besleyen doğal süngerlerdir. Betonlaşma bu emilimi engeller; su yer altına sızamaz, yüzey akışına geçer ve sele dönüşür. Bu da hem su kıtlığına hem de afetlere davetiye çıkarır.

4. Ekosistemin ve Biyoçeşitliliğin Bozulması; tarım alanları birçok canlı türüne ev sahipliği yapar. Betonlaşma; tozlaşmayı sağlayan arılardan faydalı mikroorganizmalara kadar tüm ekosistemi yok eder. Bu dengenin bozulması, tarımsal zararlıların artmasına ve doğal döngünün kopmasına neden olur.

5. Mikroklima Değişikliği ve Isı Adaları; beton ve asfalt ısıyı hapseder. Geniş tarım arazilerinin yerini binaların alması, o bölgenin yerel iklimini (mikroklima) değiştirerek sıcaklığı artırır. Bu durum hem enerji tüketimini artırır hem de kalan tarım alanlarındaki verimliliği düşürür.

6. Ekonomik Kırılganlık; kendi kendine yetemeyen bir ekonomi, küresel gıda fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı savunmasız kalır. Çiftçinin topraktan kopup kente göç etmesi, işsizlik ve çarpık kentleşme gibi sosyal sorunları da beraberinde getirir.Özetle: Tarım arazisine yapılan her bina, gelecek nesillerin ekmeğinden ve suyundan çalınan bir bedeldir.

Yaşam kaynaklarımızı yok ediyoruz, can damarlarımızı kesiyoruz. Dünyanın en cahil toplumlarında bile böylesi bir ihanet göremezsiniz.

İlyas Erbay