Reklam
Reklam
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
09 Mayıs, 2025 17:00 tarihinde yayınlandı
0

Çakman Türbesi’nin ziyarete açılması planlanıyor

Cebbar Köyü Yardımlaşma ve Kültür Derneği Başkanı Ümit Coşkun, Çakman Türbesi’nin düzenli olarak ziyarete açılmasının planlandığını ifade etti.

Karabük’ün Safranbolu ilçesine bağlı Cebbar Köyü’nde bulunan Çakman Türbesi ile ilgili açıklamalarda bulunan Cebbar Köyü Yardımlaşma ve Kültür Derneği Başkanı Ümit Coşkun, türbenin düzenli bir şekilde ziyaret edilebilmesi için bir planlama sürecinde olduklarını belirtti. İlk etapta türbenin belirli günlerde ziyarete açılması, ilerleyen zamanlarda ise sürekli olarak açık tutulması hedefleniyor.

Coşkun, türbenin Hz. Muhammed’in soyundan geldiğine inanılan kişilere ait bir makam olduğuna dair rivayetlerin bulunduğunu belirtti. “Türbe, Horasan’dan gelen yedi kardeşten üçünün istirahatgahı olarak biliniyor” diyen Coşkun, burada medfun bulunan kişilerin geçimlerini ormanda yaşayan geyiklerin sütünü sağarak sağladıklarını, sabah namazını ise aynı anda hem köyde hem de Mekke’de kıldıklarını ifade etti. Ayrıca, türbenin yakınından geçen bir düğün alayında davulun patladığına dair bir söylenti bulunduğunu ve bu nedenle günümüzde türbe çevresinde davul çalınmadığını ekledi.

Coşkun, şu anda türbenin kapalı olduğunu, ancak gelen ziyaretçilere köy halkının yardımcı olmaya çalıştığını söyledi. Türbenin ziyaretlere açılmasını daha düzenli ve sürdürülebilir bir hale getirmek istediklerini dile getiren Coşkun, bu konuda yetkililerden destek beklediklerini ifade etti. Yapılması planlanan düzenlemelerle birlikte, türbenin öncelikle hafta sonları ya da belirli günlerde ziyaretçilere açılacağını belirten Coşkun, ilerleyen süreçte ise türbenin her gün açık kalmasının hedeflendiğini aktardı.

Hıdırellez’de türbeye yoğun ilgi

Coşkun, her yıl mayıs ayında düzenlenen Hıdırellez etkinliklerinde Çakman Türbesi’nin çok sayıda ziyaretçiyi ağırladığını vurguladı. “Türbe, bu özel günde adeta ziyaretçi akınına uğruyor,” diyen Coşkun, vatandaşların türbede adak adadığını, Kur’an-ı Kerim okuyup dua ettiğini belirtti. Halk arasında şifa kaynağı olarak bilinen ve türbenin iç kısmında yer alan taşın içindeki sudan içen ziyaretçilerin, bu suyun manevi bir güç taşıdığına inandıklarını söyledi. Coşkun, türbe çevresinde kurulan stantlarda köy halkının ikramlarda bulunduğunu, duaların ardından topluca yemekler yenip sohbetler edildiğini de sözlerine ekledi. “Bu yıl da Hıdırellez, büyük bir coşku ve katılımla gerçekleşti. Hem köyümüz hem de çevre yerleşimlerden gelenlerle türbe çevresi dolup taştı,” diyerek, bu geleneğin köy için hem kültürel hem de manevi açıdan önemli bir yeri olduğunu vurguladı.

3232

Haber videosu için TIKLAYINIZ!

322 8
14
Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin